Salihli kirazına coğrafi işaret deseği
Mayıs 23, 2010
MANİSA’nın Salihli İlçesi’nde ihraç edilen kirazın üzerine yapıştırılması için Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazırlanan hologramlı 10 bin özel etiket, üreticilere dağıtıldı. Oda Başkanı Talat Zurnacı, Salihli Kirazı’na coğrafi işaret belgesi alabilmek için dört yıl uğraştıktan sonra Türkiye’nin 100. patentini aldıklarını hatırlattı. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde farklı kiraz çeşitlerinin Salihli kirazı adı altında astronomik fiyatlara satıldığını kaydeden Zurnacı, bu soruna çözüm bulabilmek için 10 bin adet hologramlı, yani taklit edilemeyen nitelikte özel etiket bastırdıklarını anlattı.
Boyun cerrahisi için pozisyon veren yastık’ tasarladı, ödül aldı
Nisan 29, 2010
ADNAN Menderes Üniversitesi’nde görev yapan Genel Cerrah Doç.Dr. Ali Doğan Bozdağ, ödüllü buluşlarına bir yenisini ekledi. Doç.Dr. Bozdağ, ‘Boyun cerrahisi için pozisyon veren yastık’ tasarladı, Hacettepe Teknokent A.Ş. Fen Bilimleri ve Mühendislik Proje Yarışması’nda mansiyon kazandı. Doç.Dr. Bozdağ, “Bu yastık sayesinde hasta yerinden kımıldatılmadan bir iki dakikada ameliyat pozisyonunu alıyor, hazırlık aşamasında gereksiz anestezi alması engelleniyor” dedi.
Doç.Dr. Bozdağ, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 3′üncü Genel Cerrahi Kliniği’nde görev yaparken, hemoroid ameliyatlarında cerrahın görüş açısını genişletip daha rahat müdahale şansı veren, eklenen ışıklı kamera ile ameliyatın kaydedilmesini, ekrandan izlenmesini mümkün hale getiren videoanoskop cihazı geliştirmişti. Doç.Dr. Bozdağ, bu çalışmasıyla 2007′de Japonya’da gerçekleşen 19′uncu Uluslararası Tıbbi Buluşlar ve Teknoloji Kongresi’nde 6′ıncılık kazanmıştı. Doç.Dr. Bozdağ, aynı buluşuyla katıldığı 2′nci Ulusal Tıbbi Cihaz Proj Yarışması’nda da birinci seçilmişti.
Videoanaskop cihazına Türkiye ve Avurapa’dan patent alan, Amerika ve Japonya’ya yaptığı patent başvurusunun sonuçlanmasını bekleyen Doç.Dr. Bozdağ, aynı dönemde yeni bir poster tekniği de geliştirmişti. Doç.Dr. Bozdağ, seyahat DVD’sini posterin üzerine yerleştirerek yazılı sunumunu yaptıkları ameliyat tekniklerinin izlenmesini sağlayan ‘Videoposter’ çalışmasıyla da dikkatleri çekmişti. Doç.Dr. Bozdağ’ın dünyaya tanıttığı “videoposter”i bilim dergilerinden World Journal of Surgery’de yayınlanmıştı.
Doç.Dr. Bozdağ, bu yılın başında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’na transfer olurken, proje çalışmalarını sürdürdü. Doç.Dr. Bozdağ hemoroid ameliyatlarında cerraha ve hastaya konfor sağlayan ‘videoanoskop’ cihazından sonra, yeni bir buluşa imza attı. Boyun ameliyatı olacak hastalara risk yaratmadan kolay pozisyon sağlayacak ‘Hava ile şişen ameliyat yastağı’ tasarlayan Doç.Dr. Bozdağ, bu çalışmasıyla da ödül kazandı. Doç.Dr. Bozdağ, Hacettepe Teknokent A.Ş. tarafından düzenlenen ‘Fen Bilimleri ve Mühendislik’ proje yarışmasında mansiyon kazanan ‘Boyun cerrahisi için pozisyon veren yastık’ buluşunun cerrah ve hasta açısından önemini şöyle anlattı:
“Boyun cerrahisinde pozisyon vermek için bir personel, uyutulmuş ve entübe edilmiş hastanın omuzlarından tutup kaldırır diğer personel omuzlarının altına yastık koyar. Sonra destek olması için boyun arkasına ve başın altına ayrıca yastık konur. Tüm bu işlemler sırasında anestezi doktoru da endotrakeal tüpün çıkmamasına dikkat eder. Bu hazırlıklar hasta uyutulduktan sonra yapıldığı için hastaya bu süre içinde gereksiz yere anestezi verilir. Riskleri önlemek, personel sayısını azaltmak, hazırlık süresini hızlandırmak için hava ile şişirilen bir yastık tasarladım. Bu yastıkların ilk kısmı sırttan belin altına kadar uzanıyor. İkinci kısım omuz altına, üçüncü kısım silindir şeklinde olup boyun altına, dördüncü kesim ise top şeklinde olup başın altına yerleştiriliyor. Yastıklar birbirlerine yapışık olmalarına karşın birbirinden bağımsız olarak şişiriliyor. Yastık hasta uyumadan önce altına yerleştirilip önce omuzlardan bele kadar olan kısım şişiriliyor. Böylece hava yatağı gibi hastanın vertebra kavisini destekleniyor. Sonra omuz altındaki kısım şişirilerek sırt yükseliyor, baş geriye düşerken boyun ön tarafı açılıyor. Daha sonra boynun altındaki yastıklar şişirilip başın sabitlenmesi sağlanıyor. Prototipi yapılmış olan modelimiz sorunsuz çalışıyor. Boyun cerrahının istediği pozisyonu hasta bu yastık sayesinde 1-2 dakikada alıyor. Bu işlem için bir kişi yetiyor. Bu havayla şişen yastığın yararlı olacağına inanıyorum. Ödülle de onurlandım.”
