AMY&PINK

AND THEIR DANCING AND THEIR LAUGHING.

 
RSS Feed

Have we lost freedom?

Güçlü bir markanın, şirketler açısından yüksek pazar payı, yüksek satış ve kar anlamına geldiğini artık bilmeyen yok gibi. Buna markanın devredilebilir (satılabilir), lisans verilebilir, miras yolu ile intikal edilebilir, rehin ve teminat olarak gösterilebilir olma özelliklerini de eklediğimizde, marka yaratmanın ve markalaşmanın önemi daha da iyi anlaşılıyor. Bununla birlikte, piyasaya sürülecek yeni bir ürün ya da hizmet için seçilmiş doğru bir marka adının, tüketicinin satın alma tercihini etkileyen önemli bir unsur olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü günümüzde artık rekabet, ürünlerden çok markalar arasında yaşanıyor.

Peki, hem tüketicinin gönlünü fethedebilecek hem de tescil edilebilecek marka yaratmanın püf noktaları neler? Marka; bir şirketin mal veya hizmetlerini bir başka şirketin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan her türlü isim, işaret ya da sembol olduğuna göre, bulunacak ismin/logonun da her şeyden önce ayırt edici olması; cins, çeşit, vasıf belirtmemesi gerekiyor. Kendi ürün ya da hizmet gruplarını tanımladıkları için tüketiciler tarafından kolay algılanır ve benimsenir düşüncesiyle çoğu zaman tercih edilme eğiliminde olan bu isimler aslında bir marka kişiliği yaratmada ve farklılaştırmada önemli sorunlar yaratıyor.

Ünlü ‘Çarşı Mağazaları’nın, adını ‘Boyner’ olarak değiştirmesi bunun en güzel örneği. Ayrıca bulunan ismin İngilizce veya başka bir dildeki karşılığının da cins, çeşit, vasıf ya da kalite bildirmemesi, o markanın yurtdışında da tescil edilebilmesi için son derece önemli. Yine bir örnekle açıklayacak olursak, ’Koton’ ülkemizde iyi bilinen bir tekstil markası. Ancak, anlamının İngilizce’de ’pamuk’ olması yurtdışında tescilini neredeyse imkansız kılıyor.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta ise seçilen ismin bir başka markayı çağrıştırmaması. Çünkü tescilli bir markayla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar daha başvuru aşamasında Türk Patent Enstitüsü tarafından reddediliyor. Dünyanın önde gelen pazarlama gurularından Steve Rinkin ise markanın başka bir dilde uygunsuz anlam içermemesine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Örneğin Chevrolet, Latin Amerika pazarına “Chevy Nova” isimli ürünü sunduğunda şaşırtıcı bir şekilde talep görmemiş. Şirket “No Va”nın ‘işlemez, çalışmaz’ anlamına geldiğini fark ettiğinde ise artık çok geç kalınmış. Başka ülkelere açılacak, dünya markası olma iddiasıyla piyasaya sürülen markaların kolay telaffuz edilebilir, kısa ve özgün olması ise şirketlerin aynı markayla yurtdışına açılmalarını çok daha kolaylaştırıyor. Arçelik’in yurtdışına “Arçelik” olarak değil de “Beko” markasıyla açılmasının en önemli sebebi de telaffuzundaki bu zorluk.

Tüketicinin sempatisini, sevgisini kazanan bir marka olmanın bir başka püf noktası ise harf seçiminde gizli. Bir ekonomi dergisinin yayımladığı habere göre, yapılan araştırmalar Türkiye’de marka isimlerinin çoğunun S-Ş, T ve A harfleriyle başladığını; A’nın marka ismine yabancı, egzotik ve feminen bir hava verirken; O harfinin ise İtalyanca ve İspanyolca gibi romantik dillerden olan kelimelerin sonuna eklenmesi (amigo); rahatlama (Oh!) ve şaşırma (Oooo!) tepkilerinde kullanılması nedeniyle en romantik harf olduğunu gösteriyor. Polo, Omo, Volvo gibi markaların çekiciliği “o” harfinin bu özelliğinden kaynaklanıyor olsa gerek.

