AMY&PINK

AND THEIR DANCING AND THEIR LAUGHING.

 
RSS Feed

Have we lost freedom?

Türkiye nin spor giyimde tanınan markalarından biri olan Tiffany, Horoz Grubu ve Modateks ortaklığı ile 1998 yılında Marka Tekstil Paz. San. Tic.A.Ş. ticari unvanı ile kuruldu.

Tiffany, hedef kitlesine daha rahat ulaşmak amacıyla 2008-2009 yılları arasında faaliyete geçerek alışveriş merkezlerinde açılacak mağazalarıyla mağaza sayısını 100’e çıkarmayı hedefliyor. Her yaş gurubuna hitap eden Tiffany, spor ürünler, aksesuarlar ve ayakkabıları ile müşterilerine rahatlık ve canlılık sunuyor. Ürün yelpazesini sürekli genişleten marka, “Hayatı tüm renkleriyle yaşa” felsefesiyle, her sene hazırladığı 6 farklı koleksiyonuna birbirinden canlı yeni renkler katarak tekstildeki renk paletini genişletiyor.
MAĞAZA:  Tiffany;  İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Antalya, Bursa, Mersin, Konya, Gaziantep, Eskişehir, Balıkesir, İzmit, Manisa, Çanakkale, Kayseri, Zonguldak, Tekirdağ, Rize, Hatay, Adapazarı, Samsun, Muğla, Karabük, Kastamonu, Malatya, Kırıkkale, Şanlıurfa, Aydın, Edirne, Sinop, Denizli, Elazığ, Van, Afyon, Kars ve Diyarbakır illerinde bulunan toplam 90 mağaza sayısı ve 12.968m² satış alanıyla Türkiye’nin en büyük markaları arasında yer alıyor.
FRANCHISE KOŞULLARI:  Tiffany franchising anlayisina yeni bir bakış açısı getiriyor. Bu bakış açısına göre isim hakkına bir bedel yok. İsim hakkı icin kisilerden cek alınmıyor. Bayii sadece dekorasyon gibi mağaza yatırımları yapıyor ve yazılım satın alıyor. Daha sonrasında Tiffany bu mağazayıda kendi şubesi gibi görerek sattığında ödemek üzere (konsinye) mal gönderiyor. Karsılığında ise sattığı malın yüzde 40’ ını isletmeciye veriyor. Bu sisteme isletmeci bayii adını veriyor. Bayinin satamadığı  ürünü geri alıyor. Hedef, bayileri ödeme kaygısından uzaklaştırıp satma olayına daha fazla yoğunlaşmalarını sağlamak. Bu sayede İstanbul’dan ulaşmakta güçlük çekilen noktalarda kendi mağazalarını açmak yerine orada yaşamakta olan, bölgeyi ve satış kapasitesini bilen; insanların zevklerini, satın alma güçlerini ihtiyaçlarını bilen kişileri bu işe ortak etmek amaçlanıyor. Klasik franchise sisteminde ürün iade sistemi olmadığı için mağaza sahipleri genellikle satılamama riski olan ürünleri mağazalarına almakta çekingen davranıyorlar. Tiffany’nin işletmeci bayileri daha fazla stok tutmakta rahat davranabiliyorlar. İşletmeci bayilerle yapılan anlaşma gereği  toplam cironun yüzde 40’ı bayiye, yüzde 60’ı Tiffany’e kalıyor.

Coca-Cola an Ramazan a özel Rengarenk Sofralar

Amasya’da tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve ”Sultan Suyu” olarak bilinen kaynak suyunun şişelenebilmesi amacıyla kurulacak tesisin temeli törenle atıldı.
Yenice Beldesi Direkli Köyü Kervansaray yöresinde tarihi İpek Yolu olarak bilinen yerde bulunan ”Sultan Suyu”nun şişelenerek piyasa sürülmesi için başlatılan çalışmalar sürüyor.

Bu amaçla çevre sakinlerinin katkıları ile kurulaş Direkli A.Ş tarafından kurulacak şişeleme tesisinin temeli törenle atıldı.

