AMY&PINK

AND THEIR DANCING AND THEIR LAUGHING.

 
RSS Feed

Have we lost freedom?

Dünya Bankası, “Yaratıcı Kalkınma Fikirleri Yarışması: Geleceğimizi Şekillendirelim” ile gençlerin yaratıcı fikirlerine 20 bin dolar verecek. Gençlerin yaratıcı fikirlerini desteklemeyi amaçlayan yarışmaya katılmak isteyenlerin 15-24 yaş aralığında olması yeterli. Yarışmaya son başvuru tarihi ise 15 Şubat 2009’da.
Yaratıcı Kalkınma Fikirleri Yarışması, 2009 yılında Türkiye’de Gençlik: Geleceğimiz Şekillendirelim temasıyla düzenleniyor. Yaratıcı Kalkınma Fikirleri Türkiye’de Gençlik: Geleceğimizi Şekillendirelim Yarışması kapsamında bugünün gençleri için yeni düşünce şekli ve yeni başlangıçlar oluşturan her bir projeye 20 bin dolar kaynak sağlanacak.Yaratıcı Kalkınma Fikirleri Yarışması, Dünya Bankası ve ortakları tarafından tüm dünyada Development Marketplace baslığı altında küresel, bölgesel ve ulusal düzeylerde yürütülen bir hibe programı.

SON BAŞVURU 15 ŞUBAT’TA

Yaratıcı Kalkınma Fikirleri Türkiye’de Gençlik: Geleceğimizi Şekillendirelim Yarışması için son başvuru tarihi 15 Şubat 2009 olurken konuyla ilgili ayrıntılı bilgi www.ab-ilan.com ve yarışmanın resmi sitesi www.yaraticifikirler.org’dan edinilebilecek. Başlangıç aşamasında bulunan ve potansiyel olarak kalkınmaya etkisi yüksek yaratıcı projelere de yarışma kapsamında hibe sağlanacak. Yarışmaya, her alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, yaş sınırı olmaksızın en az iki kişiden oluşan gruplar, gençlik toplulukları, gençlik meclisleri, öğrenci toplulukları, üniversite öğrenci konseyleri, meslek liseleri, kent konseyleri ve belediyeler katılabilirken, sunulacak projeler 15 -24 yas grubu gençler tarafından yapılması gerekiyor.

başarılar…..

2003′ten beri milyonları bağımlısı haline getiren ‘Kurtlar Vadisi’ şimdi de holding kurdu

Bir süredir inşaattan ormancılığa kadar geniş bir yelpazede işler kuran Kurtlar Vadisi ekibi, Pana Holding çatısı altında bir araya geldi…

Pana Holding’in kurucuları arasında, dizide Polat Alemdar karakterini canlandıran Necati Şaşmaz, Kurtlar Vadisi’nin yapım şirketi Pana Film’in ortakları olan Şaşmaz’ın kardeşleri Raci Şaşmaz ve Zübeyr Şaşmaz, Kurtlar Vadisi senaristleri Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, yine yapımcılardan Mehmet Canpolat ile ünlü mizahçı Hasan Kaçan da yer alıyor.

İnşaat ve orman sektöründe

Kurtlar Vadisi ekibi, bir süredir dizi ve film yapımcılığı dışında işlerle de uğraşıyor. Raci Şaşmaz’ın Kurtlar Vadisi Irak filminin set dekoratörü Tekin Kama ile ortak olduğu Pana İnşaat adlı 2 milyon YTL sermayeli bir şirketi bulunuyor. Raci Şaşmaz, bir süre önce de kereste sektörüne adım atarak Pana Film’in ortaklarından Mehmet Canpolat ile birlikte 1 milyon YTL sermayeli ‘Nova Masif Ürünleri’ adlı şirketi kurmuştu.

Ancak Mehmet Canpolat’ın başkanı olduğu ‘Nova Orman Ürünleri’ adlı bir şirket zaten bulunuyordu. İki - üç nesildir ormancılık yapan ortakları bulunan bu şirket, Bolu Gerede’deki tesisinde Finlandiya teknolojisiyle keresteleri 212 dereceye kadar ısıtıyor. İşlemden geçen ahşap, mantar ve küfe karşı korunmuş hale geliyor.

Raci Şaşmaz’ın ‘Nova Masif’i, ‘Nova Orman Ürünleri’nin hammadde ihtiyacını karşılıyor. Bir süre sonra tomruk satın alarak kendi kerestesini üretmeye hazırlanan Nova Masif’in daha sonraki yıllarda mobilya üretmesi de gündeme gelecek.

Ulusoy, enerji sektörüne giriyor

Ulusoy Holding Yönetim Kurulu Eş Başkanı Yılmaz Ulusoy, enerji yatırımlarına hazırlanıyor.

‘PMP Enerji Elektrik Üretim’ adlı bir şirket kuran Ulusoy’un, yatırım için gerekli enerji lisanslarına sahip olmadığından rüzgâr ve hidroelektrik lisansına sahip yatırımcılarla görüşmelere başladığı öğrenildi.

Ulusoy, 2000’de Ulusoy Holding’in faaliyet alanına giren taşımacılık, tekstil ve turizm dışı sektörlere yönelik PMP Yatırım Holding’i kurmuştu. Holding, adını Ulusoy’un çocukları Pınar Ulusoy Şenol, Mehmet Yılmaz Ulusoy ve Pelin Ulusoy Tepret’in baş harflerinden alıyordu.

Yeni kurulan 1 milyon YTL sermayeli PMP Enerji hakkında bilgi veren konuya yakın bir isim şunları söyledi:

“Ulusoy grubunun bir enerji yatırımı yok. Yılmaz Ulusoy bu işe kendi adına giriyor. 5 yıl içinde yenilenebilir enerji yatırımları yapmak istiyor. Rüzgâr, hidroelektrik ve güneş enerjisiyle ilgili araştırma yapıyor. Lisans başvurusu olmadığından çıkmış lisanslarla ilgili çeşitli görüşmeler yapıyor.” (Milliyet)

Havası Kadar Sıcak Tatlısıyla da Meşhur Hataylılar Künefenin Patentini Aldı. Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Tarafından Yapılan Müracaatta Künefenin Anavatanının Antakya Olduğu Tescillendi.