Öte yandan Doç.Dr. Bozdağ, laparoskopik cerrahide kullanılan bir ameliyat iğnesi ile ilgili de çalışma yaptığını söyledi. Doç.Dr. Bozdağ, bu buluşuyla ilk kez bir üniversitenin tıbbi cihaz alanında patent sahibi olacağını, bu ünvanı Adnan Menderes Üniversitesi’nin alacağını belirtti. Türk Patent Enstitüsü’nünbu durumu onayladığını belirten Doç.Dr. Bozdağ, 6 Mayıs’ta üniversitelerinde yapılacak Patent Günleri’nde üniversitenin ödüllendirileceğini kaydetti.
Yeşim Tekstil, Doğa Dostu Ürünlerine Patent Aldı
Şubat 26, 2010
Yeşim Tekstil, Geri Dönüşümlü Pamuklu Kumaştan Ürettiği “Yeşim Recycle” ile Organik Pamuktan Elde Edilen İplikle Ürettiği “Yeşim Organic” Markalı Ürünlerine Patent Aldı.
Firma doğayla uyumlu üretim yaparak doğaya dost markaları ile sektörde öncü olmayı hedefliyor.
Nike, Gap ve Zara gibi dünyaca ünlü markalara üretim yapan, Türkiye’nin geri dönüşümlü pamuklu kumaş üreten ilk firmalarından biri olan Yeşim Tekstil,’e-fabric’ adı altında ürettiği doğa dostu geri dönüşümlü ve organik kumaşlarına patent aldı. Firmanın geçtiğimiz yıl yaptığı başvuru olumlu sonuçlanarak “Yeşim Recycle” ve “Yeşim Organic” markaları, 2010 yılından itibaren Yeşim Tekstil adına resmi olarak tescillendi.
Yaklaşık 10 yıldır doğa dostu kumaşların üretimini hızlandıran firma geri dönüşümlü ve organik pamuktan, bambudan yapılan kumaşların yanı sıra geçtiğimiz aylarda deri görünümlü kumaşlar da üreterek yeşil bir dünya ve sürdürülebilir bir yaşam için doğaya dost ürünler portföyünü genişletmişti.
Yeşim Tekstil CEO’su Şenol Şankaya, üretimin her aşamasında doğayı korumaya özen gösterdiklerini vurgulayarak, doğaya dost çalışmaları dünyada yeni bir akım olan “Green Factory” kapsamında yaptıklarını söyledi.
Sürdürülebilir bir yaşam için organik ürünlerin yanı sıra, geri dönüşümlü ürünlere de ağırlık verdiklerini anlatan Şankaya, bu doğrultuda “Yeşim Recycle” ve “Yeşim Organik” markalarını oluşturduklarını anlattı.
Türkiye’nin dünya organik pamuk üretiminin yüzde 40′ını karşıladığına dikkat çeken Şankaya, dünyada her yıl yüzde 30-40 büyüyen organik pazarın organik üretimin gelecek 10 yılın trendi olacağının da bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Şenol Şankaya, Yeşim Tekstil’in 2000 yılından bu yana sürdürdüğü organik üretimini 3 yıl önce aldığı uluslararası organik üretim sertifikasıyla belgelendirdiğini hatırlatarak, ellerinden geldiğince, ürettikleri ürünlerin kendi yaşam döngüsünde çevreye zararlı etkisini azaltmak istediklerini vurguladı.
Şankaya, “Bunun için de kaynakları daha az tüketerek, ürünleri tekrar kullanarak, yeniden işleyip kullanışlı hale getirerek doğaya dost üretim için alternatif çalışmalar geliştirmeye çalışıyoruz.” dedi.
