AMY&PINK

AND THEIR DANCING AND THEIR LAUGHING.

 
RSS Feed
100mg viagraviagra affiliateviagra informationviagra infoviagra purchasecheapest viagraviagra softviagra levitracheap viagraget viagracialis viagraviagra research50mg viagraviagra salesviagra cheapviagra overnightfree viagraviagra alternativeprice viagraviagra forumimpotence viagraviagra costflomax viagralevitra viagraviagra cheapestviagra refillviagra prescriptionsorder viagrapfizer viagraviagra naturalviagra onlineviagra pharmacyordering viagrabrand viagrawoman viagrasubstitute viagrabuying viagra

Have we lost freedom?

Türk Patent Enstitüsü, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı, özel bütçeli, bağımsız yasal bir kuruluştur. TPE, Türkiye’nin teknolojik gelişimine katkıda bulunmak, memleket genelinde serbest rekabet ortamını sağlamak, araştırma geliştirme hareketlerinin ilerlemisini mümkün kılmak üzre; kanunla düzenlenmiş patent, marka ve endüstriyel mülkiyet haklarının oluşması, korunması ve bu haklara ilişkin yurt içi, yurt dışı bilgi ve belgeleri kamu yararına sunmak gibi bir gayeye sahiptir.

Organ ve birimler

1. Yönetim Kurulu
2. Danışma Kurulu
3. Başkanlık
4. Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu
5. Ana Hizmet Birimleri
6. Yardımcı Hizmet Birimleri
7. Danışma Birimleri

Türkiye’de sınaî mülkiyet alanındaki hukuki düzenlemeler, 1870′li yıllara kadar uzanmaktadır. 1871 tarihli Eşya-i Ticariyeye Mahsus Alamet-i Farikalara Dair Nizamname ve 1879 tarihli “İhtira Beratı Kanunu marka ve patent konularında ülkemizdeki yasal korumanın temelini teşkil etmektedir. Bu düzenlemeler ile Türkiye, sınaî mülkiyet haklarında koruma sağlayan ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında da sınaî mülkiyet haklarının korunmasına önem verilmiş ve “Sınaî Mülkiyetin Korunması için Uluslararası Bir Birlik Oluşturulması Hakkındaki Paris Sözleşmesine 1925 yılında katılım sağlanmıştır.

1965 yılında 551 sayılı “Marka Kanunu”nun yürürlüğe girmesi ve 1976 yılında “Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) Kuruluş Anlaşması”na katılım, Türkiye’de sınaî mülkiyet hakları koruması alanındaki önemli adımlar arasında yer almaktadır.

24 Haziran 1994 tarihinde, 544 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bağlı, idari ve mali özerkliğe sahip Türk Patent Enstitüsü’nün (TPE) kurulması, sınaî mülkiyet hakları alanında bir dönüm noktası olmuştur. 544 Sayılı KHK’nın günümüz koşullarına uyumlu hale getirilmesi ve kanunlaştırılması amacıyla 19 Kasım 2003 tarihinde �5000 Sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun� yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Bu kanunda TPE’nin temel amaçları;

-Türkiye’nin teknolojik ilerlemesine katkıda bulunulmak,
-Ülke içinde serbest rekabet ortamının oluşmasını ve araştırma-geliştirme faaliyetlerinin gelişmesini sağlamak üzere sınaî mülkiyet haklarının tesisi ile korumanın sağlanmak,
-Sınaî mülkiyet haklarına ilişkin yurt içi ve yurt dışında var olan bilgi ve dokümantasyonu kamunun istifadesine sunmak,

olarak belirlenmiştir.

Türkiye’nin, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Kuruluş Anlaşması ve eki Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Antlaşmasından (TRIPS) ve Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’nden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi amacıyla, TPE öncülüğünde patent, marka, endüstriyel tasarım ve coğrafi işaretler alanlarında reform niteliğinde kanun hükmünde kararnameler oluşturulmuştur.

1994′ten günümüze kadar geçen dönem içinde 11 uluslararası anlaşmaya taraf olunmuştur. Ülke çapında güçlü bir sınaî mülkiyet sistemi oluşturulması amacıyla ihtisas mahkemeleri kurulmuş, sistemin kullanıcılarına yönelik verilen eğitim ve düzenlenen tanıtım faaliyetleriyle kamunun bilinçlendirilmesine yönelik önemli çalışmalar yürütülmüştür.

