AMY&PINK

AND THEIR DANCING AND THEIR LAUGHING.

 
RSS Feed

Have we lost freedom?

İnternet devi Google, cep telefonları için geliştirdiği yeni bir uygulama ile dilleri birbirine çevirecek ve kullanıcılar farklı dillerde konuşsalar dahi birbirini anlayabilecek.

Farklı dillerdeki metinleri çeviren Google Translate, şimdi de sesli çeviri yapacak. Cep telefonlarına ücretsiz olarak yüklenebilecek olan bu uygulama sayesinde kullanıcılar kendi dillerinde konuşurken, karşıdaki kullanıcı başka bir dilde konuşsa dahi bu konuşmayı kendi dilinde dinleyebilecek.

UYGULAMA NASIL ÇALIŞIYOR

Örneğin A isimli kullanıcı İngilizce dilinde konuşuyor. Kullanıcı konuşmasını yaptıktan sonra bu ses kaydı Google sunucularına iletiliyor ve burada İspanyolca’ya çevriliyor. B isimli kullanıcı ise İngilizce bilmese dahi İspanyolca kaydı dinlediğinden sorun yaşanmıyor ve görüşme bu şekilde sağlanabiliyor.

Henüz “alpha” sürümünde olan (yani test aşamasında) uygulama sadce İspanyolca ve İngilizce dilleri arasında çeviri yapabiliyor. İlerleyen aylarda uygulamanın dil desteğinin de artacağı sanılıyor.

Google 5 yıl önce neyin patentini için başvuruda bulundu? İşte Google’ın peşinden koştuğu patent.

Google’ın ana sayfası, internet üzerinde belki de en çok tanınan tasarıma sahip. Son derece basit ve sade olan bu tasarım Google tarafından kullanılmaya başladıktan sonra internet tasarımı konusunda bir çığır açtığı bile söylenebilir.
Pek çok tasarımcı Google’ın bu sadeliğinden ilham alıp, benzer basit ve sade görünümlü internet siteleri hazırladılar. Fakat Google aslında son 4 yıldır kendi tasarımını korumak için bir mücadele veriyor.
İlk bakışta çok da uğraşılmış bir tasarım gibi görünmüyor olsa da Google 2004 yılında yaptığı başvuru ile aslında ince hesaplarla oluşturulmuş olan bu tasarımı koruma altına almak istemiş. Patentte Google logosu ve altındaki arama kutusu açıkça belirtilmiş. Altında ise iki adet buton ve en altta ise açıklama metni bölümü yer alıyor. Ve 5 yıllık bir süreç sonunda nihayet Google istediği patente kavuştu.
Bundan sonra Google’ın ana sayfasına benzer sayfalar üretmek isteyenler karşılarında Google’ın avukatlarını bulacaklar.
Kaynak: www.hurriyet.com.tr

patents.com düşündüğünüz şeyin daha önceden patentli olup olmadığını öğrenmenize yardımcı oluyor.

aslında bu iş için google patents ya da u.s patent and trademark office sitesini de kullanabilirsiniz. ama patents.com çok daha hızlı ve kolay bir arama sunuyor. sitede ayrıca eğer patentin kendinize ait olduğunu düşünüyorsanız itiraz edebiliyorsunuz.

Patentler alındıkları ülkeler için hak sahipliği oluşturur. Türkiye’de alınmış bir tasarım, sadece Türkiye içinde sahibine hak tanımaktadır. Bu sebeple ticaret yapılması hedeflenen ülkeler için de başvurular yapılarak koruma talep edilmelidir. Bir tasarım tescil başvurusunun yurtdışı ülkelere de açılması için süre ilk başvuru tarihinden itibaren 6 ay ile sınırlandırıldığı için bu sürenin aşılması halinde yurtdışı tesciller yapılamamaktadır. 6 ayla sınırlı olan bu öncelik hakkına Rüçhan Hakkı denir.

