AMY&PINK

AND THEIR DANCING AND THEIR LAUGHING.

 
RSS Feed

Have we lost freedom?

Yaklaşık dört ay önce Fukuşima Nükleer Santrali’nde meydana gelen patlama, Japonların bu yaz klimalı ceketle serinlemesine sebep oldu.

Yetkililerin şirketlere elektrik tüketimini yüzde 15′e kadar azaltmaları yönündeki verdiği talimat, klimalı cekete rağbeti artırdı. Kısıtlamaya giden bazı şirketler, ışık ve teçhizatta tasarruf ve çalışma saatlerinde değişiklik yaparak talimata uymaya çalışırken, bazı şirketler çözümü çalışanlarına bu ceketi giydirmekte buldu. Ceketi icat eden Hiroşi İçhigaya, “Bir yeri tamamen soğutmak gereksiz, insanların serinliği hissetmeleri önemli.” dedi.

Kamera ve sensörlerin maliyetlerinin düşmesiyle ve mühendislerin birlikte çalışabilen aletler programlamada uzmanlaşmasıyla birlikte araca özel güvenlik sistemleri inşa etme yarışı başladı. Artık arabalarda bulunacak gece görüş kameralarıyla sürücüler karanlıkta yol kenarında giden insanları hemen fark edecek.

Popular Science dergisinde yer alan habere göre, bu sonbaharda 2012 Mercedes-Benz CL sınıfıyla birlikte yeni bir gelişme yaşanacak. “Spotlight” isimli güvenlik sistemi, taşıt yolundaki insanları tespit etmek ve hem sürücüyü hem de yayayı uyarmak için gece görüş kameralarıyla video sürümlü adaptif yüksek ışınları bir araya getiriyor. Aracın içindeki bilgisayar sürekli arabanın ön camında konumlanan gece görüş kamerasından aldığı resimleri tarıyor ve insan silueti arıyor. Tarayıcılar eğer insan tespit ederse farlar insanı işaret ediyor ve birden parlıyor. Mercedes’te Aktif Güvenlik Sistemleri Müdürü Joerg Breuer, Spotlight sisteminin yayaları sürücüden 1,3 saniye kadar daha önce tespit edebildiğini söylüyor.

Lazer tarayıcılı güvenlik sistemleri daha akıllı hale getirilecek

BMW’nin bu yılın başlarında açıkladığı Left Turn Asist (Sola dönüş yardımı) isimli sistemi henüz üretime hazır hale getirilmese bile bu sistem de güvenlik için büyük önem taşıyor. Bu sistem ise, sola dönüşleri daha güvenli hale getirmek için şerit belirleyen video kameralar ve GPS ile birlikte üçlü lazer tarayıcılar kullanıyor. Sola dönüşler istatistiksel olarak en tehlikeli manevralardan biridir. Bilgisayar bir kez sürücünün sola döndüğünü hissettiğinde, lazerler riskli durumlar için 200 derecelik bir alanı tarıyor. Eğer sistem yakında bir tehlike sezerse araba 10 kilometreden daha yavaş gidecek ve otomatik olarak duracaktır. Daha yüksek hızlarda ise sistem ses ve görsel alarmları tetikliyor. Lazer tarayıcıların halen oldukça pahalı olduğunu söyleyen BMW’nin Lazer Güvenlik Sistemleri Başkanı Dirk Wisselman, maliyetlerin hızlı bir şekilde düşeceğini ifade etti.

Left Turn Asist’in sadece bir ilk adım olacağını söyleyen Wisselman, asıl değişikliğin ise araçların birbirleriyle iletişimi sırasında ortaya çıkacağını açıkladı. Araçlar, bir başka arabayı ya da hız ve rota hakkında paylaşım bilgisini tespit edebilecek. Bunun güvenlik için şahane etkileri olacağını da sözlerine ekleyen Wisselman, “Gelecek 10 yıl içinde bunu göreceğimizi düşünüyorum” dedi.

İnternet devi Google, cep telefonları için geliştirdiği yeni bir uygulama ile dilleri birbirine çevirecek ve kullanıcılar farklı dillerde konuşsalar dahi birbirini anlayabilecek.

Farklı dillerdeki metinleri çeviren Google Translate, şimdi de sesli çeviri yapacak. Cep telefonlarına ücretsiz olarak yüklenebilecek olan bu uygulama sayesinde kullanıcılar kendi dillerinde konuşurken, karşıdaki kullanıcı başka bir dilde konuşsa dahi bu konuşmayı kendi dilinde dinleyebilecek.