Ayrıca, uluslararası anlaşmalara taraf olunması nedeniyle gerekli olan ve uygulamadan doğan sorunları gidermeye yönelik mevzuat değişiklikleri de bu dönem içerisinde gerçekleştirilmiştir.

Son yıllar ise TPE’nin yurt içinde ve uluslararası ilişkilerde dışa açıldığı, tanıtım ve kurumsal gelişme alanlarında büyük ilerleme gösterdiği, bunların yanında iş hacminde de büyük artışların gerçekleştiği bir dönem olmuştur.

Kaynak:

Wikipedia ve Türk Patent Enstitüsü

Dünyanın sayılı mağaza ekipmanları üreticilerinden Üçge, 22-25 Eylül’de Paris’te düzenlenecek ve perakende sektörüne yön veren iddialı mağaza uzmanlarını ağırlayacak Equipmag Fuarı’na sıradışı standı ile katılıyor.

Bir önceki fuarı 18 bini aşkın ziyaretçinin katıldığı ve iki yılda bir düzenlenen fuara katılmak isteyen uluslararası perakende sektörünün aktörleri Paris’e akın ediyor.

Dünyanın 65 ülkesine ihracat yaparak dünya devleri ile yarışan Üçge’nin farklı standla fuarda yerini alacağını söyleyen Butik Bölüm Yönetmeni Mimar Cemil Azder, “Bu yıl başında organizasyon yapımızı yeniledik. Deneyimli mimar ekibimize yeni çalışanlar ekleyerek güçlü ve dinamik bir yapı oluşturduk. Uzman çalışanlarımızı eğitimlerle destekleyerek gelişime odaklandık. Butiğin, standart uygulamalara uzak yapısı sürekli gelişimi getiriyor, biz de bunu benimsedik. Perakendeyi yakından takip ettiğimiz Equipmag, Euroshop gibi fuarlara katılımımız, bu hedefe ulaşmadaki kararlılık göstergemiz oldu” dedi.

Equipmag Fuarı’na raf, aydınlatma, havalandırma gibi mağaza iç dizayn uzmanlarının yanı sıra, teknoloji tedarikçileri, tasarımcılar, danışmanlar ve AR-GE uzmanları katılıyor. 300 şirketin yer aldığı fuarın katılımcıları arasında BIZERBA, LG Electronics, Sony ve Toshiba gibi markalar yer alıyor.

İtalyan su arıtma firması Sireg S.p.A., İzmir deki lüks konut açığını kapatmak amacıyla Ağustos 2007′de yapımına başlanan Folkart ile su arıtımı konusunda işbirliğine gitti.

İtalyan su arıtma firması Sireg S.p.A., İzmir deki lüks konut açığını kapatmak amacıyla Ağustos 2007′de yapımına başlanan Folkart ile su arıtımı konusunda işbirliğine gitti.

Gaziantepli Sonnendach firması, güneş enerjisi ile çalışan solar şarj cihazlarını Türkiye’de ekim ayında piyasaya sunacak.

Sonnendach Doğal Enerji Sistemleri Limited Şirketi Üst Düzey Yöneticisi (CEO) Mehmet Yıldırım,yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak enerji üretiminde çevre ve insan sağlığına zarar vermeyen bir kültür geliştirmeyi ve Türkiye’nin dışarıya bağımlılığının azaltılmayı hedeflediklerini söyledi.

Alternatif enerji kaynakları konusunda AR-GE çalışmalarına ağırlık verdiklerini vurgulayan Yıldırım, cep telefonu, lap top, fotoğraf makinesi, kamera ve MP3′ü de şarj edebilen güneş enerjisiyle çalışan şarj cihazlarının Türkiye ve Afrika distribütörlüğünü aldıklarını belirtti. Yıldırım, 2 yıl boyunca araştırma yaptıklarını ifade ederek, şunları anlattı:

“Tayvan ve Çinli iki firmanın Türkiye ve Afrika distribütörlüğünü aldık. Çin’de bununla ilgili teknoloji çok gelişmiş. Distribütörlüğünü aldığımız Çinli firma, solar şarj cihazını yapmış. Şarj aletini güneşe koyuyorsunuz, içinde cep telefonunda kullanılan piller var, piller güneşte doluyor. Cep telefonu kitlerini bağlayarak, telefonunuzu şarj ediyorsunuz. Tayvan’dan malzemeyi alıyoruz. Çinli firma, bizim markamız adı altında bu ürünlerin üretimini yapıyor. Türkiye’ye ilk bizim getirdiğimiz solar cihazı ile fotoğraf makinesini, kamera, lap top ve MP3 de şarj edilebiliyor.”