Törene katılan Vali Mehmet Lekesiz, Amasya’nın sahip olduğu yer altı kaynaklarının iyi değerlendirilmesi halinde kente önemli ekonomik girdi sağlanacağına söyledi.

Bu kapsamda sultan suyu olarak bilinen kaynağın değerlendirilmesinin de önemli olduğunu ifade eden Lekesiz, bu amaçla kurulan şirketin de iyi bir örnek teşkil edeceğini bildirdi.

Amasya Belediye Başkanı İsmet Özarslan da Amasya’nın ilk doğal kaynak suyu tesisinin ilin tanıtılmasında da katkı sağlayacağını düşündüğünü söyledi.

Direkli A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve köy sakinlerinden Cuma Boğa ise amaçlarının kurdukları şirket ile yöre halkına istihdam sağlamak ve yıllardır boşa akan ve ancak tarım arazilerinin sulanmasında kullanılan kaynak suyunu daha ekonomik değerlendirmek olduğunu kaydetti.

Günlük 200 ton su şişelenebilmesine imkan sağlayan tesisin 1.5 dönümlük kapalı alana sahip olacağını bildiren Boğa, 5 milyon YTL’ye mal olacak tesisin 2009 yılı ortalarında hizmete girmesinin planlandığını vurguladı.

Boğa, 2009 yılı sonunda damacana üretimine başlayacaklarını, 2010 yılında ise tam kapasite çalışacak tesiste 50 kişi istihdam edebileceğini de kaydetti.

Törene Jandarma Komutanı Kıdemli Albay İhsan Sarı, Emniyet Müdürü Mustafa Demirok, ilçe ve belde belediye başkanları ile çeşitli sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

Erkek giyim markası Havan’ın üreticisi Ekolteks’in Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Havan, teksil sektöründe yaşanan krize rağmen yatırımlarına devam ettiklerini açıkladı.

1982 yılından bugüne kadar büyüyerek, tekstil sektörünün tanınmış markaları arasına giren Havan Menswear istihdam,iş hacmi ve ülke ekonomisine katkı ve sorumlulukları ile hedefe emin adımlarla ilerliyor.

Artan rekabet koşullarına uygun olarak, ulusal ve küresel pazarlarda daha başarılı olmak için yoğun çalışma yaptıklarını vurgulayan  Havan Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Havan, “5500 metrekarelik alana sahip fabrikamızda modern makine parkuru ile üretim yapıyoruz. 3 showroom ile yerli ve yabancı müşteriye ulaşıyoruz. Ancak Türkiye Ekonomisinde  yaşanan sıkıntı tüm sektörleri olduğu gibi tekstili de her geçen gün olumsuz etkiliyor. Fakat karamsarlığa kapılmamak gerekiyor” dedi.

2009 Kış sezonunu geçtiğimiz aylarda açtıklarını belirten Şadan Havan “Türkiye de bir  ilki gerçekleştirdik. Havan yazılı swarovski taşlı mendiller, gündelik yaşamda giydiğiniz bir spor ceketi şık bir gece kıyafetine dönüştürüyor.  2009 kış kreasyonunda kahve, siyah, gri ve füme renkleri hakim. Yün,ipek ve kaşmir karışımlarından elde edilen özel dokuma kumaşların kullanıldığı klasik takımlar;gümüş ipliklerle işlenen nakışlar ,gümüş ve sedefli düğmelerle zenginleştirildi. Havan sportif takımlarla da özel kumaşları canlı renkleri ve aksesuarları ile günümüzün dinamik erkeğinin imajını tazeledik” diye konuştu.

“New York’u seviyorum” anlamına gelen “I love New York” logosu marka oluyor. Logonun telif hakkı New York eyaletine ait olacak ve herhangi bir ürün üzerinde izinsiz kullananlar cezalandırılacak. New York eyaleti turizm kurulu, tıpkı Playboy logosu gibi fazla kullanılmaktan değer kaybeden logoyu koruma altına almaya karar verdi. Kullanım hakkını tek başına elinde bulunduracak olan eyalet, taklitleri engellemek için tişört, kravat, kahve kupası, mutfak eşyası gibi ürünler üzerine hologramlar yerleştirecek.