Geçtiğimiz Günlerde Künefenin Hataylılara Ait Olduğu Resmi Gazete’de Yayımlandı. Resmi Gazete Yayınlanmadan Önce Tescil İçin Antakya Ticaret ve Sanayi Odası(atso) Başkanlığı Yaklaşık 8 Bin YTL Civarında Bir Ödeme Yaptı.
Havası kadar sıcak tatlısıyla da meşhur Hataylılar künefenin patentini aldı. Antakya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan müracaatta künefenin anavatanının Antakya olduğu tescillendi. Geçtiğimiz günlerde künefenin Hataylılara ait olduğu Resmi Gazete’de yayımlandı. Resmi Gazete yayınlanmadan önce tescil için Antakya Ticaret ve Sanayi Odası(ATSO) başkanlığı yaklaşık 8 bin YTL civarında bir ödeme yaptı.

ATSO Başkanı Hikmet Çinçin, yaptığı yazılı açıklamada, künefenin tescilini yaptırarak Hatay damak tadının yanlış tanıtımının önüne geçtiklerini aktardı. Tescil sayesinde künefenin yurt içi ve dışında aynı kalite ve lezzetle satışa sunulacağını kaydeden Çinçin, dileyen işletmelere tescilli Hatay künefesi satabilmeleri için belge verebileceklerini, ayrıca işletmelerin de sürekli denetleneceğini belirtti. Çinçin, açıklamasında dünya çapında tanınan Hatay künefesinin gelecek kuşaklara daha iyi aktarılması için 14 Nisan 2006 günü Türk Patent Enstitüsüne başvuru yaptıklarını hatırlatarak, ”Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde bilinen, beğeniyle tüketilen ve aranan künefe diğer kültür ürünleri gibi maalesef taklide maruz kalıyordu. Hatay dışında birçok kentte künefe satışı yapılıyor. Ancak bu künefe hiç bir şekilde Hatay’da yapılana benzemiyor. Yöresel tatlımızı koruma altına almak, taklit edilmesinin önüne geçmek için yaptığımız girişim olumlu sonuçlandı. Künefenin Hatay’a özgü bir tatlı olduğuyla ilgili Coğrafi İşaret Tescil Belgesi aldık.” ifadelerine yer verdi

Hataylıları sevindiren bu gelişme Antakya’da künefecilik yapan esnafı da çok mutlu etti. Son yıllarda künefeyi Antakya’nın tanıtımı için festivallere taşıyan Antakya Belediyesi ile işbirliği yapan Kral Künefe işletmecisinin sahibi Mehmet Cavit Hüyük ile kardeşleri künefeyi dondurup Amerika’ya, Hollanda’ya, Almanya’ya bile gönderiyorlardı. Antakya Belediyesi’nin son festivalinde 50 metre uzunluğunda künefe yaparak kentin tanıtımına katkıda bulunan Hüyük kardeşler, künefenin patentinin alınmasından çok mutlu olduklarını belirtti.

Kaynak:www.haberler.com

HSBC Bank A.Ş., dünyanın prestijli finans dergilerinden Global Finance’in 9 yıldır düzenlediği “Dünyanın En İyi İnternet Bankaları” yarışmasında Türkiye’nin “En İyi Bireysel İnternet Bankası” seçildi.

HSBC’nin ödülü online hizmet stratejisinin gücü, müşterilerine web ortamında sunduğu fırsatlar ve bunları kullandırmadaki başarısı, internet müşterilerinin sayısındaki artış, web sitesi tasarımı ve işlevselliği gibi kriterlere göre aldığı belirtildi. HSBC Grup ise, farklı ülkelerde ve farklı alt kategorilerde toplamda 39 ödüle layık görüldü. Ödül kazananlar dünya çapında bir jüri tarafından değerlendirilen bankalar arasından seçildi ve son seçim Global Finance editörleri tarafından yapıldı.

HSBC Bireysel Direkt Bankacılık Grup Başkanı Bülent Beler, “Bu yıl ülkemizin en iyi bireysel internet bankası seçilmekten gurur duyuyoruz. Global Finance’in değerlendirmesi, bu alandaki başarımızın göstergesi. Aynı zamanda ileride yapacaklarımız için de tüm ekibimizi teşvik edeceğine inanıyorum. HSBC olarak, her zaman tüketicimize en kolay ve en güvenli platformu sunmayı hedefliyoruz. Bunun için de teknolojiye yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Çelebi Hava Servisi A.Ş.nin (ÇHS), Hindistan’daki Delhi Uluslararası Havalimanı’nın yer hizmetleri ihalesine katılma kararı aldığı bildirildi.

ÇHS’den yapılan açıklamada, şirketin, yurt dışı yatırımlara hız verdiği belirtilerek, 2006’da Macaristan’daki Budapeşte Havalimanının yer hizmetleri ihalesini kazanan ÇHS’nin, yurt dışı deneyimi nedeniyle özellikle Batı ve Güney Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Hindistan’daki birçok ihaleye çağrıldığı ve görüşmelerini sürdürdüğü belirtildi.
Şirketin yapılan yönetim kurulu toplantısında, Hindistan’ın Delhi kentindeki Delhi Uluslararası Havalimanı işletmecisi Delhi International Airport Private Ltd. (DIAL) şirketi tarafından 10 yıl süreyle hava alanı yer hizmetlerinin yürütülmesi için açılan lisans ihalesine katılma kararı çıktığı bildirildi.
Açıklamada, söz konusu hava limanında genel havacılık faaliyetlerini yürüten Shaurya Aeronautics Private Ltd. (SAPL) şirketi ile oluşturulacak konsorsiyumun, ihaleyi kazanması durumunda yer hizmetleri işinin yürütülmesi amacıyla kurulacak ortak teşebbüs şirketinin sermayesine SAPL’nin yüzde 33, ÇHS’nin ise yüzde 67 oranında iştirak edeceği kaydedildi.
Hindistan’daki Delhi Uluslararası Havalimanının, 2007 yılında hizmet verdiği 113 bin uçak ve 23,5 milyon yolcuyla dünyanın sayılı hava limanları arasında yer aldığı belirtildi.