“TASARIM PATENTİNİ ALDIK”

Distribütörlük aldıktan sonra ürünleri kendilerinin geliştirmeye başladığını anlatan Yıldırım, şu anda 5 çeşit solar şarj cihazı ile bisikletçiler, öğrenciler, sporcular ve iş adamları için üstünde solar şarj cihazlarının bulunduğu özel çantalar geliştirdiklerini kaydetti.

Solar şarj cihazlarının fiyatının KDV hariç 25-260 dolar, çantaların fiyatının 45-75 dolar arasında değiştiğini, bütün ürünlerin elektrikle de şarj edilebildiğini belirten Yıldırım, şunları aktardı:

“12 volta kadar şarj edebiliyorsunuz. 4 ile 10 saat arasında güneşte şarj oluyor. 6 ay bile geçse, piller dolu kalıyor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ürünlerimize 7 yıl ömür verdi, ürünlerimiz 2 yıl garantili. Çantaların ve lap top şarj cihazının endüstriyel tasarım patentini aldık. 2009 yılında lap top cihazı şarjını Türkiye’de üreteceğiz.”

“AFRİKA’DAN ÇOK CİDDİ İLGİ VAR”

Mehmet Yıldırım, solar şarj cihazlarının dünyada ABD ve Çin’in yanı sıra Avusturya, Almanya ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde kullanıldığını bildirdi. Sonnendach olarak solar şarj cihazı ürünlerini ve çantaları Afrika ülkelerine ihraca başladıklarını belirten Yıldırım, şunları kaydetti:

“Şu anda Fildişi ve Senegal’a gönderdik, Togo, Gana ve Gine’ye de göndereceğiz. Afrika’dan ürünlerimize ciddi ilgi oldu. Bu işin milyarlarca dolarlık piyasası var. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu’nun (TUSKON) işbirliği zirveleri sayesinde yeni bağlantılar kurduk. Senegal ve Gine Disera’nın ticaret bakanları ile tanıştık. Ürünlerimiz ilgilerini çok çekti. Gine ticaret bakanının resmi davetlisi olarak, 25 Ağustos’ta Gine’de toplantı yapacağız. Fildişine, Senegal’a bölge distribütörlüğü verdik ve Kenya ve Kongo’ya vereceğiz. TUSKON zirvesinde tanıştığımız Fransız firma ile Avrupa distribütörlüğü görüşmemiz de son aşamada. Çin’de bir ay içinde ofis açacağız. İhracatta, özellikle lap top şarj cihazı ihracatında hedefimiz ABD.”

Türkiye’de marka ve reklam çalışmalarına ağırlık verdiklerini anlatan Mehmet Yıldırım, “Türkiye’de de ürünlerin satışına başlıyoruz. İstanbul, Ankara ve Gaziantep’te bölge distribütörlükleri oluşturduk. Ekim ayında ürünler piyasada olacak” dedi.

Patent İşbirliği Anlaşmasına (PCT) göre, bir uluslararası patent başvurusu yapılmasıyla, PCT üyesi 137 ülkenin tümünü belirleyerek, her birinde  aynı anda koruma talep edilebilmektedir. Dünyanın yaklaşık olarak tüm devletleri bu anlaşmanın üyesidir. Ayrıca bir önceki ulusal veya bölgesel patent başvurusundan itibaren 30 ay içinde yapılan bir patent başvurusunun tarihi, daha sonra başvurusu yapılacak diğer ülkelerde de, koruma başlangıç tarihi olmaktadır.

PCT Başvurusu sonrası düzenlenen uluslararası araştırmanın sonuçları yaklaşık 12 ay sonra alınabilmektedir. Uluslararası araştırma raporu başvurunun istemleriyle ilgili tekniğin bilinen durumuna ait dokümanların listesini içerir. Yenilik ve buluş basamağı soruları ile ilgili olarak, muhtemel ilgili patentlerin kanıtlarını verir. Bu ise, patent elde etme şansının değerlendirilmesini sağlar. Raporun olumlu olması, koruma istediğimiz ülkelerde başvuruyu devam ettirmeye yardımcı olacaktır. Rapor olumsuz ise (örneğin, buluşun yenilik veya buluş basamağını sorgulayan önceki tekniğe ait dokümanları içeriyorsa) uluslararası başvurudaki istemleri kısmen değiştirmek (buluşunuzu önceki teknikten daha iyi ayırmak için) mümkündür.