Uhud Pekmezi Patent Alıyor
Şubat 22, 2010
Samsun’da üretilen yöreye özel pekmez hem ısıtıyor hem de sağlığa çok yararlı dokunuyor.
Samsun’da üretilen yöreye özel pekmez hem ısıtıyor hem de sağlığa çok yararlı oluyor.
Samsun’un Vezirköprü ilçesindeki Kış günlerinde çokça aranan besinlerden olan pekmezi kadınlar değişik bir yolla üretiyorlar.Vezirköprü kaymakamının patent almak için çalışmalara başladığı pekmezin yapımı da çok özel
Mende Ekmeği Patent Alacak
Şubat 22, 2010
Uşak merkez İlçeye bağlı Kaşbelen Köyü muhtarı Hasan Acar, köyde üretilen ve bölgede “Mende ekmeği” olarak bilinen ekmeğin patentini almak istediklerini söyledi. Mende ekmeğinin patentini almak için başvuru yaptıklarını söyleyen muhtar Acar, ekmeğin yoğun rağbet gördüğünü söyledi.
Uşak’a 10 kilometre uzaklıkta olan ve belediye mücavir alanı içerisinde bulunan Kaşbelen Köyü’nde uzun yıllardan buyana üretilen mende ekmeği patentli hale gelecek. Köyün eski ismi “Mende” adı verilen ekmek Uşak ve çevresinde severek tüketiliyor. Semt pazarlarında dahi köylü kadınların tezgah açarak satış yaptığı ekmeğin kendine has bir üretim tekniği olduğunu ifade eden Muhtar Hasan Acar, patent için Türk Patent Enstitüsü’ne başvurduklarını söyledi. Köyde yaşayan ailelerin tamamına yakınının mende ekmeği tükettiğini ekmeğin özelliğinin kısa sürede bayatlamayıp 10-15 gün sonra tüketilebildiğini ifade eden Muhtar Acar, “Köyümüzün eski adlı Mende olduğu için ekmeğimiz de adını oradan aldı. Bu ekmek yüzyıllardan beri köyümüzde üretiliyor. Ekmeğin bu kadar rağbet görmesi üretimindeki doğallık ve kullanılan su ile maharetli ellerden kaynaklanıyor. Son zamanlarda değişik köylerden şehre getirilen ekmekler Mende ekmeği diye satılmaya çalışıyor. Taklitlerin önüne geçmek ve sağlıklı bir ortamda ekmeğimizi satmak için patente başvurduk. Patent aldıktan sonra Uşak’a sağlıklı ve lezzetli ekmek sunacağız. Patent işlemlerini tamamladıktan sonra köyde hijyenik koşullara ve yasalara uygun fırın kuracağız. Hem ekmeğimizi üreteceğiz hem de devlete vergimizi ödeyeceğiz. Uşak Fırıncılar Odası bu konuda bizi eleştiriyor. Köylülerin ekmek üretmesini engellememi istiyor. Biz ekmeğin üretimini engellemeyi değil patentli olarak üretmeyi hedefliyoruz. Köyümüzün yarısı belediye mücavir alan içerisinde yer alıyor. Patenti alıp fırını kurduğumuzda Uşak lezzetli ekmeği bizim sayemizde sürekli olarak yemeye başlayacak”dedi.
Alanya, muz patentini Anamur’a kaptırdı
Şubat 22, 2010
ALANYALI muz üreticilerinin, Alanya muzunu tescil ettirmek için yaptıkları başvuru Türk Patent Enstitüsü tarafından reddedildi.
Buna gerekçe olarak, 2002 yılında Anamurlu bir üreticinin Mersin’in Anamur ve Bozyazı ilçeleri ile Antalya’nın Alanya ve Gazipaşa ilçelerini de kapsayan bölgede yetişen muzu, ‘Anamur muzu’ olarak tescil ettirmesi gösterildi. Alanya Muz Üreticileri Birliği Başkanı Hüseyin Güney, dava açacaklarını belirterek, “Bunu mahkeme yolu ile halletme yoluna gideceğiz. Anamur muzu doğal ortamda yetişmiyor. Alanya ve Gazipaşa’da yetişen muzun birçoğu doğal ortamda yetişiyor. Alanya muzu da Anamur muzu da gerçekten sağlıklıdır ancak Alanya muzunun aromasının ve kokusunun farklı olduğunu düşünüyoruz” dedi. Alanya Kaymakamı Hulusi Doğan ise, ilçede üretilen muzun ‘Alanya muzu’ olarak tescil ettirilmesinin markalaşma ve tanıtım anlamında çok önemli olacağını söyledi.
TÜRK MUCİTTEN ZİNCİRSİZ BİSİKLET
Ocak 25, 2010
Evinde çizimini yaptıktan sonra arkadaşlarının atölyesinde icat ettiği bisikletin 52 bin TL’ye mal olduğunu söyleyen Akar bisikletine, sponsoru olan Yılmaz Şahinalp’in adını verdiğini söyledi.