Milliyet

Türk altın ve mücevherat sektörü dünya pazarında hızlı büyüyor. Yıllık ihracatı 1,5 milyar doları bulan sektör, İtalya’nın ardından ikinci sıraya yerleşti. Yeni İstanbul Değerli Maden ve Mücevherat İhracatçıları Birliği (İDMMİB) Başkanı İmam Altınbaş, Türk altın ve mücevherat sektörünün dünya markası olacağına inanıyor. Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Altınbaş, 2010′da 5, 2015 yılında ise 10 milyar dolara ulaşmak istediklerini söylüyor.

Bir önceki yönetimde başkan yardımcısı olarak görev alan Altınbaş, göreve gelir gelmez sektörün 10 yıllık gelecek stratejik planını hazırlattı. Birlik Başkanı, fırsat ve tehditlerin farkında olduklarını ve sektörlerini küresel rekabete karşı güçlendireceklerini ifade ediyor. Stratejik plan gereğince Kamu İlişkileri ve Mevzuat, İletişim ve Fuarlar, Ar-Ge ve Eğitim, Sektörel Katılım ve İşbirliği alanlarında projeler üretilecek. Ülkemizde tüm meselelere kısa vadeli bakmak bir alışkanlıkken Başkan Altınbaş’ın konuya yaklaşımı biraz farklı: “Almanya, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerle, Çin, Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde sektörel stratejiler uzun vadeli yapılıyor. Küresel rekabete karşı, güçlendirmek amacı ile uluslararası bir kuruluşla çalışacak ve 10 yıllık stratejik plan hazırlatacağız. Bu planda dünya pazarlarını ve rakiplerimizi göz önüne alacak, sektörümüzün güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koyacak ve kısa, orta, uzun vadeli çözüm önerileri getireceğiz.”

İDMMİB Başkanı Altınbaş’a göre, Türkiye’nin dünya liderliğine oynayabilecek sektörleri arasında, kuyumculuk sektörü en şanslı olanı. Bunun için gerekli deneyim ve birikim sektörde mevcut. Bugün altın işçiliğinde ulaşılan kalite ve kapasite ile İtalya pazarının büyük bölümünü Türkiye’nin ele geçirmesi de bunun delili. Üretim gücünü ve kaliteli işçiliği, teknoloji, tasarım, pazarlama ve hizmetle geliştirmek gerektiğini dile getiren Altınbaş, şunları aktarıyor: “Amacımız ülkemizi mücevher tasarımı, üretimi, dağıtımı ve hizmetinde marka ülke haline getirmektir. Başka bir deyişle saatte İsviçre’nin yaptığını mücevherde başarmaktır.” Sektörde 3 bine yakın küçük ve orta ölçekli üretici faaliyet gösteriyor. 250 bin kişiye de istihdam sağlanıyor. Küçük işletmelerin öneminin farkında olduklarını ve bu işletmelerin teknoloji, pazarlama ve finansman gibi çok önemli ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini vurgulayan Altınbaş, KOBİ’lerin kurumsallaşmasının gerekliliğine de vurgu yapıyor.

Bunların başarılması için ihracat girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini kaydeden Başkan Altınbaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektörümüz altında da, değerli taşlarda da tamamen dışa bağımlı olduğundan fiyatlar da bunlara bağlı olarak gelişiyor. Buna bir de yüksek vergiler eklendiğinde hareket edemez noktaya geliyoruz. Rakiplerimiz Çin, Hindistan, Hong Kong, Tayland’ın, ihracatçılarını desteklemek için temel girdilerde ithal vergilerini sıfır ya da sembolik düzeylerde tutmasına karşın bizde uygulanan yüksek ÖTV oranları kabul edilebilir değil. Birlik olarak bu konudaki beklentilerimizi hükümetimiz ve bürokrasimize anlatmak için işin uzmanlarına teknik bir rapor hazırlatacağız. Görülecek ki vergiler indirildiğinde asıl kazanan yine devletimiz olacaktır.” Sektörün imaj yönetimi için de Mücevher Tanıtım Grubu oluşturulacak.

Yeni İDMMİB Başkanı, marka ülke olmak için sadece kendi sektörlerinin çabasının yetmeyeceğini, topyekün bir çabanın gerekliliğini de ifade ediyor. Başkan, ayrıca geçmiş yönetimlerin bugüne kadar getirdiği bayrağı daha yukarılara taşımak üzere görevi devraldıklarını dile getiriyor ve bir önceki yönetime eski Başkan Atasay Kamer’in nezdinde teşekkür ediyor. Geleceğe yönelik yönetim felsefesinde ise kadrocu bir anlayışla değil de çoklu katılımla, şeffaf bir yönetim biçimiyle gerçekleştireceklerini söylüyor.

Yeni birlik yönetiminin hedefleri

İhracatını artırmak için; pazar araştırmalarından eğitime, fuar katılımlarından alım heyetlerine kadar birçok alanda destek verilmesine devam edilecek. Böylece kaynak kullanımında verimlilik artırılacak.

Amerika gibi geleneksel pazarlara alternatif olarak Çin ve Hindistan gibi gelişen yeni pazarlara da ağırlık verilecek.

Türkiye’nin ihracatında, birliğin payı yüzde 1,5 düzeyinden yüzde 5 seviyesine çıkarılacak.