Uluslararası araştırma raporu verilen bir patentin itiraz edilebilir olma ihtimalinin azalmasını sağlar ve böylece buluşa yatırım kararı verebilmesi için değerli bir veri sağlamış olur.

Uluslararası başvuru, daha önceden geri çekilmemişse, Uluslararası büro tarafından ilk başvuru tarihinden itibaren, 18 ay sonra uluslararası araştırma raporu ile birlikte yayımlanır ve 137 ülkenin Resmi Patent Ofisine bildirilir. Uluslararası yayın üzerine, üçüncü kişiler başvuru dokümanlarını talep edebilirler, böyle bir talep, ilgili dokümana bağlı olarak uluslararası büro veya ulusal veya bölgesel ofislere yapılabilir.

Başvuru devam ettirilecekse, ulusal safhaya girmek için çeşitli ulusal gerekliliklerin yerine getirilmesi gerekir. Bu gereklilikler ulusal ücretleri ödemeyi ve bazı durumlarda başvurunun yapıldığı ve/veya değiştirildiği şekliyle tercümesinin sunulmasını içermektedir. Bu işlemler, belirlenen ülkelerin çoğunda, ilk başvuru tarihinden itibaren, 30. ayın bitiminden önce yapılmalıdır. Ancak bazı ülkeler 20. ayı veya 24. ayı baz alarak ulusal safhaya geçişi sınırlandırmaktadır. Bu sürelerin geçmesi halinde ilgili ülkelerde patent alınamayacağından başvuru sahiplerinin bu süreler dolmadan koruma istediği ülkelerde ulusal safhaya geçiş yapmaları gereklidir.

