TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞINA PROF.DR.HABİP ASAN ATANDI

Ekim 15, 2008

Türk Patent Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanlığına Prof. Dr. Habip Asan atandı. Maliye, Milli Eğitim, Sanayi ve Ticaret ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarına ait atama kararları, Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdi.

Buna göre, Maliye Bakanlığı Baş Hesap Uzmanlığı görevine Mehmet Delice atanırken, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü Diyarbakır Bölge Müdürlüğü’ne Kutbettin Aydoğdu getirildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında açık bulunan Bakanlık Müşavirliğine de Murat Bahadır Akkoyunlu atandı.

Kaynak:www.haberturk.com

GAZİANTEP,15 BİN KİTAPLA BAKLAVAYI DÜNYAYA TANITACAK

Ağustos 25, 2008

Gaziantep Sanayi Odası (GSO), Türkiye’de yerel özelliğini tescil ettirdiği ’Antep Baklavası’nın kitabını da yazdırdı ve 15 bin adet bastırdı.

GSO Başkanı Nejat Koçer, Antep Baklavası’nın uluslararası tescilini de yaptıracaklarını ancak bu sürecin biraz uzun olacağını belirterek, yakında www.antepbaklavasi.com.tr web sitesini de açacaklarını söyledi.

GAZİANTEP Sanayi Odası (GSO), baklava ile ilgili ayrıntılı bir kitap hazırladı. GSO yayınları kapsamında Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde hazırlanan kitap 15 bin adet bastırıldı. Başta Gaziantepli baklavacılara olmak üzere yurt geneline dağıtımına başlanan kitapta; Gaziantep mutfağı, baklavanın tarihçesi, tanımı, üretim metodu, ayırt edici özellikleri, kullanım biçimi, yerel tescili, üretim süreci ve coğrafi işaretin korunmasına ilişkin bilgileryer alıyor. GSO Başkanı Nejat Koçer, kitabın uzun uğraşlar sonucu ve sektördeki ustalara danışılarak özenle hazırlandığını söyledi.

En tatlı miras

Başkan Koçer, gelecek nesiller için ’tatlı bir miras’ bırakmak istediklerini belirterek, kaynak kitap sayesinde daha bilgiye dayalı ve daha doğru şekilde baklava yapılacağını söyledi. Koçer, “Bu belki de bizim en tatlı mirasımız. Hazırlanan kaynakla baklava ile ilgili gerekli standartların bilinerek üretim aşamasında artık daha bilinçli olunacağına inanıyoruz. Bu kitabımızın, baklavanın ve Gaziantep’in tanıtımına da çok önemli katkıları olacağına yürekten inanıyorum. Tabii ki Türkiye’nin de tanıtımı için önemli bir eser oldu” dedi.

Web sitesi geliyor

GSO Başkanı Nejat Koçer baklavanın uluslararası tescili için de çalışmalarının devam ettiğini ve uzun ve zorlu bir büreç olsa da bunu da tamamlayacaklarını söyledi. Koçer, bu çalışmalara küresel boyutta destek salamak için de www.antepbaklavasi.com.tr alan adıyla resmi bir internet sitesinin yapımına başladıklarını anlattı. Koçer, “Çok yakın zamanda internet sitemiz yayına başlayacak” dedi. GSO tarafından yürütülen “Gaziantep’in en önemli markası” anketinde de baklava önde gidiyor. GSO’nun www.markasehir.com web sitesi aracılığıyla gerçekleştirilen ankette ziyaretçilere, “Gaziantep’in en önemli markası sizce nedir” sorusu yöneltiliyor ve ziyaretçilerden ’sanayisi’, ’antepfıstığı’, ’baklavası’, ’Zeugması’ ve ’girişimcileri’ seçeneklerinden birinin tercih edilmesi isteniyor.

Antep Baklavası

GSO, 28 Mart 2005’te ’Antep baklavası’ ibaresinin coğrafi işaret olarak tescili için başvuruda bulunmuştu ve Türk Patent Enstitüsü’nün incelemeleri sonucu 27 Nisan 2007’de tescil resmi gazetede yayınlanmıştı. 6 aylık sürede de itiraz gelmediği için tescil kesinleşmişti.