Patent başvurusunda bulunmadan önce, patent araştırması yapılması, buluş konusunun daha önce dünyanın herhangi bir yerinde patent koruması alıp almadığı hakkında bilgi sahibi olunmasını sağlar. Böylece, daha önceden geliştirilmiş bir buluş için başvuru yapılmasının, muhtemel zaman ve finans kaybının önüne geçilmiş olur. Ayrıca patent araştırması ile sektörünüzdeki yeni patentlere erişim sağlayarak dünyadaki son teknolojiyi ve rakiplerinizi takip etme imkanı da bulunmaktadır.
EPOQUE
Online İşlemler Türk Patent Enstitüsü veritabanında kayıtlı marka, patent ve tasarımlar için
EP-Espacenet Avrupa Patent Ofisi’nin patent araştırma hizmeti
TR-Espacenet TPE’nin yayınlanmış başvuruları üzerinden espacenet yardımı ile Türkçe araştırma yapma imkanı.
WIPO WIPO’nun patent araştırma sitesi.
USPTO ABD’nin patent araştırma sitesi.

Faydalı modellerde yayından sonra faydalı modelin tesciline karar verilir. İncelemesiz patent sisteminde araştırma raporunun olumlu çıkması halinde başvuru sahibinin isteği üzerine inceleme yapılmaz ve incelemesiz patent verilmesine karar verilir. İncelemeli patentlerde araştırma ve inceleme raporlarının olumlu çıkması halinde incelemeli patent verilmesine kara verilir.