(TÜBİTAK) ile (TPE), Türkiye’de ve dünyada Türk menşeli patent başvurularının sayılarını arttırmak amacıyla Patent Başvurusu Teşvik ve Destekleme Esasları Taslağı”nı hazırlamışlardır.
Fikri ve sınaî haklara yönelik ülkesel bilinçlenmeye katkıda bulunmak ve sınai mülkiyet haklarının tescili sürecinde rol alanlara finansal destek verilmesine ilişkin bir teşvik sistemi oluşturmak amacıyla, 2006 Ocak ayında başlayan teknik çalışmaları tamamlayarak “TÜBİTAK ile TPE Arasında Patent Teşvik Sistemine Yönelik İşbirliği Protokolü Taslağı” ve “TÜBİTAK ve TPE İşbirliğinde Gerçekleştirilen Patent Başvurusu Teşvik ve Destekleme Esasları Taslağı”nı hazırlamışlardır.
Bu teşvik sistemi kapsamında, Türk vatandaşı olanlar ile Türkiye sınırları içerisinde faaliyet gösteren Türk hukukuna göre kurulmuş ve Türk tabiiyetinde olan şirketler, söz konusu Protokol taslağı çerçevesinde, TÜBİTAK nezdinde patent desteği için başvuruda bulunacaklar ve bu başvurular “Patent Teşvik ve Destekleme Esasları” çerçevesinde TÜBİTAK tarafından değerlendirilerek teşvik verilip verilmemesine karar verilecektir.
TÜBİTAK; bu destek sistemi kapsamında patent başvuru sahiplerine verilecek olan desteği bütçesinden karşılayacaktır. Teşvik miktarlarını, TPE’nin de görüşünü alarak her yıl yeniden belirleyecektir.
Söz konusu teşvik sistemi ile, incelemesiz patent ve faydalı model başvuruları hariç, incelemeli patent başvuruları, Patent İşbirliği Anlaşması uyarınca yapılan uluslararası patent başvuruları, Avrupa Patent Sözleşmesi uyarınca yapılan bölgesel patent başvuruları ve üçlü patent başvuruları (Triadic Patent: Avrupa, Amerika ve Japonya Patent Ofisleri nezdinde yapılan patent başvuruları) desteklenecektir.
Bu destek, Ulusal başvurular ile Uluslararası veya bölgesel başvuruların TPE tarafından yürütülen kısmı için hibe niteliğinde olacaktır. Uluslararası başvurularla ilgili diğer destekler geri ödemeli olup, herhangi üç ülkede patent verilmesi durumunda hibe niteliğine dönüşecektir.
TÜBİTAK’ın Fikri Haklar ile ilgili biriminin tüm personeli, Hukuk Müşaviri ve TÜBİTAK Başkanının belirleyeceği ve patentlerin ekonomik olarak değerlendirilmesi konusunda bilgi sahibi kişiler ile TPE’nin kendi usul ve esasları çerçevesinde görevlendireceği uzman, avukat veya yönetici kadrosundan seçeceği kişilerden bir Jüri oluşturulacak ve Geri Ödemeli Destek Sistemi” kapsamında görev yapacaktır.
Bu sistemden Kimler Faydalanabilirler;
23.08.2006 tarihinden itibaren yapılan patent başvuruları için geçerli olan bu teşvikten, tüm T.C. vatandaşları ile Türkiye sınırları içerisinde faaliyet gösteren, Türk hukukuna göre kurulmuş ve Türk tabiiyetinde olan şirketler yararlanabileceklerdir. Patent vekili, temsile yetkili olmayan buluş sahipleri veya üçüncü şahıslar TÜBİTAK teşvik başvurusundan yararlanamazlar.
Bir Yıl İçerisinde Yapılabilecek Teşvik Başvurusu Miktarı;
Sadece patent başvurularını kapsayan teşvik sisteminde birer yıllık olarak belirlenen teşvik dönemi içerisinde; tüzel kişiler en fazla 20, gerçek kişiler ise en fazla 5 başvuru için teşvik sisteminden yararlanabileceklerdir. Her yıl yeniden belirlenecek olan teşvik miktarı bu yıl, her bir başvuru için 3.000 YTL olarak belirlenmiştir.
Teşvik başvuru sahiplerinin, TÜBİTAK’a patent teşviki için başvurmadan önce Türk Patent Enstitüsü’ne patent başvurusunda bulunmuş olmaları ve patent başvuru ücretinin kendileri tarafından ödenmiş olması gerekmektedir. Bu işlemin ardından, şekli uygunluk kararıyla birlikte, patent başvurusu sahibinin TÜBİTAK’ın Araştırma Destek Programları Başkanlığına teşvik başvurusunda bulunması gerekmektedir.
Patent Başvurusu Teşvik ve Destekleme Esasları;
·Ulusal Patent Başvuruların Geri Ödemesiz Desteklenmesi,
·Uluslararası veya Bölgesel Patent Başvurularının İlk Aşamasının Geri  Ödemesiz Desteklenmesi,
·Uluslararası veya Bölgesel Patent Başvurularının Araştırma Raporundan
·Sonraki İşlem Ücretlerinin Geri Ödemeli Desteklenmesi
NOT: Bu sistem PCT ve EP başvurularını da kapsamaktadır
SIKÇA SORULAN SORULAR
1. TÜBİTAK ve TPE işbirliğinde gerçekleştirilen patent başvurusu teşvik sisteminden kimler faydalanabilecektir