Hamuru, fıstığı şerbeti standart

ANTEP Baklavası’nın geleneksel Türk mutfağına ait bir tatlı olduğu, Gaziantep’te babadan oğula, ustadan çırağa öğretilerek üretim şekli ve lezzeti ile ev yapımı baklavalardan farklılaştığı kabul ediliyor. Hamurunun inceliğinden içine ne kadar fıstık konulacağına, şerbetinin kıvamından, fırında ne kadar süreyle pişirileceğine kadar üretiminin her aşaması standart olarak belirlenmiş durumda. Gaziantep’te 350 yıllık geçmişi olan baklavanın yurt genelindeki en ünlü ustaları da Gaziantepli. Gaziantep’ten Kıbrıs Rum kesimine, Yunanistan’a, AB ülkelerine, Rusya’ya ve Suriye’ye baklava ihraç ediliyor. Resmi Gazete’deki tescil bilgisinde Antep Baklavası için şu tanım yer almıştı: “Antep Baklavası geleneksel Türk mutfağına ait bir tatlıdır. Gaziantep’te babadan oğula, ustadan çırağa öğretilerek, üretim şekli ve lezzeti ile ev yapımı baklavalardan farklılaşmıştır. Ürün çok ince hamur katmanları arasına fıstık ve kaymak konularak pişirilip, üzerine şerbet ilave edilmek suretiyle elde edilen tatlıdır. Ürün yaş ve kuru olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.”

Kaynak:www.haberler.com

KOMŞU, ‘HAMAM’I TAKLİT ETDİ, MAHKEMEDE KAYBETTİ

Ağustos 6, 2008

Ünlü havlu ve bornoz markası Hamam, Yunanistan’da marka tescili yapmayınca 2 yıl mahkemelerde uğraşmak zorunda kaldı. Eke Tekstil’in markası Hamam’ı fuarda görüp Yunanistan’da tescil ederek kullanmaya başlayan Bedwall, açılan davayı kaybetti. Hamam Genel Müdürü Özgür Usta, “Markalaşmada dünya çapında tescil şart, bunu anladık” dedi.
DENİZLİLİ Eke Tekstil’in havlu ve bornoz markası Hamam, Yunanistan’da Bedwall firmasına açtığı davayı kazandı. İki yıllık uğraştan sonra davayı kazanan Hamam’ın Genel Müdürü Özgür Usta, “Hedef pazarımız olmadığı için markamızı Yunanistan’da tescil ettirmemiştik, bu olay markalaşmak isteyen herkese ders olsun, markasını dünya çapında tescil ettirsin” dedi.

Fuarda görmüş, beğenmiş

Moulin Rouge kızlarından Fashion Diamond yatlarına kadar pek çok yerde ürünleri kullanılan ve geçtiğimiz günlerde günlerde ünlü oyuncu Robert de Niroya’ya ait The Greenwich Hotel’de de tercih edilen Hamam markasının Yunanistan macerası mutlu sona erse de, iki yıllık uğraş gerektirdi. Hamam’ın, Bedwall tarafından taklit edildiğini bir yıl sonra fark ettiklerini söyleyen Özgür Usta bu süreci şöyle anlattı: “2003 yılının mayıs ayında Bedwall firması bizim de katıldığımız İstanbul Evteks Fuarı’nda Hamam markasını ve ürünlerini görmüş. 2004 yılında birebir bizim logomuz ile Hamam markasını kendi adına Yunanistan’da tescil ettirmiş.Yunanistan öncelikli pazarlarımızdan olmadığı için biz o tarihe kadar Yunanistan’da marka tescili yaptırmamıştık. Sonradan, Yunanistan’daki bir müşterimiz sayesinde Bedwall firmasının 2005 yılında Hamam markalı banyo paspası ve daha birçok ürünü piyasaya sürdüğünü öğrendik. Hemen harekete geçtik, 2006 yılında Yunanistan’da bu firmaya dava açtık. Bu yıl nisan ayında dava sonuçlandı. Ardından temyiz davalarını da kazandık. Kendi markamızı Yunanistan’da tescil ettirdik.” Özgür Usta, markalaşmada dünya çapında tescilin önemine dikkat çekti ve “Bizim yaşadığımız bu olaydan, ihracat yapan ve dünya pazarlarına açılan birçok Türk şirketinin de pay çıkarması lazım. Hedef pazarlar için marka tescili almıştık ancak bir pazarı atlamamız pahalıya patladı” dedi.