Sektör için ucuz işçilik avantaj olmaktan çıktı. Yerine yenilikçilik, tasarım, lojistik, pazarlama ve kaliteli müşteri hizmeti konulacak. Getirisi yüksek olan bu alanda düşük fiyatla değil kaliteli, sofistike, özgün ürünlerle rekabetçi olunacak.

(TÜBİTAK) ile (TPE), Türkiye’de ve dünyada Türk menşeli patent başvurularının sayılarını arttırmak amacıyla Patent Başvurusu Teşvik ve Destekleme Esasları Taslağı”nı hazırlamışlardır.
Fikri ve sınaî haklara yönelik ülkesel bilinçlenmeye katkıda bulunmak ve sınai mülkiyet haklarının tescili sürecinde rol alanlara finansal destek verilmesine ilişkin bir teşvik sistemi oluşturmak amacıyla, 2006 Ocak ayında başlayan teknik çalışmaları tamamlayarak “TÜBİTAK ile TPE Arasında Patent Teşvik Sistemine Yönelik İşbirliği Protokolü Taslağı” ve “TÜBİTAK ve TPE İşbirliğinde Gerçekleştirilen Patent Başvurusu Teşvik ve Destekleme Esasları Taslağı”nı hazırlamışlardır.
Bu teşvik sistemi kapsamında, Türk vatandaşı olanlar ile Türkiye sınırları içerisinde faaliyet gösteren Türk hukukuna göre kurulmuş ve Türk tabiiyetinde olan şirketler, söz konusu Protokol taslağı çerçevesinde, TÜBİTAK nezdinde patent desteği için başvuruda bulunacaklar ve bu başvurular “Patent Teşvik ve Destekleme Esasları” çerçevesinde TÜBİTAK tarafından değerlendirilerek teşvik verilip verilmemesine karar verilecektir.
TÜBİTAK; bu destek sistemi kapsamında patent başvuru sahiplerine verilecek olan desteği bütçesinden karşılayacaktır. Teşvik miktarlarını, TPE’nin de görüşünü alarak her yıl yeniden belirleyecektir.
Söz konusu teşvik sistemi ile, incelemesiz patent ve faydalı model başvuruları hariç, incelemeli patent başvuruları, Patent İşbirliği Anlaşması uyarınca yapılan uluslararası patent başvuruları, Avrupa Patent Sözleşmesi uyarınca yapılan bölgesel patent başvuruları ve üçlü patent başvuruları (Triadic Patent: Avrupa, Amerika ve Japonya Patent Ofisleri nezdinde yapılan patent başvuruları) desteklenecektir.
Bu destek, Ulusal başvurular ile Uluslararası veya bölgesel başvuruların TPE tarafından yürütülen kısmı için hibe niteliğinde olacaktır. Uluslararası başvurularla ilgili diğer destekler geri ödemeli olup, herhangi üç ülkede patent verilmesi durumunda hibe niteliğine dönüşecektir.
TÜBİTAK’ın Fikri Haklar ile ilgili biriminin tüm personeli, Hukuk Müşaviri ve TÜBİTAK Başkanının belirleyeceği ve patentlerin ekonomik olarak değerlendirilmesi konusunda bilgi sahibi kişiler ile TPE’nin kendi usul ve esasları çerçevesinde görevlendireceği uzman, avukat veya yönetici kadrosundan seçeceği kişilerden bir Jüri oluşturulacak ve Geri Ödemeli Destek Sistemi” kapsamında görev yapacaktır.
Bu sistemden Kimler Faydalanabilirler;
23.08.2006 tarihinden itibaren yapılan patent başvuruları için geçerli olan bu teşvikten, tüm T.C. vatandaşları ile Türkiye sınırları içerisinde faaliyet gösteren, Türk hukukuna göre kurulmuş ve Türk tabiiyetinde olan şirketler yararlanabileceklerdir. Patent vekili, temsile yetkili olmayan buluş sahipleri veya üçüncü şahıslar TÜBİTAK teşvik başvurusundan yararlanamazlar.
Bir Yıl İçerisinde Yapılabilecek Teşvik Başvurusu Miktarı;
Sadece patent başvurularını kapsayan teşvik sisteminde birer yıllık olarak belirlenen teşvik dönemi içerisinde; tüzel kişiler en fazla 20, gerçek kişiler ise en fazla 5 başvuru için teşvik sisteminden yararlanabileceklerdir. Her yıl yeniden belirlenecek olan teşvik miktarı bu yıl, her bir başvuru için 3.000 YTL olarak belirlenmiştir.
Teşvik başvuru sahiplerinin, TÜBİTAK’a patent teşviki için başvurmadan önce Türk Patent Enstitüsü’ne patent başvurusunda bulunmuş olmaları ve patent başvuru ücretinin kendileri tarafından ödenmiş olması gerekmektedir. Bu işlemin ardından, şekli uygunluk kararıyla birlikte, patent başvurusu sahibinin TÜBİTAK’ın Araştırma Destek Programları Başkanlığına teşvik başvurusunda bulunması gerekmektedir.
Patent Başvurusu Teşvik ve Destekleme Esasları;
·Ulusal Patent Başvuruların Geri Ödemesiz Desteklenmesi,
·Uluslararası veya Bölgesel Patent Başvurularının İlk Aşamasının Geri  Ödemesiz Desteklenmesi,
·Uluslararası veya Bölgesel Patent Başvurularının Araştırma Raporundan
·Sonraki İşlem Ücretlerinin Geri Ödemeli Desteklenmesi
NOT: Bu sistem PCT ve EP başvurularını da kapsamaktadır
SIKÇA SORULAN SORULAR