İlgili patent ofislerinin herhangi birisine başvuru yaparak, başvuru numarası alan T. C. vatandaşları veya Türkiye sınırları içerisinde faaliyet gösteren, Türk hukukuna göre kurulmuş ve Türk tabiiyetinde olan şirketler, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları bu esaslar kapsamında öngörülen desteklerden yararlanabilirler.
2. Patent başvurumu bir vekil aracılıyla yaptım. TÜBİTAK’a yapacağım teşvik başvurumu da patent vekilim mi yapacak?
Hayır. TÜBİTAK’a teşvik başvuruları, patent başvurusu sahibi/sahipleri gerçek kişi ise,  patent başvurusu sahiplerinden biri, patent başvurusu sahibi tüzel kişi ise tüzel kişiliği temsile yetkili idari temsilci veya temsilciler tarafından bizzat yapılmalıdır. Başka bir deyişle, yukarıda bahsedilen kişiler dışında, patent vekili, temsile yetkili olmayan buluş sahibi/sahipleri veya üçüncü şahıslar TÜBİTAK’a teşvik başvurusu yapamazlar.
3. Patent teşvik sistemi ile hangi patent başvuru çeşitleri desteklenecektir?
Patent teşvik sistemi ile, ulusal (TPE nezdinde yapılan) patent başvurularının yanı sıra,  uluslararası (PCT/TRO veya PCT) veya bölgesel (EP/TRO veya EP) patent başvuruları da desteklenecektir.
4. Patent teşvik sistemi kapsamındaki her bir başvuru şekli için, hangi aşamalarda, ne şekilde, ne kadar teşvik verilecektir?
1. Aşama: Ulusal patent başvuruları için sağlanan geri ödemesiz destek;
–TPE’den alınan şekli şartlara uygunluk bildiriminin TÜBİTAK’a sunulması ve TÜBİTAK tarafından teşvik başvurusunun kabulüne müteakiben,
–TPE’de her bir patent başvurusu için açılmış hesaba,
–bir defaya mahsus olmak üzere, 3,000 YTL (bu miktar her teşvik dönemi başlangıcı olan Ocak ayında yeniden belirlenecek) tutarında verilecektir.
2. Aşama: Uluslararası (PCT/TRO veya PCT) veya bölgesel (EP/TRO veya EP) patent başvurularının ilk aşamasındaki ücretler için sağlanan geri ödemesiz destek;
–başvurunun ilgili uluslararası kurumca (WIPO veya EPO) alındığını gösterir belgenin TÜBİTAK’a sunulması ve TÜBİTAK tarafından teşvik başvurusunun kabulüne müteakiben,
–başvuru sahibi hesabına,
–bir defaya mahsus olmak üzere, 3,000 YTL (bu miktar her teşvik dönemi başlangıcı olan Ocak ayında yeniden belirlenecek) tutarında verilecektir.
3. Aşama: Uluslararası (PCT/TRO veya PCT) veya bölgesel (EP/TRO veya EP) patent başvurularının araştırma raporundan sonraki işlem ücretleri için sağlanan geri ödemeli destek;
–ilgili uluslararası kurumca (WIPO veya EPO) düzenlenen araştırma veya inceleme raporunun TÜBİTAK’a sunulması ve TÜBİTAK tarafından teşvik başvurusunun kabulüne müteakiben,
–başvuru sahibi hesabına,
–taksitler halinde, JÜRİ tarafından belirlenecek miktarda, kredi olarak verilecektir.
5. Teşvik süreci nasıl işleyecektir?
1. Aşama: Ulusal patent başvuruları;
–Başvuru sahibi/sahipleri veya vekili TPE’ye patent başvurusunu yapar (Patent başvuru ücretini kendileri öder)
– Patent başvurusu sahibi (tüzel kişi ise temsile yetkili idari temsilci/temsilciler) TPE’den alınan şekli şartlara uygunluk bildirimi ile TÜBİTAK’a teşvik başvurusu yapar (TBF-1 ve ekleri ile)
–TÜBİTAK en kısa sürede karar verir.
–Teşvik başvurusu kabul edilirse, TPE’de söz konusu patent başvurusu için açılan hesaba bir defaya mahsus olmak üzere, belirlenen teşvik tutarı (ilk sene için 3,000 YTL) TÜBİTAK tarafından yatırılır.
–Teşvik başvurusu kabul edilen ulusal patent başvuruları bir vekil aracılığıyla yapıldıysa, ek bir teşvik (ulusal patent başvurusuna sağlanan destek miktarının %15’i olan 450 YTL) daha söz konusudur. Bu teşvik, TPE hesabına değil, başvuru sahibinin hesabına yatırılır.
–Başvuru sahibi veya vekili, teşvik kabulünden sonraki ücret gerektiren patent işlemleri ile ilgili taleplerini TPE’nin teşvik kapsamındaki başvurular için özel olarak düzenlediği formlarla yaparlar. (TÜBİTAK Teşvikli Patent İşlem Formları)
–Her bir işlem için gereken ücretler ilgili hesaptan düşülecektir. Hesabındaki teşvik miktarı biten başvuruların sonraki işlemlerinin ödemeleri, başvuru sahibi tarafından yapılır.
2. Aşama: Uluslararası (PCT/TRO veya PCT) veya bölgesel (EP/TRO veya EP) patent başvurularının ilk aşamasındaki ücretler için sağlanan geri ödemesiz destek;
–Başvuru sahibi/sahipleri veya vekili, ilgili ofise patent başvurusunu yapar (Başvuru ücretini kendisi öder)