Tazminat davası da açacak

“Biz hedef pazarlarda markanın tescilini almıştık ancak bir pazarı atlamamız bize pahalıya patladı hemen taklidimiz yapıldı ve bu firma 2-3 yıl boyunca taklit markamız ile satış yaptı” diyen Özgür Usta, şimdi tazminat davası açmaya hazırlandıklarını açıkladı.

Ülkesel Patent Tescilleri

Temmuz 13, 2008

Yurtdışında korunmak istenen patentlerin bireysel ülke başvuruları da mümkün olup, arzu edilen ülkelerdeki partner patent bürolarımız aracılığıyla resmi patent ofislerine başvurular ve bunların takibi yapılmaktadır. Her ülkenin patent mevzuatında, uygulamalarında ve ücretlerinde farklılıklar olmaktadır.

Bu tip başvuruların başarılı takibi, uluslararası tesciller konusunda deneyim ve özel uzmanlık gerektirmektedir.

Tel: 0212 211 78 88

gsm: 0532 559 94 11

Avrupa Birliği Patent Başvurusu (EPC)

Temmuz 13, 2008

Bir patent ancak verildiği ülkede hak doğurmaktadır. Avrupa’da tek bir patent verilme sisteminin oluşturulması amacıyla, Avrupa Patentleri’nin Verilmesi Hakkında Sözleşme kabul edilmiştir. Bu sayede patent verilmesi hususunda da tek merkezden işlerin yürütülmesi prensibi uygulamaya konmuştur. Türkiye bu anlaşmaya taraf olduğu için Türk Vatandaşları da bu sistemden yararlanabilmektedir.

Avrupa patentinin süresi, başvuru tarihinden itibaren yirmi yıldır. Avrupa Patenti süreci, başvuru sahibinin başvuruda seçtiği dile bağlı olarak üç resmi dilden ( İngilizce, Fransızca, Almanca) birisi ile yürütülür. Avrupa patentleri, sanayide uygulanabilen, yeni olan ve buluş basamağına sahip her buluşa verilir. Bu süreç maksimum 3,5 yıl, minimum 2 yıldır. Bu farklılık araştırma ve ayrıntılı inceleme raporları ile ilgili taleplerin ne kadar erken yapıldığı ile bağlantılı olarak ortaya çıkmaktadır.

Yurtdışı Patent Tescilleri

Temmuz 13, 2008

Neden Yurtdışı Patent Tescili yapılmalıdır?

Patentler alındıkları ülkeler için hak sahipliği oluşturur. Türkiye’de alınmış bir patent, sadece Türkiye içinde sahibine hak tanımaktadır. Bu sebeple ticaret yapılması hedeflenen ülkeler için de başvurular yapılarak koruma talep edilmelidir. Bir patent başvurusunun yurtdışı ülkelere de açılması için süre ilk başvuru tarihinden itibaren 12 ay ile sınırlandırıldığı için bu sürenin aşılması halinde yurtdışı tesciller yapılamamaktadır. 12 ayla sınırlı olan bu öncelik hakkına Rüçhan Hakkı denir.

Entegre Devre Topografyasının Hak Sahiplerine Sağladığı Yetkiler

Temmuz 7, 2008

Entegre devre topografyası hak sahibi, izni dışında yapılan aşağıda belirtilen faaliyetleri önleme yetkisine sahiptir:

1) Orijinal olma şartlarına haiz bulunmayan parçaların çoğaltılması hariç olmak üzere, koruma altındaki entegre devre topografyasının bütününün veya bir kısmının, bir entegre devre içine alınması ya da bunun dışında herhangi bir şekilde çoğaltılması
2) Korunan bir entegre devre topografyasının, korunan entegre devre topografyasını içeren bir entegre devrenin ya da yasal olmayan bir biçimde çoğaltılmış entegre devre topografyasını içeren ürünün ithali, satışı veya ticarî amaçlı dağıtılması.

Tasarım Lisans

Temmuz 7, 2008

Tasarım hakkı sahibi kendi isteği doğrultusunda tasarım hakkını bir başkasına lisans verebilir.

Tasarım lisans işlemi için; noter onaylı lisans sözleşmesi gereklidir

Marka olmak ne demek? Büyük marka olmak ne demek?