Günümüzde firmaların yaratıcı çabaları onları rekabet maratonunda dereceye taşıyacak yegane varlıklarıdır. Fiyat rekabetinin giderek işlerliğini yitirmesi ve tüketici beğenilerinin standardının yükselmesi firmaları yeni katma değer arayışlarına yöneltmiştir. Yenilikçi tasarımlar yaratmak bu sürecin en rasyonel ve benimsenecek yoludur. Bu sayede yaratılan katma değer bir farklılık unsuru olarak korunabilmektedir. Tasarlamak dışında, firmaların stratejik eylemleri doğrultusunda kullanım alanlarının çerçevesini çok iyi belirlemeleri gerekmektedir. Çünkü kullanım alanı çerçevesi, yaratılan tasarımın artı değer olarak dönüşü ve etkisizleşerek yitip gitmesi arasındaki çok ince dengeyi kuran en belirleyici faktördür. Tasarlanan ürün yeni olsa bile korunmadığı sürece hemen taklit edilecek, yaratılan ürün farklı olmaktan çıkacak ve yaratıcısına artı değer katmaktan yoksun kalacaktır. Bu sebeple tasarımların mutlaka tescil ettirilerek üçüncü şahısların izinsiz kullanımına karşı korunması gerekmektedir. Koruma ancak yurt içi ve yurt dışında tasarım tescili ile sağlanabilir ve yarattığınız değer tüm getirileri ile birlikte tamamen sizin olur.
Tam koruma sağlanabilmesi için, tasarım tescili yurt içi ve yurt dışı kulvarlarda gerçekleştirmelidir. Ne yazık ki henüz bu amaca hizmet edecek, tüm dünyada geçerli ortak bir tasarım tescil sistemi bulunmamaktadır. Ancak pek çok farklı şekilde yurt dışında tasarımlar için tescil elde edilebilmektedir. Bunlardan ilki ülkesel bazda tasarım tescilidir. Yurt dışında ülkesel tasarım tescilleri, sadece tescil ettirilen ülkelerde geçerli olup, diğer ülkeler için bağlayıcı nitelikte değildir. Yani tasarım hangi ülkelerde kullanılacaksa, o ülkelerde tasarım tescili elde etmek için başvuru yapılmalıdır. Böyle bakıldığında biraz meşakkatli görünen yurt dışı tasarım tescilleri, çeşitli uluslar arası anlaşmalarla büyük ölçüde pratiklik kazanmıştır. Özellikle Topluluk Tasarım Tescil Sistemi (OHIM) ile 25 birlik ülkesinde tek bir başvuruyla aynı anda tescil elde edilebilmekte, tasarım bu ülkelerin tümünde tescil süresince korunabilmektedir. Uluslar arası alanda önemli kolaylıklar getiren bir başka anlaşma ise La Hey Anlaşmasıdır. Türkiye La Hey Anlaşmasının Cenevre metnine üye olmuş, ve anlaşma hükümleri 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren ülkemiz için de geçerli olmaya başlamıştır. Buna göre ülkemizden, Cenevre metnine üye ülkelerin içinden istenen ülkelere endüstriyel tasarım başvurusu yapılabilmektedir. La Hey kapsamındaki başvurular hem uluslar arası büroya hem de mevzuatları elverdiği ölçüde ulusal patent ofislerine yapılabilmektedir. Bu doğrultuda Türk Patent Enstitüsü La Hey müracaatlarını kabul etmektedir. Yurt dışında toplu tasarım tescil sistemleri olan Topluluk Tasarım Tescil Sistemi ve La Hey Anlaşması yurt dışında hem tescil işlemlerini basitleştirmekte hem de maliyetlerini düşürmektedir.
Türk sanayicilerin yurt dışında güvenle iş ilişkileri oluşturabilmeleri için çalışacakları ülkelerde mutlaka tasarımları için tescil almalıdırlar. Aksi halde özellikle gümrüklerde büyük sorunlarla karşılaşabilirler. Topluk Tasarım Tescili ve La Hey Sistemi yurt dışında tasarım tescili elde etmek için işlemleri son derece kolaylaştıran, pratik ve hızlı çözüm sunan, ülkesel başvurulara kıyasla düşük maliyetli ve kapsamlarının genişliğinden dolayı son derece etkili birer tasarım tescil sistemidir. Ülkemizin bu sistemlere dahil olması Türk sanayicileri için eşsiz bir fırsattır.
Türk sanayicileri sınai haklar konusunda giderek daha da bilinçlenmektedir. Özellikle yurt dışında oluşturacakları iş ilişkileri doğrultusunda tasarımlarını nasıl koruyacaklarının etüdünü olabildiğince erken yapıp tasarım koruması elde ederek yurt dışında güvenle ve korkusunca faaliyet göstermektedirler. Firmalar, Destek Patent’in neredeyse tüm hizmetlerinden yararlanmak suretiyle,  yurt içinde ve dünyada tasarımları için son derece sağlam bir koruma elde etme yolunda kararlı ve sağlam adımlarla ilerlemektedir. Bu yolda atılan her adım aynı zamanda sağlam bir yatırım olduğu için firmalar bu kadar kararlı davranmaktadır. Yurt dışında tasarımları için nasıl bir koruma istedikleri firmaların kendi stratejilerine bağlı olup, istenilen ülkelere ayrı ayrı tasarım müracaatı, tüm AB ülkelerinde toptan olarak koruma elde etmek için OHIM ya da üye ülkelerden istediklerini tercih ederek La Hey kapsamında tasarım tescil başvurusu yapılabilmektedir.
Yaratılan tasarımı başkalarıyla paylaşmak zorunda kalmamak, rakiplere bir hediye sunar gibi tasarımı teslim etmemek ve en önemlisi emeğin karşılığı alınmak isteniyorsa tasarımlar mutlaka tescil ettirilerek korunmalıdır. Tasarımınız başkalarıyla paylaşamayacağınız kadar değerliyse mutlaka tescil ile koruma altına alın.

Aylin ŞENER - Tasarım Danışmanı

EHL-İ VUKUF – BİLİRKİŞİ

Bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür. Patent sisteminin ise birbiriyle bağlı 5 halkası mevcuttur.

1) Ulusal Patent Ofisi
2) Patent Kanunu
3) İhtisas Mahkemeleri
4) Patent Vekilleri
5) Bilirkişiler.

Bu kurumların her birinin paralel gelişmesi gerekir ki patent sistemi sağlıklı bir şekilde işleyebilsin. Bu kurumlardan herhangi birinin geride kalması patent sisteminin aksamasına, dolayısıyla Türk Ekonomisine zarar verir.

Bu yazımızın konusu 5 madde olan bilirkişilik müessesesi ile ilgilidir.

Bilirkişi; kısaca “bilgisinden yararlanılan kişi” olarak tanımlanabilir. Özellikle özel bilgi ve teknik uzman yorumu gerektiren konularda, konusuna hakim kişiler olarak ortaya çıkarlar. Hukuk sistemimizde hâkimin karar vermesine yardımcı olmak için,  yazılı görüş verirler.  Bilirkişilerin konu ile ilgili raporları dikkate alınarak hâkim tarafından dava sonuçlandırılmaya çalışılır.