–Başvurunun ilgili uluslararası kurumca alındığını gösterir belge ile TÜBİTAK’a teşvik başvurusu yapar (TBF-2 ve ekleri ile)
–TÜBİTAK en kısa sürede karar verir.
–Teşvik başvurusu kabul edilirse, teşvik tutarı, başvuru sahibinin TBF-2’de belirtilen hesabına TÜBİTAK tarafından yatırılır.
–Teşvik başvurusu kabul edilen uluslararası veya bölgesel patent başvuruları, bir vekil aracılığıyla yapıldıysa, ek bir teşvik (ulusal patent başvurusuna sağlanan destek miktarının %15’i) daha söz konusudur. (başvuru sahibinin hesabına)
3. Aşama: Uluslararası (PCT/TRO veya PCT) veya bölgesel (EP/TRO veya EP) patent başvurularının araştırma raporundan sonraki işlem ücretleri için sağlanan geri ödemeli destek;
–Başvuru sahibi/sahipleri veya vekili, ilgili ofise araştırma veya inceleme raporunu düzenletir (gerekli ücretleri kendisi veya uluslararası veya bölgesel patent başvurularının ilk aşamasındaki ücretler için verilen destekle öder)
–İlgili uluslararası kurumun düzenlediği araştırma veya inceleme raporu ile TÜBİTAK’a teşvik başvurusu yapar (TBF-3 ve ekleri ile)
–TÜBİTAK ve TPE yetkililerince oluşturulacak bir JÜRİ’nin vereceği görüş doğrultusunda, TÜBİTAK en kısa sürede karar verir (kredi miktarının belirlenmesi de dahil)
–Teşvik başvurusu kabul edilirse, teşvik tutarı taksitler halinde, başvuru sahibinin TBF-3’te belirtilen hesabına TÜBİTAK tarafından yatırılır.
6. Destek kapsamında bir ulusal başvurum var. Buna dayanarak yaptığım uluslararası başvurumun tekrar Türkiye’de ulusal faza geçmesi halinde, yeni bir teşvikten yararlanabilir miyim?
Hayır. Ulusal aşamada (Türkiye’de) bir patent başvurusu olsun veya olmasın, uluslar arası/bölgesel aşamadan sonra, Türkiye’de ulusal aşamaya geçen hiçbir patent başvurusuna ulusal patent başvuruları için sağlanan geri ödemesiz destek (1. aşama) kapsamında bir teşvik verilmez.
7. Patent başvurularının vekil aracılığıyla yapılması halinde, herhangi bir teşvik daha verilmesi söz konusu mudur?
Evet. 1. ve 2. aşama desteklerinin (ulusal patent başvuruları ile uluslararası veya bölgesel patent başvurularının ilk aşamasındaki ücretler için sağlanan geri ödemesiz destekler) kapsamına giren patent başvuruları, patent vekilleri aracılığı ile yapıldığı ise, ek 450 YTL’lik bir destek daha sağlanacaktır. 3. aşama desteğinin (uluslararası veya bölgesel patent başvurularının araştırma raporundan sonraki işlem ücretleri için sağlanan geri ödemeli destek) kapsamına giren patent başvuruları, patent vekilleri aracılığı ile yapıldığı ise, bu aşamada sağlanacak kredi desteği vekil harcamalarında kullanılabilecektir.
KOSGEB Teşvikleri - Sınai Mülkiyet Hakkı Desteği
Amacı ve Kapsamı
İşletmelerin; sınai mülkiyet haklarının etkin bir şekilde korunmasını sağlamak üzere, Türk Patent Enstitüsü’ne veya WIPO üyesi ülkelerin resmi patent kuruluşlarına yaptıkları başvurular için destek verilmesidir. Sınai Mülkiyet Hakları’nın (Patent, Faydalı Model, Endüstriyel Tasarım ve Entegre Devre Topoğrafyaları) işletmeler tarafından kullanımının yaygınlaştırılarak, işletmelerin haklarının korunması ve sınai mülkiyet bilincinin oluşması sağlanacak, küresel pazarda rekabet güçleri artacaktır.
Kimler Yararlanabilir
Teknoloji Geliştirme ve Yenilik Desteği alan işletmeler ve Stratejik Yol Haritası planı onaylanan KOBİ’ler bu desteklerden yararlanabilirler. Belge alma şartı vardır.
Destek Miktarları ve Şekilleri
Destek oranı %70 olmak üzere, destek unsurları ve üst limitleri şu şekildedir:
a) Yurtiçinden alınacak Patent Belgesi için üst limit 6.000 YTL, yurtdışından alınacak Patent Belgesi için üst limit 10.000 YTL,
b) Yurtiçinden alınacak Faydalı Model Belgesi için üst limit 6.000 YTL, yurtdışından alınacak Faydalı Model Belgesi için üst limit 10.000 YTL,
c)Yurtiçinden alınacak Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi için üst limit 6.000 YTL, yurtdışından alınacak Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi için üst limit 10.000 YTL,
d)Yurtiçinden alınacak Entegre Devre Topoğrafyaları Tescil Belgesi için üst limit 6.000 YTL, yurtdışından alınacak Entegre Devre Topoğrafyaları Tescil Belgesi için üst limit 10.000 YTL. ‘dir.
Başvuru
Başvurular, KOSGEB Uygulama Birimlerine yapılır.
Ayrıntılı bilgi için: http://www.kosgeb.gov.tr/Destekler/

