AMY&PINK

AND THEIR DANCING AND THEIR LAUGHING.

 
RSS Feed
100mg viagraviagra affiliateviagra informationviagra infoviagra purchasecheapest viagraviagra softviagra levitracheap viagraget viagracialis viagraviagra research50mg viagraviagra salesviagra cheapviagra overnightfree viagraviagra alternativeprice viagraviagra forumimpotence viagraviagra costflomax viagralevitra viagraviagra cheapestviagra refillviagra prescriptionsorder viagrapfizer viagraviagra naturalviagra onlineviagra pharmacyordering viagrabrand viagrawoman viagrasubstitute viagrabuying viagra

Have we lost freedom?

Patent yapılan yeniliğin durumuna göre ve tercih edilen sisteme göre üç tiptir. Bunlar 20 yıl süre ile korunan incelemeli patentler, 7 yıl süre ile korunan incelemesiz patentler ve 10 yıl süreyle korunan faydalı modellerdir. Bu üç koruma türündeki prosedürel işlemler farklılık gösterse de başvuru için gerekli bilgi ve belgeler aynıdır.

1-Tarifname; Bir yeniliğin (buluşun) patent ile korunabilmesi için onun teferruatıyla açıklanması gerekir. Tarifname buluş konusunun ilgili olduğu teknik saha, tekniğin bilinen durumu, buluşun çözümünü amaçladığı teknik problemler, teknik resimlere ait açıklamalar ve buluşun sanayiye uygulanma biçimi detayları ile belirtilmelidir. Bir yeniliğin (buluşun) patentle iyi korunabilmesi için patent dosyasının çok iyi hazırlanması gerekir. Tarifname, patent dosyasının en önemli bölümlerinden biridir. Dolayısı konu hakkında uzmanlaşmış vekillerimizle çalışılması önerilir. Vekillerimiz ürün hakkında bilgi alıp (gerekirse yerinde inceleyip) başvuru sahiplerinden sadece tarifnameyi oluşturacak temel bilgileri almaktadırlar.

2-Özet; Yenilik hakkında genel bilgi veren çok kısa bir tariftir. Bu bölüm vekillerimizce hazırlanmaktadır.

3-İstemler;  Yeniliğin korunması istenen yerlerini tanımlayan metinlerdir. İstemler patent dosyasının en önemli kısımlarıdır. Bu kısmı vekillerimiz hazırlamaktadır Çok iyi bir korumanın elde edilmesi için yenilik konusu ürünün hangi bölümlerinin yeni olduğu çok net olarak açıklanmalıdır. Ayrıca ilgili sahada doğrudan üretim düşünülmese de dahi hangi alternatiflerin olabileceği tahmin edilmeye çalışılmalıdır.

4-Teknik Resimler; Yeniliği anlatan her türlü teknik resim, perspektif resim, akış şemaları ölçüsüz olarak A4 kağıdı boyutunda verilmelidir.

5-Başvuru ve Buluşçu Bilgileri; Başvuru sahibinin adı soyadı (firma ise firma bilgileri) ve iletişim bilgileri, anı şekilde buluşçunun (veya buluşçuların) adı soyadı ve iletişim bilgileri, buluşçuların hakların başvuru sahibini ne şekilde devrettiği (örneğin hizmet akdi) belirtilmelidir.

6-Vekaletname; Noter onayı gerektirmez.

  • Konusu kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar.
  • Bitki veya hayvan türleri veya önemli ölçüde biyolojik esaslara dayanan bitki veya hayvan yetiştirilmesi usulleri, buluş niteliğinde olmalarına rağmen patent verilerek korunmazlar.
  • Keşifler, bilimsel teoriler, matematik metodları
  • Zihni, ticari ve oyun faaliyetlerine ilişkin plan, usul ve kurallar.
  • Edebiyat ve sanat eserleri, bilim eserleri.
  • Bilginin derlenmesi, düzenlenmesi, sunulması ve iletilmesi ile ilgili teknik yönü bulunmayan usuller.
  • İnsan ve hayvan vücuduna uygulanacak teşhis ve tedavi usulleri ile cerrahi usuller. (Bu usullerin herhangi birinde kullanılan terkip ve maddeler ile üretim usulleri hariç)