Sonuç olarak, ABD’deki gibi yeni bir ürüne marka bulmak için geliştirilmiş yazılımlarımız yok belki ama siz, tüm bu kriterleri göz önünde bulundurarak, reklam ajansınızın ve vekilinizin (çalıştığınız marka patent bürosunun) önerileri doğrultusunda başarılı markalar yaratabilir; hatta bir yarışma düzenleyerek bu konuda çalışanlarınızdan, tedarikçilerinizden ya da müşterilerinizden yardım alabilirsiniz.

Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.

1977 yılında ayran üretimiyle sütlü ürünler işine giren Bursalı Eker Süt Ürünleri, “tatlı” işini sevdi. 2006 yılında Fransız Andros’la yaptığı ortaklık sonucunda tatlı üretimine başlayan firma 2010 yılında ikinci fabrikasını hayata geçirmeyi planlıyor.

Eker Süt Ürünleri Genel Müdürü Ahmet Eker, tatlı işine girmek için ilk olarak 1 milyon euro’luk tatlı hattı açtıklarını ve 5 geleneksel çeşitle raflarda yer aldıklarını söyledi. Ürün gamlarına 2 yeni çeşit eklediklerini dile getiren Eker, yeni yatırımlarla ilgili olarak şunları söyledi:

En tatlı otomat
“25 milyon euro yatırımla Mustafa Kemal Paşa’da yeni bir fabrika açıyoruz. Bu sayede günlük 200 ton olan üretim 600 tona kadar ulaşacak. Ayrıca 100 bin ton ürün üreteceğiz. Tatlı işinde geleneksel tatlardan vazgeçmeden üreteceğimiz çeşitlerle pazarda yer edineceğiz.”
Bu yıl 80 milyon YTL ciro hedeflediklerini belirten Eker, küresel kriz nedeniyle likitide sorunlarının yaşandığını ve nakit tahsilatlarında birçok firmanın zorluk yaşadığını söyledi.
Şu an için satış merkezleri ya da tatlı dükkânları açmak gibi bir düşüncelerinin olmadığını söyleyen Eker, orta vadede Ortadoğu pazarına ihracat yapmayı hedeflediklerini söyledi. Tatlıları otomatta satmaya yönelik bir projelerinin olduğunu dile getiren Eker, “Avrupa’da otomat işi son derece yaygın. Türkiye’de bu alan yaygınlaşırsa tatlıları otomatta satabiliriz” dedi.
Tatlı üretimine başladıkları an yüzde 15 fire verdiklerini anlatan Eker, “Bu, ürünün güzelliğinden kaynaklandı. Üretim sırasında çalışanlar yeni üretim tatlıları deneyince yüzde 15 fire oluştu ama artık fire vermiyoruz. Belki yeni üretilecek çeşitlerde de böyle bir fire verebiliriz” dedi.

Kaynak:www.milliyet.com

İngiltere’de her yıl düzenlenen ‘Cool Brands’ oylamasının 2008-09 ayağı sonuçlandı.

10 binin üzerinde markanın ‘en cool 500′e indirildiği, daha sonra da kitaba dönüştürüldüğü listenin tamamına www.coolbrandsuk.com adresinden ulaşabilirsiniz. En cool 20 marka şunlar:

1. Aston Martin
2. iPhone
3. Apple
4. Bang & Olufsen
5. YouTube
6. Google
7. Nintendo
8. Agent Provocateur
9. Rolex
10. Tate Modern
11. Dom Perignon
12. Virgin Atlantic
13. Ferrari
14. Ducati
15. PlayStation
16. Sony
17. Nike
18. Bose
19. Facebook
20. Lamborghini

