Marka İzleme
Temmuz 13, 2008
Türk Patent, marka izleme hizmeti ile kendisine bu konuda yetki vermiş kişi veya şirketlerin markalarını izler. İzlenen marka yayınlanan tüm markalarla karşılaştırılır. İnceleme sonucu benzer olarak tespit edilen markalar marka izleme yetkisi vermiş tescilli marka sahibinin onayı ile itiraz edilir ve tescil önlenmeye çalışılır.
Cezai sorumluluk
Temmuz 13, 2008
Marka hakkına tecavüz halinde verilecek cezalar işlem, fiil ve suça iştirak (katılma) ayırımına bağlı olarak farklılıklar göstermektedir.
Markadan doğan haklara verilecek cezaların alt ve üst sınırları aşağıdaki gibidir:
a) Bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası,
b) Yirmiyedibin YTL’den, kırkaltıbin YTL’ye kadar para cezası,
c) İşyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılması,
d) Tecavüz edenlerin bir yıldan az olmamak üzere ticaretten men edilmeleri.
Hukuki sorumluluk
Temmuz 13, 2008
1. Marka hakkında tecavüz fiillerinin durdurulması davası,
2. Tecavüzün giderilmesi davası,
3. Tecavüzün önlenmesi davası,
4. Tecavüzün tespiti davası,
5. Tazminat davaları
a) Maddi tazminat davası,
b) Manevi tazminat davası,
c) İtibar tazminatı davası,
6. Delillerin tespiti,
7. El koyma,
8. Ürünler üzerinde mülkiyet hakkı tanınması,
9. Markaların silinmesi ve imha,
10. Hükmün ilgililere tebliği, kamuya yayın yoluyla duyurulması ve ilanı,
11. İhtiyati tedbirler,
12. Gümrük korunması.
Hukuki Haklar
Temmuz 13, 2008
Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, özel düzenlemelerden ve genel olarak da Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabeti düzenleyen hükümlerinden yararlanır.
Marka haklarının korunması ile ilgili esasları, kuralları ve koşulları, özel olarak 556 sayılı KHK ile 4128 sayılı Kanundaki hükümler kapsar.
Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, bu düzenlemelere dayanarak, mahkemeden bazı istemlerde bulunabilir.
Patent Hukuku
Temmuz 6, 2008
Patent Hukuku
Patent Hakkına Tecavüz Durumunda Hak Sahibinin Hakları
Patent ve faydalı model doğan haklara vaki tecavüz fiillerinin durdurulması ve önlenmesi,
Tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini,
Tecavüz suretiyle üretilen veya ithal edilen ürünlere ve bunların üretiminde kullanılan araçlara el konulması,
Mümkün olduğu taktirde, el konulan ürün ve araçlar üzerinde hak sahibine mülkiyet hakkının tanınması,
Tecavüzün önlenmesine yönelik olarak tedbirlerin alınması, özellikle; Patent ve faydalı modellerde, el konulan ürünlerin ve araçların şekillerinin değiştirilmesi veya patentten doğan haklara tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise imhası,
Patent ve faydalı modelden doğan haklara tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya ilan yoluyla duyurulması. İlanın Türkiye’nin en büyük üç gazetesinden birinde yayınlanması talep edilebilir
Patentler ve faydalı modeller devir edilebilir, lisansla kullandırılabilir (kiralanabilir), veraset ile varislere aktarılabilir, hacz olunabilir ve rehin edilebilirler.
Marka Hukuku Yargıtay Kararları
Temmuz 5, 2008
1 ) Sanıkta, Çaykur’a ait çay ve poşetlerin taklitleri bulunmuştur. Yerel mahkeme taklidin varlığını bilirkişiye tespit ettirmeksizin ve sanığın iş ve mesleğinin gereği olarak bu malların taklit olduğunu fark edebilecek durumda olması gerektiğini göz önüne almaksızın sanığın beraatine karar verse de Yargıtay haklı olarak bu kararı bozmuştur. Yargıtay bilirkişiye gidilmesi gerekirdi diyerek kararı bozmuştur. Bilirkişi malların taklit olduğunu tespit ederse ve hakimde bu yönde karar verecek olursa bu malları piyasaya sunmak, satmak, dağıtmak, MarkKHK m.61/e gereği marka hakkına tecavüz oluşturacaktır. Ticaret alanına çıkaran sanık, marka hakkına tecavüz ederken; bu malları satan satıcılar da bu madde bağlamında marka hakkına tecavüz etmektedirler.