Temmuz 6, 2008

Günümüzde iz bırakan kişi ve şirketler haline gelebilmenin ana şartı, güçlü bir marka oluşturmak olarak şekillenmiş durumda. Herkes marka olmak ister. Marka olmak ne ister? Para mı? Kalite yönetimi mi?

Marka oluşturmada, ilk adım çok önemlidir. Bu adım markanıza iyi bir isim bulmak olacaktır. Ev sahibinin kolay anımsayabileceği bir isim, seveceği bir isim… Benzerlerinizden farklı bir isim…

Logonuz ya da ambleminiz nasıl olursa olsun mutlaka marka isminiz okunaklı olmalıdır. Sadece amblemle iletişim kurma hatasına düşmeyin, tüketicilerin Nike amblemini saniyenin onda birinde algılamalarının sebebi Nike’ın 20 yıl boyunca başarıyla uyguladığı marka iletişimidir.

Batıda markanın fonetik yapısı kadar “müzikalitesi” de önemlidir. Markayı seslendirdiğinizde uyumlu notalar ve tatlı ritmik titreşimlerin oluşması beklenir. Psikoloji açısından bu özellikler markanın insanın alt bilincine filtre olmasını sağlar. Marka saptanırken biraz tecrübe biraz da estetik duyarlılık işe karışır. “U,ö,ç,t,ğ,ü,g,y,z” gibi harfler genellikle marka fonetiğini ve müzikalitesini bozar. Sonu sesli harflerle biten markalar şanslıdır. Özellikle “a,o gibi açık tonaliteli sesliler” bir marka için ideal ses kompozisyonları oluşturur. Örneğin “Arko” yukarıdaki kıstaslara birebir uyan harika bir marka adıdır. Hem akılda kolayca yer eder, hem de Türk ağzına yakışan kendine özgü tok bir titreşimi vardır. Dahası başka dillerde güzel çağrışımlara neden olan bir yapıya sahiptir. Arko’da sürpriz yaratan bir anlam karışması ya da dolaylı ima yoktur.

Markaların Uluslararası Tescili

Temmuz 3, 2008

Globalleşme ile birlikte giderek artan uluslararası ticaret, markaların sadece ülke içinde korunmasının yetersizliğini ve uluslararası alanda da korunmasının gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Markayı korumanın en iyi yolu ise tescildir. Marka korumasına ilişkin dünyadaki genel uygulamaya bakıldığında tescilin yalnızca ülke sınırları içinde geçerli olduğu görülmektedir. Bu durumda, birçok ülkeye ihracat yapan bir firma, markasını tescil ettirmek istediği her ülke için ayrı ofislerde, ayrı ücret ve ayrı prosedürlerle ayrı müracaat yapmak zorunda kalmaktadır. İşte yurtdışı tescilinde yaşanan bu sıkıntıları minimize etmek amacı ile Madrid sistemi adı verilen markaların uluslararası tesciline ilişkin bir tescil mekanizması kurulmuştur.

Madrid Sistemi ile amaçlanan; tek bir dilde, tek bir başvuru ile üye ülkelerde başvuru ve tescil imkanının sağlanması ve markanın tescilinden sonra yapılacak olan yenileme, devir, ünvan ve adres değişiklikleri, eşya sınırlamaları gibi değişikliklerin tek ve kolay bir işlemle gerçekleştirilebilmesidir.

Madrid Protokolü, 1989’da Madrid Anlaşması’na yönelik çekinceleri ortadan kaldırarak katılımı artırmak ve Madrid Sisteminin alanını genişletmek amacıyla kabul edilip, 01.12.1995’te yürürlüğe girmiş, 01.04.1996’da uygulanmaya başlanmıştır. Türkiye, 27.06.1989 tarihli Markaların Uluslararası Tescili Konusundaki Madrid Sözleşmesi ile ilgili Protokol’e katılmış, söz konusu Protokol 01.01.1999 tarihinde yürürlüğe konmuştur.

Protokol, Uluslararası marka tesciline yeni özellikler getirmek için hazırlanmıştır. Anlaşma ile kıyaslandığında Protokol şu yenilikleri getirmektedir:

  • Menşe Ofıste marka tescili mecburiyeti yerine sadece müracaatın yeterli olması,
  • Menşe Ofıslere red kararı için 12 ay yerine,18 ay süre verilmesi,
  • Anlaşma’ya göre üye ülkelere daha çok ücret elde etme imkanı sağlaması,
  • Uluslararası tescil iptal edilse bile, bu müracaata dayalı olarak ulusal tescillere dönüştürülebilmesi,
  • Avrupa Birliği’nin (Topluluk Markası) tek bir ülke durumunda kabul edilebilmesi ve müracaatların İngilizce olarak da yapılabilmesi.