UYGULAMA NASIL ÇALIŞIYOR

Örneğin A isimli kullanıcı İngilizce dilinde konuşuyor. Kullanıcı konuşmasını yaptıktan sonra bu ses kaydı Google sunucularına iletiliyor ve burada İspanyolca’ya çevriliyor. B isimli kullanıcı ise İngilizce bilmese dahi İspanyolca kaydı dinlediğinden sorun yaşanmıyor ve görüşme bu şekilde sağlanabiliyor.

Henüz “alpha” sürümünde olan (yani test aşamasında) uygulama sadce İspanyolca ve İngilizce dilleri arasında çeviri yapabiliyor. İlerleyen aylarda uygulamanın dil desteğinin de artacağı sanılıyor.

Göçük altında kalan madencilere daha kolay ulaşılmasına imkan tanıyan iki Türk mucidin geliştirdiği cihaz, Almanya’da ödül kazandı. Taşınabilir RF vericiler, madencilerin üzerine yerleştirildiğinde göçük olduğunda bile sürekli sinyal veriyor.

TÜBİTAK uzmanlarının geliştirdiği verici, Nürnberg şehrinde düzenlenen IENA 2010 Fuarı’nda altın madalyaya layık görüldü. Patent sahibi TÜBİTAK adına başuzmanlar Levent Şenyürek ve Adnan Lana’na altın madalya kazandıran buluş, maden kazalarındaki arama çalışmalarına yeni bir boyut getiriyor. Göçük altında kalan canlıların yer tayininde kullanılan mevcut aygıtlar canlı bedenlerin ses ve hareket gibi belirtilerini aramak yoluyla çalışıyor. Enkazın yapısı ve yüksek gürültü düzeyi nedeniyle bu belirtilerin algılaması zor olduğu için kullanımı zor, maliyetleri yüksek oluyor.

Enkaz altındaki kişilerin geliştirilen RF vericiler taşımaları durumunda ise bu vericilerin yaydıkları sinyallere duyarlı bir arama aygıtı tarafından tespit edilmeleri çok daha kolay. Bu amaçla geliştirilen Türk buluşu verici ve arama aygıtı olmak üzere iki ayrı birimden oluşuyor. Sözü geçen RF vericiler, sıcaklığa duyarlı oldukları için deriyle temas halinde oldukları sürece madencilerin canlı olup olmadıkları konusunda da bilgi veriyor.

Fuarda çeşitli ülkelerden çok sayıda buluş ve yenilikler sergilendi. Gençler, serbest ve üniversite buluşları olmak üzere üç dalda düzenlenen yarışmalarda ödül alan Türk buluşları ile aldıkları ödüller ise birbirinden ilginç özellikler taşıyor. Madencilerin rahat bulunmasını sağlayan vericilerin yanı sıra patinaj önleme düzenekleri için bir merkezi sıkma sistemi ve buna sahip bir patinaj önleme düzeneği buluşu ile patent ve buluş sahibi Murat Yerlikaya, Ender Bozkurt ve Emrah Bozkurt, Gümüş Madalya ve ayrıca Makedonya Patent Ofisi Özel Ödülü aldı. Parmak izinden yüz, yüzden parmakizi tanıyan biometrik sistem buluşu ile patent ve buluş sahibi Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu, Altın Madalya ve ayrıca Polonya Buluşçular Birliği Özel Ödülü sahibi oldu.

Türk Patent Enstitüsü 2006 yılından bu yana Türk Buluşçuları ile birlikte katılım sağladığı ve ödüllerle döndüğü fuara Enstitü Başkanı Prof. Dr. Habip Asan Türk Patent Enstitüsü’nün Türkiye’de mucitliği ve yeniliği teşvik ederek, ülkenin ekonomik ve teknolojik gelişmesine katkıda bulunduğunu belirtti.

Dünyaca ünlü yapımcı şirket Warner Bros, enteresan bir durumla karşı karşıya. Alınan bilgilere  göre, problem firmanın korsan içeriği takip edip saptamasına yardımcı olan teknolojiyle ilgili. Alman Medien Patent Verwaltung (MPV)  adlı şirketin iddiasına göre Warner Bros bu saptama teknolojisini çalmış olabilir.

MPV’nin iddiasına göre Warner Bros, bu teknolojiyi 2004′ten beri izinsiz olarka kullanıyor. New York’ta devam eden patent davasında, MPV bu ihlalle birlikte büyük zarara uğradıklarını dile getiriyor. Herkesin içinde bir korsan vardır mı desek, ne desek bilemedik doğrusu. Ancak karşımıza ender çıkabilecek ironik durumlardan birisi kesinlikle bu.

Japan Tobacco International (JTI), dünyanın ilk dumansız sigarasını ürettiğini açıkladı…

Dünya genelinde sigara yasağının artmasının ardınan Japonya’nın en büyük sigara üreticisi Japan Tobacco International (JTI), dünyanın ilk dumansız sigarasını ürettiğini açıkladı.