Çaykur’ a ait çay ve poşet çayların taklidi malların piyasaya sürülmesi ve satılmasına ilişkin Yargıtay kararında sanık, taklit malları nereden aldığına dair çelişkili beyanlarda bulunarak; Marka KHK 61-f bağlamında ayrı bir tecavüz hali yaratmaktadır. Zira Marka KHK 61-f kişiye taklit malları nereden aldığını bildirme yükümü yüklemektedir.
2) Dünyaca ünlü Nestle firmasının imal ettiği ”gofret” adı verilen ürün, piyasaya Nestle gofret olarak ve özel biçimde renk, ebat ve ambalaj kompozisyonu kullanarak piyasaya sürmüştür. ”Ödül” markalı gofret ise bu özel biçim renk,ebat ve ambalaj kompozisyonunu taşımakta ve bu yolla iltibasa neden olabilir.
Zira iltibas sadece ad, unvan ve markalarda değil, piyasaya sürülen malların ambalaj kompozisyonunda da söz konusu olabilir.
3) Tescilli CDOSS ve Cross Jeans markaları ile gömlek, mont gibi giyim eşyaları imal edilmektedir. Daha sonra tescil edilen BY BROSS ve BROSS markaları, aynı zamanda dizayn ve şekil yönünden davacının markasına benzer markalar kullanmak suretiyle iltibasa sebep olmaktadır.
Mark KHK m.9/1-b bağlamında benzer işaretin aynı mal ve hizmetler için kullanılması sonucu tecavüz hali doğmuştur ve CDOSS ve CROSS Jeans markaları sahibi marka hakkından doğan haklarını BY BROSS ve BROSS markaları tescilli olsa dahi Marka KHK’da yer alan davalar ile takip edebilir.
Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere markalar arasında, Marka KHK m. 47 de yer alan ve Marka KHK da halen kabul edilen fonetik benzerlik ve (b) harfi dışında görsel bakımdan bir benzerlik vardır ve bunun orta düzeydeki tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olup ilk bakışta ve duyuşta ayırt etmeksizin bir ürün yerine diğerinin alınması muhtemeldir. Her iki eşyanın da giyim eşyasında kullanılması dolayısıyla aynı mal/ hizmet sınıfında kullanılması marka hakkına tecavüz oluşturmaktadır. Farklı mal/ hizmet gruplarında benzer markaların kullanılmasına izin verilebilse de bu iki ürün aynı mal/hizmet gruplarındandır. Sonraki markası öncekinin şöhretinden yararlanmak istemesi söz konusudur. Her iki tarafın markası tescilli bulunduğu için gerçek hak sahibi olan CDOSS ve CROSS Jeans markaları sahibi BYBROSS ve BROSS markalarının iptalini de dava etmelidir. Ancak iptal değil de sadece tecavüzün önlenmesini de isteyebilir.
Marka sahibinin veya Marka KHK m. 73 bağlamında inhisari lisansa sahip olan kişinin talebi halinde söz konusu mallara zilyet olan kimse bunları nereden ve nasıl aldığını açıklamak ve bu hususta bilgi vermekle yükümlüdür. Yükümlülük, o kişinin eline malların nasıl geçtiğinin bildirilmesini içerir. Malları elinde bulunduran kişi, bu malları temin ettiği kişinin, nasıl ve nereden tedarik etmiş olduğunu bilmek ve bildirmekle yükümlü değildir.
Bildirim yükümlüsü, yükümünü yerine getirmezse ona karşı Marka KHK m. 62’de işaret edilen, tecavüzün durdurulması, tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi zararın temini veya araç, cihaz ve makine gibi vasıtalara el koymak dava ile talep edilebilir.
4) Tescilli Diorissimo markası ile davalının kullandığı Dorisma markalarının her ikisiyle de parfüm üretilmektedir.
Dorisma, hem fonetik, görsel benzerlik ve toplu: intiba itibarıyla benzerlik olarak hem de aynı mal üreterek iltibasa yol açmıştır.
Marka KHK.9/1-bağlamında bu bir markaya tecavüz halidir. Karıştırılma ihtimali koşulu burada gerçekleşmektedir. Zira Dorissimo ve Dorismo görsel ve fonetik olarak bir birine çok benzemektedir ve orta düzeydeki tüketicilerin bunları karıştırması kuvvetle muhtemeldir. Yargıtay ve yerel mahkemede bu yönde karar vermiş ve marka hakkına tecavüze hükmetmiştir. MarkK m. 47/ b.3 bağlamında iltibasın varlığı kabul edilmiştir.