Uluslararası başvuru, Protokol çerçevesinde düzenlenmiş ise, İngilizce ya da Fransızca olabilir. Bununla birlikte, Türk Patent Enstitüsü, kendisine yapılacak uluslararası başvuruların dilini İngilizce olarak belirlemiş ve bir sınırlama getirmiştir.

Madrid Protokolü kapsamında bir uluslar arası başvuru;

1. Protokole taraf ülkelerde gerçek ve etkin bir ticari işletmeye sahip olanlar,

2. Protokole taraf ülkelerde ikamet edenler,

3. Protokole taraf ülke tabiiyetinde olan gerçek ve tüzel kişiler,

tarafından yapılabilir.

Madrid Protokolü uyarınca, Uluslararası tescilin sağlanabilmesi için öncelikle ilgili menşe ofiste (Türkiye’de Türk Patent Enstitüsü) tescilli bir markanın veya başvurunun bulunması zorunludur. Uluslararası marka başvurusu, Uluslararası Büro (WIPO)’ya menşe ofis aracılığıyla yapılır. Uluslararası Büro’ya doğrudan yapılan müracaatlar, başvuru usulüne uygun olarak yapılmamış sayılarak başvuru sahibine iade edilir. Uluslararası başvurunun, menşe ofiste tescilli bulunan markada veya esas başvuruda bulunan marka örneğiyle, mal ve hizmet listesiyle ve uluslararası sınıflandırmayla aynı olması zorunludur. Başvuru sahibi uluslararası başvuruda yer alan mal ve hizmet listesinin kapsamını daraltabilir ancak genişletme yapamaz.

Uluslararası başvuruların mal ve hizmet listesi, Nice Sınıflandırması olarak adlandırılan bir sisteme göre yapılır. Nice Sınıflandırması ile uluslararası alanda standart bir sınıflandırma sistemi uygulaması amaçlanmış ve 34 mal ve 11 hizmet sınıfı oluşturulmuştur. Uluslararası alanda, 1957 yılında uygulamaya konulan Sistem, Türkiye’de 01.01.1996 itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Uluslararası başvuruda, marka korumasının istendiği üye ülkeler belirtilmelidir. Uluslararası başvuru sahibi, Paris Sözleşmesine göre, menşe ofise veya başka bir ofise yapılan önceki bir başvurudan dolayı rüçhan(öncelik) hakkı talebinde bulunabilir. Bu hak başvurunun yapıldığı tarihten itibaren altı ay içerisinde kullanılmalıdır. Süresi içinde rüçhan hakkının kullanılması halinde, ilk başvuru ile diğer üye ülkelerde yapılan ikinci başvuru tarihleri arasında, üçüncü kişiler tarafından yapılacak başvurular hükümsüz sayılır.

Uluslararası marka tescilinin koruma süresi on yıldır. Uluslararası tescil, marka sahibi veya vekilinin talebi üzerine yenileme ücretinin ödenmesi koşuluyla, üye ülkelerin tamamında veya bir kısmında 10 yıllık süre için yenilenebilir. Uluslararası tescilli marka, menşe ofiste başvuru halinde bulunan veya tescil edilen esas markaya uluslararası tescil tarihinden itibaren beş yıl bağımlı kalır. Eğer bu süre içinde menşe ofis tarafından tescil edilen marka mahkeme kararı ile veya marka sahibi tarafından iptal edilirse uluslararası tescil de iptal edilir. Uluslararası tescilin menşe ofise yapılan bir başvuruya dayandığı durumda ise; başvuru beş yıllık süre içinde reddedilir, geri çekilir ya da başvurudan kaynaklanan tescil bu süre içerisinde hükümsüz kalır ise uluslararası tescil de iptal edilir. Uluslararası tescil tarihinden itibaren beş yıllık sürenin bitiminden sonra uluslararası tescil, esas başvurudan veya esas tescilden bağımsız hale gelir.

Fatma ALPAY (Marka ve Patent Vekili)