Zerostyle Mint adını verdiği yeni ürün ile yasağın olduğu yerlerde de kimseyi rahatsız etmeden dumansız sigara içimine imkan tanıdığını açıklayan JTI, ürünün normal bir sigara gibi göründüğünü söyledi. JTI CEO’su Hiroshi Kimura, “Sigara içmeyenler rahatsız edilmeyecek

Microsoft daha önce Almanya’da başına bela olan patent sorununu sonunda halletti. Fat dosya sistemlerinde kullanılan uzun dosya isimleri ve bu uzun isimlerin farklı dosya sistemleriyle olan uyumluluğu konusundaki patent hakkı sonunda Microsoft’a verildi.

Mahkeme 2007 yılında patentte yeni bir buluş olmadığını söylemiş Rock Ridge Interchange Protocol adlı CD-Romlarda kullanılan protokolün zaten bu sorunu hallettiğini belirtmişti.

Microsoft daha sonra bu davayı temyize götürdü ve iki sistemin farklı çalıştığını söyledi. Özellikle fotoğraf makineleri ve cep telefonları yüzünden çok daha önemli bir hal alan bu sorunu halleden Microsoft, patent haklarına da sahip olmuş oldu.

Hacettepe Üniversitesi 10 – 11 Mayıs 2010 tarihlerinde; başarı öykülerini, uygulamalarını ve deneyimlerini kamuoyu ile paylaşmak, gençlerde bilim sevgisi oluşturmak ve bilime ilgiyi artırmak, Türk Patent Enstitüsü tarafından verilen Patent Sürecini öğretim elemanlarına, öğrencilere ve kamuoyuna tanıtmak, üniversite çalışanlarını bilimsel çalışmalara patent alınması için teşvik etmek ve üniversite sanayi işbirliğine katkı sağlamak amacıyla etkinlikler düzenliyor.

Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, Hacettepe Üniversitesi Sıhhıye Kampüsü Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek ve iki gün sürecek etkinliğe açılışta yapacağı bir konuşma ile  katılım  sağlayacak.

Ayrıca Türk Patent Enstitüsü uzmanlarınca; patent bilgisinin stratejik kullanımı, patent tescil prosedürü ve patent teşvikleri, patent haklarının etkin kullanılması konularının ele alınacağı bilgilendirme semineri verilecek. Üniversite öğretim üyeleri, araştırmacılar ve KOBİ’ler ile birlikte patent uzmanı  eşliğinde  patent araştırması yapılması ve danışmanlık hizmeti verilmesi sağlanacak. Bu çerçevede Türk Patent Enstitüsü uzmanlarınca yaklaşık birer saatlik danışmanlık hizmeti verilecek.

Apple ‘ın kendi adına aldığı  yeni patent beklentileri de beraberinde getirdi. Bahsi geçenpatent taşınabilir bilgisayarda bulunacak ikinci bir video çıkışıyla ilgili. Fakat bu video çıkışı bildiğimiz video çıkışları gibi olmayacak.

Apple’ın Macbook’larda kullanmak istediği şey bir projeksiyon sistemi. Macbook’ların arkasında ya da yanına yerleştirilecek bir projeksiyon sistemiyle insanlar Macbook’larındaki görüntüleri duvara yansıtarak sunum yapabilecek, film izleyebilecek ya da oyun oynayabilecek.

Bu aynı zamanda bir laptopta iki monitör kullanabilme seçeneği demek. Yani kullanıcılar bilgisayarlarını iş amacıyla kullanırken aynı zamanda duvarda en sevdikleri diziyi ya da filmi de izleyebilecekler. Bu, televizyon başında ödev yapanlar için de daha çokkaytarma fırsatı demek!

Facebook’ta kullanıcıların aktiviteleri diğer kullanıcılara aktarılıyor, bu sayede kullanıcı içeriği ile site devamlı meşgul tutuluyor.

Arkadaşlarının ne yaptığını ya da paylaştığını bu sayede takip eden kullanıcılar sitede daha fazla vakit geçiriyor.

Bu güçlü aracın, News feed ya da Türkçe Facebook’taki adıyla Haber Kaynağı’nın patenti, Facebook tarafından alındı. Bu özelliği Facebook’tan izin almadan kullanmak artık mümkün değil.

“Bir sosyal ağda kullanıcıya dinamik haber akışı sunan” aracın patent haklarının alınmasının, diğer sosyal ağlar tarafından kabul edilmesi zor. 2006′da Mark Zuckerberg’in başvurduğu ve ancak şimdi aldığı patente, MySpace, Flickr ve LinkedIn gibi sitelerin dava açması ya da aynı özelliği farklı bir patent ya da şekil ile sunmanın yolunu araması bekleniyor.

« Previous Entries