Akar sponsora ihtiyacı olduğunu belirterek, “Tamamen meraktan bu işe başladım ve kendimi geliştirdim. Pedal çevirdiği zaman mekanik sistem ürettiği gücü metro sistemi adını verdiğim parça yardımıyla tünel geçiş sistemiyle arka tekerleklere veriyor ve onları hareket ettiriyor. Bisikletin hızı da pedal olmadığı için zincirli bisikletlere göre 4 kat daha fazla” dedi.
Kaynak: PostaNEDEN MARKA TESCİLİ ?
Ekim 26, 2008
NEDEN MARKA TESCİLİ ?
Neden Marka Tescili Yapmalısınız Öğrenmek istermisiniz ?
Türkiye’ de Markaların koruma altına alınmasının güncel hale gelmesi 1995 yılından sonra başlamıştır.1995 yılında 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname yürürlüğe girmiş ve bu tarihten sonra da işletmeler kullanmakta oldukları ve kendilerini diğerlerinden ayırt etmeye yarayan isim, şekil v.b. ibarelerle kullandıkları markalarını tescil ettirerek koruma altına aldırmaya başlamışlardır.
Türkiye sınırları dahilinde faaliyet gösteren her İşletme (ister hizmet sektöründe olsun ister ticaret, yani belirli bir emtia üretim ve satışı sektöründe olsun) muhakkak bir marka kullanmakta ve bu marka vesilesiyle de müşterilerince tanınmaktadır.
Markayı önce tanıtmak ve daha sonra tescil ettirmek düşüncesi Hak sahiplerini, haklarının kaybı ile yüz yüze getirebilmektedir.
Türk Patent Enstitüsü’ nce Tescil edilmemiş olan markanız yasal olarak size ait değildir.
Türk Patent Enstitüsü’ nde Tescil Müracaatları başvuru tarihine göre işlem görmekte olduğundan, koruma altına alınmamış Marka, Hak Sahibi tarafından tanıtılmaya çalışıldığı dönemde, başka bir başvuru sahibi tarafından tescil altına alınabilmekte ve bu durumda Hak Sahibinin yasal yollara müracaat ederek hakkını ispat etmesi gerekmektedir.
Böyle bir hak hırsızlığı ile karşılaşılması, gerçek Hak Sahibinin ya markasından vazgeçmesine yada maddi ve manevi açıdan yıpranmasına neden olmaktadır.
Marka sahiplerinin kullanmakta oldukları markalar ile ilgili çok büyük yanılgıya düştükleri bir diğer husus da TİCARET ÜNVANLARI dır.
Ticaret ünvanlarında yer alan ve sahiplerince marka olarak kullanılan ibareler, Ticaret siciline kayıt ettirilmiş olmakla 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK hükümlerince korunmamaktadır.
İşletmelerce bu şekilde Ticaret sicile kayıtlı ancak Türk Patent Enstitüsü’ ne kayıtlı olmadan kullanılan bu markalar, zaman içinde aynı yada benzer ibareyi Ticaret Ünvanında kullanan yada kullanmayan başka bir işletme tarafından Marka siciline tescil ettirilebilmektedir.
Bu durum bazı hallerde, önce hareket ederek markayı tescil ettirmiş olan tarafın yasal yollara müracaatı sonucu mahkeme tarafından Ticaret Ünvanının değiştirilmesine karar verilmesi ile sonuçlanabilmektedir.
TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞINA PROF.DR.HABİP ASAN ATANDI
Ekim 15, 2008
Türk Patent Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanlığına Prof. Dr. Habip Asan atandı. Maliye, Milli Eğitim, Sanayi ve Ticaret ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarına ait atama kararları, Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdi.
Buna göre, Maliye Bakanlığı Baş Hesap Uzmanlığı görevine Mehmet Delice atanırken, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü Diyarbakır Bölge Müdürlüğü’ne Kutbettin Aydoğdu getirildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında açık bulunan Bakanlık Müşavirliğine de Murat Bahadır Akkoyunlu atandı.
Kaynak:www.haberturk.com
Wachovia ile Citigroup birleşme için ön görüşmelere başladı
Eylül 28, 2008
ABD’nin iki büyük bankası Wachovia ile Citigroup’un birleşmek için ön görüşmelere başladığı bildirildi.
New York Times gazetesi, varlıkları bakımından ülkenin en büyük altıncı bankası Wachovia ile varlıkları bakımından ülkenin en büyük bankası Citigroup arasında birleşme konusunda ön görüşmeler yapıldığını, ancak görüşmelerden sonuç çıkmayabileceğini yazdı.









Son Yorumlar