Bir çok davanın doğru sonuçlanması için, bilirkişinin adından da anlaşılabileceği gibi genelden özele geçiş yapmış, derin bir bilgiye sahip olması gerekir ki; adlî yanılgılar yaşanmasın. Bu sebeple mahkemeler tarafından tayin edilen bilir kişinin raporunun doğruluğu isabetli karar verilmesini sağlayacaktır. Buda hukuka olan güveni artıracaktır.

Patent haklarının Korunması ile ilgili davalarda (551 sayılı KHK) bazen tayin edilen bilirkişilerin “Patent Vekili” dâhi olmamaları hakikaten üzücü bir durumdur. Bir Patent davasında yorum yapacak, istemleri, başka bir ifadeyle kişinin neye patent aldığını neye patent almadığını yorumlayacak, ihlâlin var olup olmadığını belirleyecek kişinin, patent konusu hakkında bilgisi olmaz ise hazırlayacağı rapor ne kadar gerçeği, doğruyu yansıtabilir veya bilirkişi raporu diye sunulabilir.  Tarifname nedir, istem nedir, istem çeşitleri nelerdir, tecavüzün varlığında neler aranır, koruma kapsamını ne belirler, gibi başlıkları hayatlarında ilk kez duymuş veya duymamış kişilerin patentler konusunda sundukları görüşlerin bilirkişi rtaporu olarak yorumlandığı ve karar verildiği gözlenmektedir. Bu bilgiler uzun yıllar bu konu ile ilgili faaliyet göstermiş resmi veya özel kuruluşlarda görevli uzmanlar tarafından veya bu işlere çok meraklı olan kişiler tarafından bilinebilir. Kaldı ki bu kişiler bile bazı durumlarda zorlanabilirler.

Patent kanunları ile ilgili açılan davaların genel seyri incelendiğinde hemen hemen her  dosyada bilirkişi raporuna itirazın gerçekleştiği görülecektir. Bu durum yukarıda ortaya koyduğumuz iddiayı doğrulamaktadır. Patent konusunda bilgisi olmayan, patent kavramlarından uzak olan, sadece kendi meslek bilgisi (elektronik, makine, gıda, tekstil vb) bilgili bir uzman veya mühendisin tecavüzün tesbitinde neler arayacağını bilmemesi, konuda uzman olduğu halde yanlış rapor düzenlemesine sebep olacaktır. Hukuk boyutunda yapılacak her hata sistemin sorgulanmasına sebep olacaktır. Bir çok sanayicimiz tarafından da sorgulandığı değişik seminer ve toplantılarda izlenmektedir. Hâlâ belirli bir eğitim formasyonunu tamamlayan veya akademik kariyere sahip kişilerin patent sistemine inanmadıklarını bunun bir kapitalist düzen içerisinde insanları sömürü aracı olduğunu düşünen ve söyleyen kişiler mevcuttur. Evet, patent sistemlerinde tartışmalı olan ilaçta patent gibi konular mevcuttur, fakat burada tartışmanın olması doğaldır çünkü ilaca ulaşılamadığında insanlar ölmektedir. İlaç konusunda yaşanan tartışmaları günlük mutfakta kullanılan bir cihazla eşdeğer tutmak hata olacaktır.

Bu noktada hata yapmamak için asırlık tecrübesi olan özellikle Amerikan ve Avrupa hukuku ile bunların bilirkişilik müessesesinin detaylı bir şekilde incelenmelidir. Var ise buradaki hataların giderilerek, filtrelenen sistemin ülkemizde uygulanması sanayicinin bu sistemden olan yakınmalarını ortadan kaldıracaktır. Sisteme güvenmesini ve sistemi sahiplenmesini sağlayacaktır.