Patent Başvurusu Teşvik ve Destekleme Programı Türkiye’nin ulusal ve uluslararası patent başvurularının sayısının arttırılması, kişilerin patent başvurusu yapmaya teşvik edilmesi ve ülkemizde fikri ve sınaî hakların tescili yönünde bilinçlenmeye katkıda bulunulması amacıyla hazırlanmış bir programdır.

Buluş sahibi buluşunu gerçekleştirmek için emek, zaman ve para harcamaktadır. Buluşun kullanımına sunulmasıyla, buluş sahibi buluşunu toplumla paylaşmak zorunda kalmaktadır.

Patent / faydalı model belgesi, buluş sahibine belirli bir süre için üçüncü kişilerin müdahalesi olmadan işletme (kullanma, üretme, satma gibi) hakkını vermektedir.

Patent /faydalı model belgesi; buluşçunun emeğine, parasına ve harcadığı zamana ödül olarak verilir. Patent/faydalı model tescili taklitçilerin buluşa sahip çıkmasını engeller ve patentin sahibini buluş üzerindeki hukuki haklarını korur.

Buluşların patentle korunması sadece patent sahibine fayda sağlayan bir olgu değildir. Aksine patent sistemi, ülkesel boyutta ve hatta uluslararası alanda önemli işlevlere sahiptir. Buluşların patentle korunması, buluş sahibini ödüllendirmenin yanı sıra, zihin ürünlerinin toplum bireylerince tanınabilmesini sağlayarak toplumsal, kültürel ve teknolojik gelişmeye katkıda bulunmaktadır.

Patent ayrıca, önemli bir teşvik aracı da sayılmaktadır; etkin bir patent sistemi, entellektüel, teknik ve mucid yetenekleri buluş yapmaya, iş adamlarını da, yapılan buluşları sanayide uygulamak suretiyle değerlendirmeye teşvik eder. Patentler, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin oluşmasını teşvik eden ve teknik bilginin yayılmasında birinci derecede rol oynayan etkenlerdir. Patent teşvik sistemi, sağladığı koruma itibariyle, imalat faaliyetinin genişletilmesinde fiili ve etkin bir rol üstlenmektedir.

Ülkeler aldıkları patent sayılarına göre sıralandıklarında; gelişmiş ülkeler sıralaması oluşmaktadır. İlk sıralarda ABD, Japonya, Almanya bulunmakta, maalesef Türkiye ilk 20 içerisine bile girememektedir. Ancak son yıllardaki başvuru sayılarındaki artış, ülkemizde bu konudaki gelişmelerin habercisi olması bakımdan önemli bir göstergedir.

Türk Patent Enstitüsü’nün kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı olarak itiraz edilebilir. Enstitü itirazı haklı görürse, kararını değiştirir. Enstitü itirazı reddederse, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun kararlarına karşı, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde, yetkili mahkemede dava açılabilir. Dava hem Enstitü’ye hem de marka tescil başvurusunda bulunan ya da itiraza rağmen başvurusu tescil edilmiş kişiye karşı açılır.

Marka araştırma uzmanlarına göre ilgili sektörlerde ön araştırması yapılan markanın, tesciline bir engel görülmemesi halinde marka başvurusu işlemlerine geçilir.

TC. Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı’na (TPE) başvurulduğu andan itibaren markanın hukuki koruması başlar. TC. Türk Patent Enstitüsü uzmanları marka başvurusunu tescil edilip edilmeyeceği noktasında inceler. Tescil edilmesi için bir engel görmediği markaları Resmi Marka Bülteni’nde yayına çıkarır.

Yayın suresi 3 ay olup bu süreç içerisinde tüm üçüncü kişilere itiraz imkanı açıktır.
3 aylık süreç sonunda herhangi bir itiraz olmaması durumunda, TPE tesciline karar verir ve tescil ücreti talep eder. Söz konusu ücretin ödenmesinden sonra ise “Marka Tescil” belgesi alınır.

« Previous Entries Next Entries »

Parse error: syntax error, unexpected '}' in /home/markvcom/public_html/wp-content/themes/textback/footer.php on line 7