Kategorilere göre ‘en cool’ markalar ise şöyle:
* En cool butik: Net-a-porter
* En cool tasarımcı: Prada
* En cool ayakkabı markası: Manolo Blahnik
* En cool highstreet markası: Topshop
* En cool sokak giyimi markası: Diesel
* En cool yayın: Vogue
*
En cool spor markası: Nike
* En cool parfüm markası: Jean Paul Gaultier

Kaynak:www.sabah.com.tr

Praktiker Grup, 2008 yılının ilk yarı sonuçlarını Almanya’da borsaya açıkladı. Açıklanan sonuçlara göre şirket, söz konusu dönemde, kârlılığını %20,5 artırarak 59.2 milyon Avro kâr elde etti. 2008 yılının ilk altı ayında yaklaşık 2 milyar Avro ciro elde eden Praktiker Grup, Almanya dışındaki ülkelerde ise toplam 578,3 milyon Avroluk satış gerçekleştirdi. Praktiker Grup’un uluslararası pazarlardaki büyüme hedefine paralel olarak, Praktiker Türkiye ise büyüme trendini sürdürerek, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre net satışlarını Avro bazında % 7.8, YTL bazında ise % 11.4 arttırarak, 47,7 milyon Avro ciro elde etti.

Praktiker Türkiye Ülke Müdürü Frank Bednar, 10 yıl önce girdikleri Türkiye pazarında belirledikleri hedefler doğrultusunda ilerlemeye devam ettiklerini ifade ederek, önümüzdeki dönemde yeni mağazalar açarak büyümeyi sürdüreceklerini söyledi. Almanya’dan yapılan açıklamayı değerlendiren Bednar, şöyle konuştu:

“Türkiye’de faaliyet gösteren tek halka açık yapı marketi olarak, tüm finansal sonuçlarımızda şeffaflık söz konusu. Gerçekçi hedeflerimize doğru emin adımlarla yürüdüğümüzü, Almanya’da borsaya yapılan açıklama da gösteriyor. “Kendin Yap” kültürü Türkiye’de her geçen gün gelişiyor. Bu gelişimin öncüsü Praktiker oldu. Müşteri memnuniyetini ön planda tutarak, yeni mağaza konseptimiz için yaptığımız yatırımlara önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz. Söz konusu yatırımların satışlarımıza olumlu katkısı bulunacağına inanıyoruz.”

Dünyada dokuz ülkede 426 mağazayla faaliyet gösteren Praktiker Grup, 10 yıldır Türkiye’de. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Gaziantep ve Konya’da 10 mağazası bulunan Praktiker Türkiye, yapı malzemelerinden ev dekorasyonuna, bahçe ürünlerinden ofis ürünlerine kadar 40 binden fazla ürünü müşterileriyle buluşturuyor.

Coca-Cola an Ramazan a özel Rengarenk Sofralar

Uludağ Üniversitesi’nin (UÜ) yeni Röktörü Prof. Dr. Mete Cengiz, Uludağ Üniversitesi’nin markalaşması için çalışacaklarını söyledi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’i kabul eden Rektör Cengiz, Bursa’nın Hikmet Şahin gibi bir belediye başkanına sahip olmasının büyük bir şans olduğunu belirtti.

Cengiz, “Sayın Şahin’in Bursa’yı marka kent yapma çalışmalarında olduğu gibi biz de Üniversitemizi Bursa’nın ve Türkiye’nin gurur duyacağı bir marka üniversite yapma konusunda elimizden geleni yapacağız. Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanımızdan yüzde 100 destek alacağımıza eminim” diye konuştu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin de, üniversite ile zaten birçok konuda ortak projelerinin bulunduğunu, her zaman birlikte çalışmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Üniversitenin kendi plan ve projeleriyle ilgili uygulamalarda da her zaman diyaloğumuzun ve işbirliğimizin süreceğine inanıyorum” dedi.