Patent davalarında düzenlenen bir bilir kişi raporunda “gözde kulakta ve telaffuzda bıraktığı izlenim” ifadesini şahsen ben kendim yakın zamanda okumuş idim. Bir patent üzerinde “gözde, kulakta ve telaffuzda bıraktığı izlenim”den neyin kasdedildiğini anlayamadım. Gerçektende patent “gözde kulakta ve telaffuzda bıraktığı izlenim” ile uzaktan yakından ilgilenmez. En basit haliyle patentin istemler kısmı incelenerek buradaki unsurların tümünün veya eşleniklerinin (benzerinin) taklit eden ürün üzerinde varlığını araştırır. Var ise tecavüzden söz edilebilir, yok ise tecavüzden söz edilemez.

İstemlere bu şekilde 551 sayılı KHK’nin tanımladığı gibi bakmamanız durumunda her zaman problemler yaşanacaktır. Ve yaşanmaktadır. Bir çok kişi sırf bu sebeple mağdur olmaktadır.

Şu anda gündemde olan “Patent ve Marka vekillerinin” denetim ve değerlendirme altına alınması için bir tasarının düzenlenmesidir. Bu tasarıda vekilin müvekkili adına  işlem yapabilmesi için avukatlık mesleğine benzer şekilde belirli bir süre (1-2 yıl) staj yapması öngörülmektedir.  Aynı durumun patent davalarındaki bilirkişilik yapacak kişilerden de istenmesi yerinde olacaktır. Veya faal olarak patent vekilliği yapan kişiler bilir kişilik yapmalıdır.

Patent kanunun çıkarılma amacı “buluş yapma faaliyetini özendirmek, buluşların sanayiye uygulanması ile teknik, ekonomik, ve sosyal ilerlemenin gerçekleşmesini sağlamaktır.”

Bir kişi veya kuruluş buluşu gerçekleştirdikten sonra bunu kamuyla paylaşması karşılığında kendisine patent, başka bir ifadeyle ticari olarak kullanım tekeli veriliyor. Bu tekel hakkını elde edebilmesi için, belirli bir sürece ihtiyaç vardır bu süreç en hızlı haliyle 2-2,5 yıl olabilmekte bazen sürecin uzunluğu 4 yıla kadar çıkabilmektedir. Bu süreç içerisinde ortaya çıkan maliyetler bir gün dahi geçirilmeden karşılanmalıdır ki patentin devamlılığı ile ilgili bir problem yaşanmasın. Tüm bu maliyet ve süreçlerden sonra hukuk aşamasında hatalı bir bilirkişi raporu düzenlenmesi durumunda patent kanunun çıkarılış amacından sapma olması doğaldır.

Aksi halde herşeyde olduğu gibi buluş sayısının yansımasında da kayıtdışılık ortaya çıkacaktır. Kişiler bir çok buluş yapacak, bu buluşlar için bir başvuru yapılmayacak kayıtlara geçmeyecek, sadece kendileri bilecek ve kendi kafalarında olan bilgi olarak onlarla birlikte yok olup gidecektir.

Amaç ekonomik, ve sosyal ilerlemenin sağlanarak insanların mutluluğu ise, bu mutluluğu patent kavramının her aşamasında (başvuru, belgelendirme, belgelendirme sonrası vs.) insanlara tattırmalıyız.

Bilirkişilik müessesesinin şu anda nasıl işlediğini bilirkişilik yapan bir kişiden dinlemeniz ülkemizin daha ne kadar çok yapacak işinin olduğunu gözler önüne serecektir.

Hakan ÖZCAN-Marka ve Patent Vekili

Dünyanın önde gelen internet arama motoru Google, kullanıcılarına ücretsiz patent araştırma imkanı sağlamaya başladı. Patent numarası, patent başlığı, başvuru sahibi, buluş sahibi, U.S. patent sınıfları, Uluslararası patent sınıfları (IPC), yayın tarihi ve başvuru tarihi gibi bilgilerden yararlanılarak, aranılan patentlerin detayına ulaşılabilmekte. Yapılan patent araştırması, şu aşamada yalnızca Amerika’da yapılmış patent başvuruları ile sınırlı kalmaktadır. Ancak Google firmasının sunduğu bu patent araştırma hizmetinin zaman içerisinde, diğer bölgesel patent sistemlerini (EPC vb.) ve teknolojik açıdan gelişmişlik düzeyi yüksek ülkelerde (Japonya, Kore vb.) yapılan patent başvurularını da kapsayacağı düşünülmekteyim. Read the rest of this entry »