AMY&PINK

AND THEIR DANCING AND THEIR LAUGHING.

 
RSS Feed

Have we lost freedom?

Aramak istediğiniz markanın adını , aramanın yapılacağı Nice sınıf kodlarını, bülten numarasını ya da firma adını giriniz. Sadece istediğiniz Nice sınıfları içerisinde arama yapmak için ‘Belirtilen Sınıflar’ kutucuğunu işaretleyerek Nice sınıf kodlarını aralarında bir boşluk bırakarak giriniz. Marka adı , firma adı ve bülten numarası alanlarından en az birini yazmak gerekmektedir.

Marka Araştırma

444 Patent Trademark

Neslihan KURT

Marka & Patent Danışmanı

Tel:0212 211 78 88

0212 211 89 99

DIESEL, GUESS, D-G, DKNY, H-M, MISS SIXTY, ARMANI ve MARKS-SPENCER gibi firmalarla çalışan SUN Tekstil, gençleri hedef alan JIMMY KEY markasıyla dünya devleri arasında yer almaya çalışıyor

ÇOK sayıda ünlü giyim firmasına ürün çalışması yapan Sun Tekstil, giyim sektöründe Turquality’yi almaya hak kazanan markalar arasında yer alan Jimmy Key markasını yaratarak, giyim sektöründe liderlik için mücadele ediyor.

Son olarak Adana’da Jimmy Key markasını tüketicilerle tanıştıran Sun Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Ünlütürk, her yıl Türkiye’nin ilk 500 büyük özel sanayi kuruluşu içinde yer alan Sun Tekstil AŞ’nin, 1987 yılında İzmir’de kurulduğunu, 1989 yılında ilk ihracatını gerçekleştirdiğini, bugün modern teknolojiyle seri üretim yapan firmanın başlıca müşterileri arasında Diesel, Guess, D&G, DKNY, H&M, Miss Sixty, Armani ve Marks&Spencer firmalarının yer aldığını belirtti.

Markaya ayrı önem Ünlütürk, Diesel, D&G, Guess, Armani gibi marka müşteriler için güncel kumaş ve aksesuarların, değişik baskı ve nakış tekniklerinin Ar-Ge’sini yaparak, sistemli bir biçimde bu bilgileri müşterilerin tasarım bölümlerine aktardıklarını anlattı.

Markalaşmanın global dünyada büyük önemi olduğunu, bu nedenle marka olmaya büyük önem verdiklerini belirten Ünlütürk, şunları kaydetti: ”Bir ülkede markanız kadar güçlüsünüz. Ekonominiz markalarınız kadar güçlü. Çünkü tüketici markayı tercih ediyor. Piyasa ekonomisi içerisinde marka değeri, yani tanınırlık değeri çok büyük bir değerdir. O yüzden ekonominin değeri yaratılan markalarla ölçülüyor. Ana işimiz ihracat. İstiyoruz ki, bunu kendi markalarımız ile yapalım. Sadece ürün satarak değil, koleksiyon satarak, konsept satarak başaracağımıza inanıyorum, yapacağız.

Türkiye’deki pazar o kadar zor ve rekabetçi bir pazar ki, burada başarılı oluyorsak zaten dış pazarlarda da başarılı olmak kolay. Çünkü Türkiye’de üç tür rekabet var: Bir tanesi, yerli markalar rekabeti, ikincisi yabancı markalarla, üçüncüsü benzer markalarla rekabet etme konusu. Örneğin, bizim fiyatımızla ilgili olarak yurt dışı markaları çok önemli bir belirleyici. Bugün yurt dışındaki rakibinizden daha pahalıya ürününüzü satmanız kolay değil. Dolayısıyla fiyat sınırlamaları ve fiyat limitleri yurt içindeki ve yurt dışındaki rakiplerimiz tarafından belirleniyor.”

JIMMY KEY nasıl ortaya çıktı?
Ünlütürk, gelişen ve değişen rekabet koşullarında ayakta durabilmek için sadece marka firmalarla çalışmanın değil, kendi markanı oluşturmanın farkına vardıklarını belirtti. Kafalarında global anlamda daha etkili olabilmek adına bir marka oluşturma fikri oluştuğuna değinen Ünlütürk, şöyle devam etti:

”Konfeksiyon ve kumaş üretimi konusunda dünya markalarına üretim yapabilecek bir kalite seviyesine gelip onlara ihracat yapabilecek noktaya ulaştıktan sonra şunu fark ettik, marka demek bir ürünü müşterinin seçmesini sağlayan bir işarettir. Algılama işi marka. Siz eğer bu iletişimi, bu duygusal bağlantıyı kurabiliyorsanız müşteri size, benzerlerine ve konumuna göre daha fazla para ödüyor ve bir nevi bağlılık duygusu yaratıyor. Hepimizde olduğu gibi. Bir kere memnun kalırsanız, devamlı alırsınız. Bu yüzden marka karlılığı arttırmanın en önemli araçlarından bir tanesi. Siz ünlü bir firmaya ürün satıyorsunuz. Ancak sonuç olarak siz sadece bir ürün değil, koleksiyon yaptığınız için de bir hizmet satıyorsunuz. Yaptığımız, imalat hizmetini satmaktır.