Genel nitelikleri itibariyle üretimi, kaynağı gibi bir takım yerel niteliklerine bağlı olarak belli bir üne kavuşmuş ürünlerin korunmasını sağlamaktır. Örneğin leblebi için Çorum ibaresi, halı için Isparta ibaresi, kaymak için Afyon ibaresi belirli bir kalitenin işareti olarak ortaya çıkmaktadır. Ülkemizin doğal ürünlerindeki çeşitlilik göz önünde bulundurulursa bu örneklerin sayısının yüzlerle ifade edilebileceği ortaya çıkacaktır. Öyle ki ülkemizde her ilin hatta her ilçenin, belli bir ürünün üretimine kaynak teşkil ettiği ve bu ürün ile ünlenmiş olduğu bir gerçektir.

Bir malın coğrafi kökenini gösteren veya kullanılan bir unsur, madde, motif, malzeme ya da usul sebebiyle bir alana, yöreye yahut ülkeye yollamada bulunarak o mala istek ve güven duyulmasını sağlayan ad veya işarettir. Bir yörenin herhangi bir ürünü, meyvesi, taşı, madeni diğer yörelerde üretilenlerden farklı olabilir veya bir yörede üretilen bir halı, kilim, kumaş, çini vb. bir ürün herhangi bir nedenle ün kazanmış olabilir. Bu ürünlerin üzerinde o yörenin adının kullanılması, tüketiciler tarafından o ürünün belli bir kaliteye sahip olduğu şeklinde de algılanabilir. Tüketiciler söz konusu yöre adıyla satılan ürünleri, o yörenin adına belli bir güven duyarak aynı nitelikteki diğer ürünlere tercih edebilirler.

Coğrafi işaretler, ikiye ayrılmıştır.

Bir ürünün; Tüm veya esas nitelik veya özellikleri bu yöre, alan veya bölgeye özgü doğa ve beşeri unsurlardan kaynaklanması. Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tümüyle bu yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılması durumunda “menşe adını” belirtir. (Malatya Kayısısı)

Bir Ürünün; Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle bu yöre, alan veya bölge ile özdeşleşmiş olması. Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az birinin belirlenmiş yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılması , durumunda “mahreç işareti” göstergesini belirtir. (Hereke Halısı)

İlim ve Edebiyat Eserleri, Güzel Sanat Eserleri, Musiki Eserler, Bilgisayar Programı ve Veritabanları isteğe bağlı olarak kayıt ve tescil yaptırılabilir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tescil, başvuru sahibinin beyanına dayanılarak yapılmakta olduğundan, kayıt esnasında yanlış ve aldatıcı beyanlar ile kendisine ait olmayan mali ve manevi haklara ilişkin yanlış beyanda bulunanlar, 5846 sayılı Yasadaki hukuki ve cezai müeyyidelere tabi tutulacaklardır.

Büyük marka olup olmadığınızı anlamanın en kolay yolu, sizin ürününüz ile aynı fiyat seviyesine sahip rakip ürünler arasından, tüketicinin sizi tercih etme oranının ne olduğuna bakmaktır. Tüketici, bu durumda çoğunlukla sizin markanızı tercih ediyorsa, büyük marka olma yolunda önemli bir adım atmışsınız demektir. Bunun bir üst seviyesi ise, tüketicinin, sizin ürününüzü, aynı fonksiyonel özellik ve faydaları sunan başka bir ürün daha ucuz olmasına rağmen daha çok tercih etmesidir. Yani, siz aynı özellikteki ürünü, daha pahalı satmanıza rağmen, tüketici hala sizi daha çok tercih ediyorsa, işte o zaman, büyük marka olma yolunda çok daha önemli bir aşamayı geçmişsiniz demektir. Bu şunu ifade etmektedir: tüketici, sizin ürününüze o kadar fazla güvenmektedir ve farklı değerler algılamaktadır ki, siz daha yüksek bir fiyat talep etseniz bile, sizden vazgeçmeyecektir. İşte burada, çok önemli bir kavramdan da bahsetmekte fayda var, o da “algılanan değer”.

« Previous Entries