Uludağ Üniversitesi’nin (UÜ) yeni Röktörü Prof. Dr. Mete Cengiz, Uludağ Üniversitesi’nin markalaşması için çalışacaklarını söyledi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’i kabul eden Rektör Cengiz, Bursa’nın Hikmet Şahin gibi bir belediye başkanına sahip olmasının büyük bir şans olduğunu belirtti.

Cengiz, “Sayın Şahin’in Bursa’yı marka kent yapma çalışmalarında olduğu gibi biz de Üniversitemizi Bursa’nın ve Türkiye’nin gurur duyacağı bir marka üniversite yapma konusunda elimizden geleni yapacağız. Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanımızdan yüzde 100 destek alacağımıza eminim” diye konuştu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin de, üniversite ile zaten birçok konuda ortak projelerinin bulunduğunu, her zaman birlikte çalışmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Üniversitenin kendi plan ve projeleriyle ilgili uygulamalarda da her zaman diyaloğumuzun ve işbirliğimizin süreceğine inanıyorum” dedi.

Vestel, Kuzey Avrupa ülkeleri ve Rusya’da bilinirliği yüksek Vestfrost markasını satın aldığını açıkladı. Vestel’in bu operasyonla soğutucular alanında aktif olan Vestfrost markasını, diğer beyaz eşya ürünlerine ve Avrupa pazarının tümüne yayarak bu markayı dünyanın en önemli beyaz eşya markaları arasına sokmayı hedeflediği belirtildi.

2006 yılında ev tipi beyaz eşya alanında Vestel ile stratejik ortaklığa başlayan Vesfrost’un, satın almanın ardından operasyonlarına sadece ticari soğutucular alanında devam edeceği bildirildi.(ANKA)

Türk Patent Enstitüsü (TPE ) “ISPARTA GÜLÜ”nü tescilledi. TPE,Isparta Gülü’nü “pembe yağ gülü, yağ gülü, sakız gülü ve şam gülü” adlarıyla bilinen 1,5-3 metre arasında boylanan pembe renkli ,yarım katmerli ve kuvvetli kokulu çiçekler açan , çok yıllık , dikenli ve kışa dayanıklılığı yüksek bir bitki olarak tanımladı.

TPE,daha önce İnegöl Köftesi,Ege İnciri ,İsabey Çekirdeksiz Üzümü ve Maraş Dondurması’nı tescil etmişti.

Dünyaca ünlü çörek markası Krispy Creme Doughnuts, önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye’de 25 şube açıyor. Winston-Salem merkezli şirketin, Katar merkezli Almana Grup’un yan kuruluşu olan Almana Yiyecek ve İçecek Sanayi ile anlaşmaya vardığı belirtildi. Şirketten yapılan açıklama anlaşmanın mali detayları belirtilmezken, restoranların İstanbul’da açılacağı kaydedildi.

Almana Grup Genel Müdür’ü Bader Almana, İstanbul’daki tüketiciler için Krispy Creme’i yeni bir trend olarak sunmayı umduklarını belirtti. Almana, “Markanın gücünden etkilendik ve Türkiye’deki tüketicilerin kendilerine sunacağımız Krispy Creme’in kalitesini çok beğeneceklerini umuyoruz” dedi.

Krispy Creme, haziran ayında, bir yıllık bir sürenin ardından ilk kez çeyrek dönemi karla kapattığını duyurmuştu. Çörek zinciri, eski yönetimin sağlıklı yemek konusundaki yanlış yönetimleri ve bazı imtiyaz sahiplerinin yolsuzluğa karışmasından dolayı zor günler geçirmişti.

Şirket, 4 Mayıs’ta sona eren mali yılın ilk çeyreğinde 4 milyon dolar kar ettiğini duyurmuştu. Bir önceki yıl aynı dönemde ise şirket 7,4 milyon zarar duyurmuştu. O dönemde şirketin geliri yüzde 7 oranında gerileyerek 103,6 milyar dolara düşmüştü.

Krispy Creme restoranlarının yüzde 75′i, imtiyaz ortakları tarafından yönetiliyor. Restoranların yarısı ise ABD dışında bulunuyor.