1. TÜBİTAK ve TPE işbirliğinde gerçekleştirilen patent başvurusu teşvik sisteminden kimler faydalanabilecektir
İlgili patent ofislerinin herhangi birisine başvuru yaparak, başvuru numarası alan T. C. vatandaşları veya Türkiye sınırları içerisinde faaliyet gösteren, Türk hukukuna göre kurulmuş ve Türk tabiiyetinde olan şirketler, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları bu esaslar kapsamında öngörülen desteklerden yararlanabilirler.
2. Patent başvurumu bir vekil aracılıyla yaptım. TÜBİTAK’a yapacağım teşvik başvurumu da patent vekilim mi yapacak?
Hayır. TÜBİTAK’a teşvik başvuruları, patent başvurusu sahibi/sahipleri gerçek kişi ise,  patent başvurusu sahiplerinden biri, patent başvurusu sahibi tüzel kişi ise tüzel kişiliği temsile yetkili idari temsilci veya temsilciler tarafından bizzat yapılmalıdır. Başka bir deyişle, yukarıda bahsedilen kişiler dışında, patent vekili, temsile yetkili olmayan buluş sahibi/sahipleri veya üçüncü şahıslar TÜBİTAK’a teşvik başvurusu yapamazlar.
3. Patent teşvik sistemi ile hangi patent başvuru çeşitleri desteklenecektir?
Patent teşvik sistemi ile, ulusal (TPE nezdinde yapılan) patent başvurularının yanı sıra,  uluslararası (PCT/TRO veya PCT) veya bölgesel (EP/TRO veya EP) patent başvuruları da desteklenecektir.
4. Patent teşvik sistemi kapsamındaki her bir başvuru şekli için, hangi aşamalarda, ne şekilde, ne kadar teşvik verilecektir?
1. Aşama: Ulusal patent başvuruları için sağlanan geri ödemesiz destek;
–TPE’den alınan şekli şartlara uygunluk bildiriminin TÜBİTAK’a sunulması ve TÜBİTAK tarafından teşvik başvurusunun kabulüne müteakiben,
–TPE’de her bir patent başvurusu için açılmış hesaba,
–bir defaya mahsus olmak üzere, 3,000 YTL (bu miktar her teşvik dönemi başlangıcı olan Ocak ayında yeniden belirlenecek) tutarında verilecektir.
2. Aşama: Uluslararası (PCT/TRO veya PCT) veya bölgesel (EP/TRO veya EP) patent başvurularının ilk aşamasındaki ücretler için sağlanan geri ödemesiz destek;
–başvurunun ilgili uluslararası kurumca (WIPO veya EPO) alındığını gösterir belgenin TÜBİTAK’a sunulması ve TÜBİTAK tarafından teşvik başvurusunun kabulüne müteakiben,
–başvuru sahibi hesabına,
–bir defaya mahsus olmak üzere, 3,000 YTL (bu miktar her teşvik dönemi başlangıcı olan Ocak ayında yeniden belirlenecek) tutarında verilecektir.
3. Aşama: Uluslararası (PCT/TRO veya PCT) veya bölgesel (EP/TRO veya EP) patent başvurularının araştırma raporundan sonraki işlem ücretleri için sağlanan geri ödemeli destek;
–ilgili uluslararası kurumca (WIPO veya EPO) düzenlenen araştırma veya inceleme raporunun TÜBİTAK’a sunulması ve TÜBİTAK tarafından teşvik başvurusunun kabulüne müteakiben,
–başvuru sahibi hesabına,
–taksitler halinde, JÜRİ tarafından belirlenecek miktarda, kredi olarak verilecektir.
5. Teşvik süreci nasıl işleyecektir?
1. Aşama: Ulusal patent başvuruları;
–Başvuru sahibi/sahipleri veya vekili TPE’ye patent başvurusunu yapar (Patent başvuru ücretini kendileri öder)
– Patent başvurusu sahibi (tüzel kişi ise temsile yetkili idari temsilci/temsilciler) TPE’den alınan şekli şartlara uygunluk bildirimi ile TÜBİTAK’a teşvik başvurusu yapar (TBF-1 ve ekleri ile)
–TÜBİTAK en kısa sürede karar verir.
–Teşvik başvurusu kabul edilirse, TPE’de söz konusu patent başvurusu için açılan hesaba bir defaya mahsus olmak üzere, belirlenen teşvik tutarı (ilk sene için 3,000 YTL) TÜBİTAK tarafından yatırılır.
–Teşvik başvurusu kabul edilen ulusal patent başvuruları bir vekil aracılığıyla yapıldıysa, ek bir teşvik (ulusal patent başvurusuna sağlanan destek miktarının %15’i olan 450 YTL) daha söz konusudur. Bu teşvik, TPE hesabına değil, başvuru sahibinin hesabına yatırılır.
–Başvuru sahibi veya vekili, teşvik kabulünden sonraki ücret gerektiren patent işlemleri ile ilgili taleplerini TPE’nin teşvik kapsamındaki başvurular için özel olarak düzenlediği formlarla yaparlar. (TÜBİTAK Teşvikli Patent İşlem Formları)
–Her bir işlem için gereken ücretler ilgili hesaptan düşülecektir. Hesabındaki teşvik miktarı biten başvuruların sonraki işlemlerinin ödemeleri, başvuru sahibi tarafından yapılır.
2. Aşama: Uluslararası (PCT/TRO veya PCT) veya bölgesel (EP/TRO veya EP) patent başvurularının ilk aşamasındaki ücretler için sağlanan geri ödemesiz destek;
–Başvuru sahibi/sahipleri veya vekili, ilgili ofise patent başvurusunu yapar (Başvuru ücretini kendisi öder)