MarkK m. 47’ nin benimsediği iltibasın varlığını saptamaya yönelik bazı ölçütler Marka KHK’ca benimsenmiştir. Dolayısıyla günümüzde gerçekleşmiş olsaydı da bu yönde karar vermek gerekirdi.
5) Davacı Termo markası sahibi, kendi ihtiyacını karşılamak üzere, davalıdan lastik talep etmiştir. Davalı daha sonra davacıya da verdiği bu lastiklere Termo markasını koyarak malları piyasaya vermiştir. davacı; davalıdan, ürettiği malın yedek parçası mahiyeti sayılabilecek düdüklü tencere lastiği üretmesini ve kendisine satmasını istemiştir. Bu talep, yedek parça üretimini, ticari hayatta işbölümünün zorunluluğunun doğal bir sonucudur. Siparişle davalıya verilen yetki sadece lastiğin üretilmesi ve davacıya teslimini içermektedir. Dolayısıyla davalının yetkisi davacı için ürettiği malları piyasaya sunmayı içermez.
Marka sahibi, üzerine markası konulan malları piyasaya sunmaya, lisansla devretmedikçe tek yetkilidir. Marka KHK m. 61-b bağlamında marka sahibinin izni olmaksızın markayı aynen kullanmak suretiyle taklit fiili gerçekleşmiştir ve bunun sonucunda marka hakkına tecavüz doğmuştur.
Ayrıca MarkKHK m.9/II-a’daki tescilli işaretin mal veya malın ambalajı üzerine konulması suretiyle de marka hakkına tecavüz gerçekleşmiştir.
Davalı MK m.2 bağlamında davacıdan elde ettiği hakları kötüye kullanmış; dürüstlük kuralını ihlal etmiştir.
TTK m. 57/5’te yer alan başkasına ait markayı bilerek satışa sunmak fiili de olayda gerçekleşmiş; haksız rekabet doğmuştur.
Ayrıca davalı TTK m.20/II’de düzenlenen basiretli işadamı davranma yükümlülüğünü de yerine getirmemiştir.
Sonuç olarak MarkKHK’nın korunmaya ilişkin hükümleri ihlal edilmiş olup marka sahibinin Marka KHK m.62 ve devamı maddelerindeki talep ve dava hakları dolmuştur. Davacı tecavüzün durdurulmasını ve maddî-manevi zararının tazminini yetkili ihtisas mahkemelerinde dava açmak suretiyle talep edebilir.
Marka Hukuku
Temmuz 5, 2008
556 sayılı KHK‘ye göre; Marka Tescilinin Sağladığı Hukuki Haklar;
- Taklit marka, tasarım, patent veya faydalı model, Cumhuriyet Savcılığı’na müracaat edilerek mali polis aracılığıyla hızla toplattırılır.
-
Marka sahibi, tüm kazanç kaybını veya taklitçinin taklit ürünü satmak suretiyle elde ettiği tüm geliri isteyebilir.
-
Masraflarını taklit edenden almak suretiyle tüm ülkede yayınlanan gazetelerde ilan ettirebilir.
-
Taklit malı üreten veya bunları ticari amaçla elinde bulunduran kişi yada firma yöneticileri 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca en az 30 milyardan başlayan para cezası uygulanır.
-
Taklit ürünün yapımında kullanılan makina ve techizata el konulabildiği gibi, taklitçiye ticaretten men cezası da verilebilir.
-
Hak sahibi açacağı dava ile uğradığı tüm zararın karşılanması için maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinde bulunabilir.
-
Taklit mallara gümrük kapılarında da el konabilir.
-
Taklit ürünler imha edilebileceği gibi belirli koşullar altında hak sahibinin mülkiyetine de bırakılabilir.
Prosedür, hem ceza mahkemelerinde hem de hukuk mahkemelerinde giderek artan ihtisaslaşma sayesinde her geçen gün daha hızlı işlemektir. Şu an zaten mali polis aracılığıyla malların müsaderesi bir veya iki gün içinde son derece hızlı bir biçimde gerçekleştirilmektedir.
Malların toplatılmasına ilişkin tedbir kararları da teminatlı ya da teminatsız olarak birkaç gün içinde sonuçlanmaktadır.
Marka sahibi, Cumhuriyet Savcılıklarına, Marka Taklit suçunu işleyenler hakkında şikayette bulunarak savcılık kararıyla güvenlik güçlerince taklit ürünlere el konulmasını ve taklit ürünleri üretenler ve satanlar hakkında kamu davası açılmasını talep edebilir.
Marka sahibi mahkeme kararının yayın yoluyla kamuya duyurulmasını talep edebilir.


Son Yorumlar