Markalı ürün ise sizin kendi ürününüz. Bunu, doğru olduğuna inandığınız bir konsept içerisinde sunuyorsunuz. Bu sayede de bir ürünle, bir tişört satmakla, markalı bir ürün satmak arasında katma değer farkı vardır. Ayrıca doğru işleri doğru biçimde yaparsanız, çok hızlı büyüme vaat edersiniz. Süreklilik, yani pazarda kalıcılığınızı sürekli hale getirisiniz. İşte bunun için marka yapıyoruz.

Jimmy Key’in oluşumunda da bir tasarım ekibi kurduk. Jimmy Key, önce ihracatta uzmanlaşan Sun Tekstil’in bilgi birikim avantajını kullanıyor, yurt dışına odaklanıyor fakat sonrasında yurt içi ve kendi insanına yönelmeye başlıyor.”

Ünlütürk, öncelikle Türkiye’de büyümeyi ve başarılı ulusal bir marka olmayı hedeflediklerini, çok genel bir tanımla 15-25 yaş arası, orta gelir seviyesindeki gençlere günlük ve rahat giyim tarzında ürünler sunan bir marka yarattıklarını söyledi.

Müşteriye göre kolleksiyon
Mümkün olduğu kadar müşteriyi iyi tanımaya, anlamaya ve ona uygun koleksiyon hazırlamaya ve üretmeye çalıştıklarını anlatan Ünlütürk, ”Bu anlamda ciddi marka kimlik araştırmaları, anketler yapıyoruz. Bizim müşterilerimiz neden bizden alış veriş yapıyor, beklentileri neler, bizi kafalarında nasıl canlandırıyorlar? gibi soruların cevaplarıyla yola çıkıyoruz” dedi.

Jimmy Key’in bugün ulaşılan 70 satış noktası ile bilinen bir genç giyim markası olduğunu, 10 yılda 10 dünya markası yaratmayı hedefleyen Turquality programına alınmaya hak kazandığını anlatan Ünlütürk, farklı ve moda giyinmeyi tercih eden gençlere, günlük ve rahat giyim tarzında ürünler sunan Jimmy Key’in koleksiyonun yüzde 65′inin kadın giyimden oluştuğunu vurguladı.

  • Marka Örneği,
  • Başvuruda bulunulacak markanın, Türkiye’de tescilli olması veya tescil başvurusu yapılmış olması gereklidir.
  • Marka sahibinin tam adı veya unvanı,
  • Seçilen ülkelere göre belirlenecek olan Resmi Harcın, WIPO nun banka hesap numarasına yatırılmış olması,
  • Türk Patent Enstitüsü’ne resmi müracaat harcının yatırılmış olması,

Markalar sadece tescil edildikleri ülkelerde korunur, bu nedenle Türkiye’de tescil edilmiş bir marka, sadece Türkiye içerisinde koruma altındadır. Özellikle uluslararası ticari faaliyette bulunan firmaların, Türkiye tescil ettikten sonra, ihracat yaptıkları ülkelerde de markalarını koruyabilmek için tescil ettirmeleri gerekmektedir.

İhracat yaptığınız ülkede markanızı tescil ettirmediyseniz;

  • O ülkede aynı sektörde, tescilli benzer bir markanın olması durumunda, gümrüklerde mallarınıza el konulması sözkonusu olabilir,
  • Markanızın o ülkede taklit edilmesine engel olamazsınız,
  • İhracat yaptığınız ülkede bir başka şahıs markanızı tescil ettirmesi durumunda, markanız o ülkedeki pazar payını kaybedecektir.
  • Bu durumda markanızı yüksek paralar ödeyerek satın almak veya lisans ücreti ödenmek zorunda kalabilirsiniz.
  • Tescilli olmayan bir marka ile ihracat büyük bir risktir.

Tek başvuruyla, tüm dünyada geçerli bir tescil sistemi yoktur. Çeşitli uluslararası tescil sistemleri arasında, maliyet ve özellik olarak en avantajlısı Madrid Protokolü yoluyla yapılan başvurulardır. 1996 yılında imzalamış olduğumuz Madrid Protokolü, 1 Ocak 1999 yılında yürürlüğe girmiştir.

Bu protokolle yurtdışına ihracat yapan firmalara, ihracat yapmış olduğu ülkelerde markalarını tescil kolaylığı sağlanmaktadır. Madrid Protokolune Üye Ülkeler