–Başvurunun ilgili uluslararası kurumca alındığını gösterir belge ile TÜBİTAK’a teşvik başvurusu yapar (TBF-2 ve ekleri ile)
–TÜBİTAK en kısa sürede karar verir.
–Teşvik başvurusu kabul edilirse, teşvik tutarı, başvuru sahibinin TBF-2’de belirtilen hesabına TÜBİTAK tarafından yatırılır.
–Teşvik başvurusu kabul edilen uluslararası veya bölgesel patent başvuruları, bir vekil aracılığıyla yapıldıysa, ek bir teşvik (ulusal patent başvurusuna sağlanan destek miktarının %15’i) daha söz konusudur. (başvuru sahibinin hesabına)
3. Aşama: Uluslararası (PCT/TRO veya PCT) veya bölgesel (EP/TRO veya EP) patent başvurularının araştırma raporundan sonraki işlem ücretleri için sağlanan geri ödemeli destek;
–Başvuru sahibi/sahipleri veya vekili, ilgili ofise araştırma veya inceleme raporunu düzenletir (gerekli ücretleri kendisi veya uluslararası veya bölgesel patent başvurularının ilk aşamasındaki ücretler için verilen destekle öder)
–İlgili uluslararası kurumun düzenlediği araştırma veya inceleme raporu ile TÜBİTAK’a teşvik başvurusu yapar (TBF-3 ve ekleri ile)
–TÜBİTAK ve TPE yetkililerince oluşturulacak bir JÜRİ’nin vereceği görüş doğrultusunda, TÜBİTAK en kısa sürede karar verir (kredi miktarının belirlenmesi de dahil)
–Teşvik başvurusu kabul edilirse, teşvik tutarı taksitler halinde, başvuru sahibinin TBF-3’te belirtilen hesabına TÜBİTAK tarafından yatırılır.
6. Destek kapsamında bir ulusal başvurum var. Buna dayanarak yaptığım uluslararası başvurumun tekrar Türkiye’de ulusal faza geçmesi halinde, yeni bir teşvikten yararlanabilir miyim?
Hayır. Ulusal aşamada (Türkiye’de) bir patent başvurusu olsun veya olmasın, uluslar arası/bölgesel aşamadan sonra, Türkiye’de ulusal aşamaya geçen hiçbir patent başvurusuna ulusal patent başvuruları için sağlanan geri ödemesiz destek (1. aşama) kapsamında bir teşvik verilmez.
7. Patent başvurularının vekil aracılığıyla yapılması halinde, herhangi bir teşvik daha verilmesi söz konusu mudur?
Evet. 1. ve 2. aşama desteklerinin (ulusal patent başvuruları ile uluslararası veya bölgesel patent başvurularının ilk aşamasındaki ücretler için sağlanan geri ödemesiz destekler) kapsamına giren patent başvuruları, patent vekilleri aracılığı ile yapıldığı ise, ek 450 YTL’lik bir destek daha sağlanacaktır. 3. aşama desteğinin (uluslararası veya bölgesel patent başvurularının araştırma raporundan sonraki işlem ücretleri için sağlanan geri ödemeli destek) kapsamına giren patent başvuruları, patent vekilleri aracılığı ile yapıldığı ise, bu aşamada sağlanacak kredi desteği vekil harcamalarında kullanılabilecektir.
KOSGEB Teşvikleri - Sınai Mülkiyet Hakkı Desteği
Amacı ve Kapsamı
İşletmelerin; sınai mülkiyet haklarının etkin bir şekilde korunmasını sağlamak üzere, Türk Patent Enstitüsü’ne veya WIPO üyesi ülkelerin resmi patent kuruluşlarına yaptıkları başvurular için destek verilmesidir. Sınai Mülkiyet Hakları’nın (Patent, Faydalı Model, Endüstriyel Tasarım ve Entegre Devre Topoğrafyaları) işletmeler tarafından kullanımının yaygınlaştırılarak, işletmelerin haklarının korunması ve sınai mülkiyet bilincinin oluşması sağlanacak, küresel pazarda rekabet güçleri artacaktır.
Kimler Yararlanabilir
Teknoloji Geliştirme ve Yenilik Desteği alan işletmeler ve Stratejik Yol Haritası planı onaylanan KOBİ’ler bu desteklerden yararlanabilirler. Belge alma şartı vardır.
Destek Miktarları ve Şekilleri
Destek oranı %70 olmak üzere, destek unsurları ve üst limitleri şu şekildedir:
a) Yurtiçinden alınacak Patent Belgesi için üst limit 6.000 YTL, yurtdışından alınacak Patent Belgesi için üst limit 10.000 YTL,
b) Yurtiçinden alınacak Faydalı Model Belgesi için üst limit 6.000 YTL, yurtdışından alınacak Faydalı Model Belgesi için üst limit 10.000 YTL,
c)Yurtiçinden alınacak Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi için üst limit 6.000 YTL, yurtdışından alınacak Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi için üst limit 10.000 YTL,
d)Yurtiçinden alınacak Entegre Devre Topoğrafyaları Tescil Belgesi için üst limit 6.000 YTL, yurtdışından alınacak Entegre Devre Topoğrafyaları Tescil Belgesi için üst limit 10.000 YTL. ‘dir.
Başvuru
Başvurular, KOSGEB Uygulama Birimlerine yapılır.
Ayrıntılı bilgi için: http://www.kosgeb.gov.tr/Destekler/