Büyük marka olup olmadığınızı anlamanın en kolay yolu, sizin ürününüz ile aynı fiyat seviyesine sahip rakip ürünler arasından, tüketicinin sizi tercih etme oranının ne olduğuna bakmaktır. Tüketici, bu durumda çoğunlukla sizin markanızı tercih ediyorsa, büyük marka olma yolunda önemli bir adım atmışsınız demektir. Bunun bir üst seviyesi ise, tüketicinin, sizin ürününüzü, aynı fonksiyonel özellik ve faydaları sunan başka bir ürün daha ucuz olmasına rağmen daha çok tercih etmesidir. Yani, siz aynı özellikteki ürünü, daha pahalı satmanıza rağmen, tüketici hala sizi daha çok tercih ediyorsa, işte o zaman, büyük marka olma yolunda çok daha önemli bir aşamayı geçmişsiniz demektir. Bu şunu ifade etmektedir: tüketici, sizin ürününüze o kadar fazla güvenmektedir ve farklı değerler algılamaktadır ki, siz daha yüksek bir fiyat talep etseniz bile, sizden vazgeçmeyecektir. İşte burada, çok önemli bir kavramdan da bahsetmekte fayda var, o da “algılanan değer”.

Tanınmış markanın aynısının yahut benzerinin hiçbir sektörde tescil edilmesi söz konusu olmaz. Marka sahibinin böyle bir marka başvurusuna itirazda bulunmasına gerek kalmadan, Türk Patent Enstitüsü resen (kendiliğinden) tanınmış markanın aynısı yahut benzeri olan bir markayı red etmektedir,

Tanınmış marka hakkı sahiplerinin muhtemel bir davada marka haklarına tecavüz iddiasını ispat edebilmeleri, markalarını taklit girişiminde bulunan bir kimsenin kötü niyetini kanıtlamaları daha kolaydır,

Tanınmış marka sahiplerinin, taklit marka sahibine karşı açacakları tazminat davasında, isteyebilecekleri tazminat bedeli, çok daha yüksek olur.

Kurumun markasını tanınmış marka siciline şerh ettirmiş olması önemli bir prestijdir.

Marka Stratejilerinizin ne olduğu Marka olma yolunda kendinize ve ekibinize soracağınız ilk sorudur.

Günümüzde marka omak yeterli değildir, “Oluşturulan markaları, sevilen sayılan güvenilir markalar haline getirmek gerekiyor. Onun için de son bir yıl içinde dünya pazarlama aleminde yeni bir kavram düşünüldü. O da lovemarks. Yani; aşkla bağlanılan markalar diyoruz. Markanızı sürekli kılmak istiyorsanız, o markayı sevilen bir marka haline getirmeniz gerekiyor. Sevilen marka olmadığı zaman markanız güvencede olmuyo

Globalleşme ile birlikte giderek artan uluslararası ticaret, markaların sadece ülke içinde korunmasının yetersizliğini ve uluslararası alanda da korunmasının gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Markayı korumanın en iyi yolu ise tescildir. Marka korumasına ilişkin dünyadaki genel uygulamaya bakıldığında tescilin yalnızca ülke sınırları içinde geçerli olduğu görülmektedir. Bu durumda, birçok ülkeye ihracat yapan bir firma, markasını tescil ettirmek istediği her ülke için ayrı ofislerde, ayrı ücret ve ayrı prosedürlerle ayrı müracaat yapmak zorunda kalmaktadır. İşte yurtdışı tescilinde yaşanan bu sıkıntıları minimize etmek amacı ile Madrid sistemi adı verilen markaların uluslararası tesciline ilişkin bir tescil mekanizması kurulmuştur.

Madrid Sistemi ile amaçlanan; tek bir dilde, tek bir başvuru ile üye ülkelerde başvuru ve tescil imkanının sağlanması ve markanın tescilinden sonra yapılacak olan yenileme, devir, ünvan ve adres değişiklikleri, eşya sınırlamaları gibi değişikliklerin tek ve kolay bir işlemle gerçekleştirilebilmesidir.

Madrid Protokolü, 1989’da Madrid Anlaşması’na yönelik çekinceleri ortadan kaldırarak katılımı artırmak ve Madrid Sisteminin alanını genişletmek amacıyla kabul edilip, 01.12.1995’te yürürlüğe girmiş, 01.04.1996’da uygulanmaya başlanmıştır. Türkiye, 27.06.1989 tarihli Markaların Uluslararası Tescili Konusundaki Madrid Sözleşmesi ile ilgili Protokol’e katılmış, söz konusu Protokol 01.01.1999 tarihinde yürürlüğe konmuştur.