Marka haklarının değerlendirmesi yapılırken marka ve marka ile bağlantılı diğer gayrı maddi hakların da birlikte ele alınması gerekir.Örneğin ambalaj, dekor, renk vs. unsurlar gibi.

Markanın Pazar değerinin ölçülmesi için üç temel test bulunmaktadır.

Birinci test ; marka anıldığı veya çağrıştırıldığı ürün veya hizmeti ayırt etmekte midir?

İkinci test ; markanın bir başkası için değeri var mı, diğer bir deyişle markanın şimdiki geçerli sahibi ya da kullanıcısının dışında 3. bir tarafın bu markaya ilgisi bulunmakta mıdır?

Üçüncü test ; bir başkası, üçüncü bir taraf veya lisans alan, markayı kullanmak, kiralamak veya satın almak için ödeme yapmaya istekli mi ? İlk ikisinin yanıtı olumlu ise üçüncü de olumludur.

Bu testlerin başarıyla geçilmesinden sonraki adım markanın akılcı biçimde parasal olarak nasıl değerlendirilebileceğidir. Yaygın olarak kullanılan yöntem

Pazar – kökenli yaklaşımdır. Burada muhtelif kıstaslar ele alınır.

a) benzer markalar için karşılaştırmalı satışları veya telif hakkı bedeli içeren ticari işlemleri tespit etmek gerekmektedir.
b) değerlendirmeye tabi tutulan – benzer ya da rakip markaların gücüyle göreceli olan – markanın özgül gücünü hesap etmektir.
c) karşılaştırmalı ticari işlerde elde edilen bulguları, marka için güçlerin özgül değerlendirmesi ile birleştirmektir.Burada markaya izafe edilebilen özgül bir telif hakkı değeri seçimi yapılır.
d) markanın yayılabilme potansiyelinin tespiti gerekir.
e) potansiyel genişleme alanlarına elverişli telif hakkı değerlerinin uygulanması.
f) markanın arta kalan yaşam süreci.
g) markaya izafe edilebilen  gelirlerin uygun büyüme oranlarının tesbiti.
h) elde ederken veya ona  sahip olurken katlanılan risk için uygun bir indirim oranı saptanmalıdır.

Değerlendirilmekte olan marka şemsiyesi altında, gerçekleşmiş ya da olası satışlara dayalı olarak, ve özgül bir güç analizi yapılmış olmakla, marka için oldukça kesin bir telif hakkı oranı belirlenebilir. Ardından bu telif hakkı oranı, marka altındaki cari satışlarla, markanın yayılması kapsamındaki tüm olası satışlara uygulanır. Bunun sonucunda, oluşan gelir ve nakit akışı ise kolaylıkla ölçülür. Bu gelire ilişkin uygun büyüme hızı yanı sıra, uygun marka ömrü ve ıskonto oranı belirlenmesi, markaya izafe edilebilecek gelecekteki kazançların bugünkü net değerinin hesaplanmasını sağlamaktadır.

Marka Değerleme Talep Formu

Barkod Nedir?

Barkod, kodlanabilir bilgilerin, bilgisayar ve benzeri cihazlar tarafından okunabilecek haldeki basit simgeleridir. Bir başka deyişle; alfanümerik karakterlerden ve rakamlardan oluşan birçok dik çizginin bir araya gelmesidir. Barkodda bulunan çizgiler ve boşluklar genişliklerinden ve onların varyasyonlarından gelen yansımalar hassas bir lazer ışığı kullanan bir Barkod okuyucu tarafından okunur. Okuyucu yansıyan ışığı bilgiye dönüştürür ve bu bilgiyi bir bilgisayara aktarır.

Barkod;bilgi dosyalarından ya da bilgi tabanlarından bilgiye ulaşmaya yarayan bir anahtar gibidir. Verinin otomatik ve hatasız olarak başka bir ortama aktarılmasını sağlar. Otomatik veri toplama işlemlerinde veri girişini sağladığı için bilgilerin kodla bir başka ortama bilgisayar ve okuyucu cihazlar tarafından okunmasını sağlar.

Soldan ilk üç rakam; her ülkenin kendine ait ülke kodunu veya simge kodunu verir.(Türkiye 869) Ülke kodu tüm dünyada geçerlidir, ikinci kısım olan 4 rakam; firma kodunu verir ve bu kod TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) bünyesinden alınır. Firma kodundan sonra gelen 5 haneli rakam; ürünün mamul kodudur. Son 4 rakam ise ürünün kontrol numarasıdır. Bu kod kendinden önce gelen kodların hatalı okunmasını engeller. Formülle hesaplanıp kontrol numarasını verir.

İnceleme

Yeni bitki türü için yapılan başvuru aşağıdaki aşamalardan geçmektedir: İnceleme yapılarak ıslahçı hakkı verilmesi için başvurusu yapılan çeşidin yeni sayılıp sayılmadığı, başvuru sahibinin, ıslahçı hakkı verilmesi talep edilen çeşit ile ilgili başvuru hakkına sahip olup olmadığı veya başvuruya yetkili olup olmadığı, çeşit için önerilen ismin uygun olup olmadığı kriterlerine göre incelenir. İsmin uygun bulunmaması halinde, durum başvuru sahibine bildirilerek bir aylık süre içinde yeni bir isim önermesi beklenir.

Yayın

İnceleme komisyonu başvuruda herhangi bir eksikliğin olmadığına karar verirse ıslahçı hakkı başvurusunu kabul ederek her başvuru dosyası için bir başvuru numarası verir. Başvuru dosyasının Genel Müdürlüğe verildiği tarihi başvuru tarihi olarak kesinleştirir. Başvurunun kütüğe kaydedilmesinden sonra 30 gün içinde Bitki Çeşitleri Bülteni’nde yayınlanmaktadır.

İtiraz

Başvurunun bültende ilân edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde, çeşidin yeni, farklı, yeknesak (Yeknesaklık: Çeşidin çoğaltımı esnasında, çoğaltma metoduna bağlı olarak beklenen varyasyonun dışındaki diğer özellikler yönünden bir örneklik göstermesini veya yeterince homojen olması) ve durulmuş (Durulmuşluk: Çeşidin, tekrarlanan üretimlerden sonra veya belirli çoğaltım dönemleri sonunda ilgili özellikleri değişmeksizin aynı kalmasını) olmadığı gerekçesiyle veya başvuru sahibinin hak sahibi olmadığı veya çeşit için önerilen ismin uygun olmadığı gerekçesiyle itiraz edilebilir. Başvuruya itiraz edenler, itirazlarında öne sürdükleri gerekçelerin bilgi ve belgelerini Genel Müdürlüğe itirazlarıyla birlikte vermek zorundadır.

Başvuruya gelen itiraz dosyası ekleri ile birlikte bir kurul tarafından incelenir. Gelen itiraz başvuru sahibine bildirilir. Genel Müdürlük, başvuru sahibinin itiraz karşısında başvuruyu devam ettirip ettirmeyeceğini ya da başvuru şartlarında değişiklik yapıp yapmayacağını bildirmesi için üç aylık süre tanır. Başvuru sahibi başvurusunu devam ettireceğini ya da gerekli değişiklikleri yaparak başvuruya devam edeceğini bildirmesi halinde her iki durum da itiraz sahibine bildirilir. İtiraz sahibi itiraz konularını değiştirmeden itiraza devam edip etmeyeceğini 30 günlük süre içinde bildirmek zorundadır. Başvuruya itiraz eden, verilen otuz günlük süre içinde itirazından vazgeçmeyeceğini bildirirse:

a) İtiraz; çeşidin, bitki türünün yeni olmadığı, başvuru sahibinin hak sahibi olmadığı veya çeşit için önerilen ismin uygun olmadığı iddiasına dayanıyorsa, Genel Müdürlük, itiraz edilen konularla ilgili inceleme başlatır.

b) Başvuruya itiraz, çeşidin farklı, yeknesak ve durulmuş olmadığı iddiasına dayanıyorsa, kuruluş bu konulardaki itirazlarla ilgili incelemeyi çeşidin teknik bakımdan incelenmesi sırasında yapar.

c) Başvuru sahibinin gerçek hak sahibi olmadığı iddiasına dayanıyorsa; itirazın Genel Müdürlük tarafından incelenmesi sonucunda, başvuru sahibinin gerçek hak sahibi olmadığı kanısına varılırsa; Genel Müdürlük itirazı kabul ederek itirazın kabulüne ilişkin kararı başvuru sahibine ve itiraz edene tebliğ eder.

Teknik Bakımdan İnceleme

Çeşidin teknik incelemeye alınmasının uygun görülmesinden sonra, çeşidin belirtilen botanik sınıfa ait olduğunun teyit edilmesi, çeşidin farklı, yeknesak ve durulmuş olduğunun tespit edilmesi işlemleri yapılır. İncelemenin uygulama şartları kuruluşça belirlenir ve inceleme kuruluşun gözetimi altında yapılır. Teknik inceleme için gerekli olan FYD testleri ve diğer testler UPOV Sözleşmesine taraf ülkelerden birisinde o ülkenin yetkili kuruluşu tarafından yapılmış ise test sonuçlarının Bakanlığa verilmesi kaydıyla, teknik inceleme bu testlerin sonuçlarına dayandırılabilir. Ancak, bu testler Türkiye ile aynı veya benzer tarımsal iklim şartlarına sahip ülkelerde yapılmış olmalıdır.

Başvuru sahibi belirtilen miktarda test materyalini başvurunun bültende yayımlanmasından sonra en çok otuz gün içinde teknik incelemeyi Genel Müdürlük adına yapan kuruluşa teslim eder. Test materyallerinin miktarları Bakanlıkça belirlenir. Çeşide ait numuneden alınan test materyali, FYD testlerinde kullanılmak üzere ayrılır, geriye kalan test materyali şahit numune olarak saklanır.

Teknik incelemeyi Genel Müdürlük adına yapan kuruluş, çeşide ait özelliklerin belirlenmesinin yeterli olduğu kanısına varırsa, farklılık, yeknesaklık, durulmuşluk hususlarının tespitini içeren bir inceleme raporu ile FYD test sonuçlarına göre hazırlanan çeşide ait özellik belgesini Genel Müdürlüğe gönderir.

Islahçı Hakkının Tescili ve İtiraz

Teknik inceleme sonrasında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü nezdinde oluşturulan tescil komitesinin oylaması sonucunda tescil belgesi verilmesi kesinleşir. Tescil komitesi inceleme raporunu yeterli bulmazsa başvuru sahibine bilgi verir ve tamamlayıcı incelemeleri Bakanlık kendisi yapar veya yaptırır. Ret veya kabul kararı alınıncaya kadar yapılan tamamlayıcı incelemeler teknik incelemelerin bir devamı olarak kabul edilir.

Yeterli oyun çıkması halinde isim verilir ve bu isimle çeşidin ıslahçı hakkını tescil ederek kütüğe kaydeder ve ilân edilmek üzere bültende yayımlanır.

Tescilin İlânı

Korunan çeşitle ilgili ıslahçı hakkının tescili, tescil tarihinden itibaren otuz gün içinde bültende ilân edilir.

Tescile İtiraz

Islahçı hakkı tescilinin bültende ilân edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde, üçüncü kişiler tarafından, tescil işlemlerde eksiklikler yapıldığı gerekçesiyle itirazda bulunulabilir. Genel Müdürlük, ıslahçı hakkının tescili ile ilgili olarak yapılan itiraz dilekçesi ve eklerinin bir örneğini hak sahibine ve Islahçı Hakkı Tescil Komitesine göndererek, hak sahibinin itiraz ve gerekçeleri hakkındaki görüşlerini otuz gün içinde gerekçeleriyle birlikte yazılı olarak bildirmesini ister. Islahçı Hakkı Tescil Komitesi, itiraz edenin dilekçesini ve ekinde yer alan bilgi ve belgeleri inceleme sonucunda, ıslahçı hakkının verilmesi ile ilgili olarak işlemlerin yerine getirilmediği veya bu işlemlerin herhangi birinde önemli bir eksiklik yapıldığı kanısına varırsa, konu ile ilgili raporu Genel Müdürlüğe gönderir. Genel Müdürlük, Islahçı Hakkı Tescil Komitesinin görüşleri doğrultusunda ıslahçı hakkı tescili ile ilgili işlemin geçersizliğine ve eksikliğin yapıldığı safhaya kadar geriye dönülerek işlemlerin yeniden yapılmasına karar verir. Genel Müdürlük, inceleme sonucunda itirazı uygun bulmadığı takdirde, ıslahçı hakkı tescili ile ilgili yapılan itirazı reddederek durumu itiraz edene ve hak sahibine bildirir.

« Previous Entries