Protokol, Uluslararası marka tesciline yeni özellikler getirmek için hazırlanmıştır. Anlaşma ile kıyaslandığında Protokol şu yenilikleri getirmektedir:

  • Menşe Ofıste marka tescili mecburiyeti yerine sadece müracaatın yeterli olması,
  • Menşe Ofıslere red kararı için 12 ay yerine,18 ay süre verilmesi,
  • Anlaşma’ya göre üye ülkelere daha çok ücret elde etme imkanı sağlaması,
  • Uluslararası tescil iptal edilse bile, bu müracaata dayalı olarak ulusal tescillere dönüştürülebilmesi,
  • Avrupa Birliği’nin (Topluluk Markası) tek bir ülke durumunda kabul edilebilmesi ve müracaatların İngilizce olarak da yapılabilmesi.

Uluslararası başvuru, Protokol çerçevesinde düzenlenmiş ise, İngilizce ya da Fransızca olabilir. Bununla birlikte, Türk Patent Enstitüsü, kendisine yapılacak uluslararası başvuruların dilini İngilizce olarak belirlemiş ve bir sınırlama getirmiştir.

Madrid Protokolü kapsamında bir uluslar arası başvuru;

1. Protokole taraf ülkelerde gerçek ve etkin bir ticari işletmeye sahip olanlar,

2. Protokole taraf ülkelerde ikamet edenler,

3. Protokole taraf ülke tabiiyetinde olan gerçek ve tüzel kişiler,

tarafından yapılabilir.

Madrid Protokolü uyarınca, Uluslararası tescilin sağlanabilmesi için öncelikle ilgili menşe ofiste (Türkiye’de Türk Patent Enstitüsü) tescilli bir markanın veya başvurunun bulunması zorunludur. Uluslararası marka başvurusu, Uluslararası Büro (WIPO)’ya menşe ofis aracılığıyla yapılır. Uluslararası Büro’ya doğrudan yapılan müracaatlar, başvuru usulüne uygun olarak yapılmamış sayılarak başvuru sahibine iade edilir. Uluslararası başvurunun, menşe ofiste tescilli bulunan markada veya esas başvuruda bulunan marka örneğiyle, mal ve hizmet listesiyle ve uluslararası sınıflandırmayla aynı olması zorunludur. Başvuru sahibi uluslararası başvuruda yer alan mal ve hizmet listesinin kapsamını daraltabilir ancak genişletme yapamaz.

Uluslararası başvuruların mal ve hizmet listesi, Nice Sınıflandırması olarak adlandırılan bir sisteme göre yapılır. Nice Sınıflandırması ile uluslararası alanda standart bir sınıflandırma sistemi uygulaması amaçlanmış ve 34 mal ve 11 hizmet sınıfı oluşturulmuştur. Uluslararası alanda, 1957 yılında uygulamaya konulan Sistem, Türkiye’de 01.01.1996 itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Uluslararası başvuruda, marka korumasının istendiği üye ülkeler belirtilmelidir. Uluslararası başvuru sahibi, Paris Sözleşmesine göre, menşe ofise veya başka bir ofise yapılan önceki bir başvurudan dolayı rüçhan(öncelik) hakkı talebinde bulunabilir. Bu hak başvurunun yapıldığı tarihten itibaren altı ay içerisinde kullanılmalıdır. Süresi içinde rüçhan hakkının kullanılması halinde, ilk başvuru ile diğer üye ülkelerde yapılan ikinci başvuru tarihleri arasında, üçüncü kişiler tarafından yapılacak başvurular hükümsüz sayılır.

Uluslararası marka tescilinin koruma süresi on yıldır. Uluslararası tescil, marka sahibi veya vekilinin talebi üzerine yenileme ücretinin ödenmesi koşuluyla, üye ülkelerin tamamında veya bir kısmında 10 yıllık süre için yenilenebilir. Uluslararası tescilli marka, menşe ofiste başvuru halinde bulunan veya tescil edilen esas markaya uluslararası tescil tarihinden itibaren beş yıl bağımlı kalır. Eğer bu süre içinde menşe ofis tarafından tescil edilen marka mahkeme kararı ile veya marka sahibi tarafından iptal edilirse uluslararası tescil de iptal edilir. Uluslararası tescilin menşe ofise yapılan bir başvuruya dayandığı durumda ise; başvuru beş yıllık süre içinde reddedilir, geri çekilir ya da başvurudan kaynaklanan tescil bu süre içerisinde hükümsüz kalır ise uluslararası tescil de iptal edilir. Uluslararası tescil tarihinden itibaren beş yıllık sürenin bitiminden sonra uluslararası tescil, esas başvurudan veya esas tescilden bağımsız hale gelir.

Fatma ALPAY (Marka ve Patent Vekili)

Next Entries »

Parse error: syntax error, unexpected '}' in /home/markvcom/public_html/wp-content/themes/textback/footer.php on line 7