AMY&PINK

AND THEIR DANCING AND THEIR LAUGHING.

 
RSS Feed

Have we lost freedom?

Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, 5846 sayılı FSEK’ e dayanarak, mahkemeden aşağıdaki istemlerde bulunabilir;

A) Hukuk Davaları

*
Tecavüzün ref’i (giderimi) davası
*
Tecavüzün meni(önlenmesi) davası
*
Maddi ve manevi tazminat davası

B) Ceza Davaları

Eser sahibi maddi ve manevi haklarına tecavüz yapılması durumunda cezai işlem de talep edebilmektedir.

*
Manevi Haklara Tecavüz Halinde Cezalar;

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na aykırı olarak kasten hareket edenler hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis veya 50 bin YTL’den 150 bin YTL’ye kadar para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine beraber hüküm verilir.

*
Maddi Haklara Tecavüz Halinde Cezalar;

1.A) Aralarında bir sözleşme yapılmış olmasına rağmen, sözleşmenin hükümlerine aykırı olarak bir eser veya işlenmenin kendi tarafından çoğaltılmış nüshalarını satan veya dağıtan kişiler hakkında, üç aydan iki yıla kadar hapis veya 10 bin YTL’ den 50 bin YTL’ ye kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden hükmolunur.

1.B) Hak sahibinin izni olmadan bir eseri ve çoğaltılmış nüshalarını, FSEK 81. maddesinin 7. fıkrasında sayılan yerlerde satan kişiler hakkında; 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya 50 binYTL’den 50 bin YTL’ye kadar para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden hüküm verilir.

2.) Hak sahibinin izni olmaksızın; bir eseri herhangi bir şekilde işleyen, çoğaltan, yayan; bir eserin nüshalarını yasal veya yasal olmayan yollardan ülkeye sokan ve her ne şekilde olursa olsun ticaret konusu yapan, bir eseri topluma açık yerlerde gösteren veya temsil eden, bu gösterimi düzenleyen ve ya dijital iletim de dahil olmak üzere her nevi işaret, ses ve/veya görüntü iletimine yarayan araçlarla yayan veya yayımına aracılık eden kişiler hakkında; 2 yıldan 4 yıla kadar hapis veya 50 bin YTL’den 150 bin YTL’ye kadar para cezasına veya her ikisine birden hüküm verilir.

Fikir ürünleri toplumun sermayesidir. Fikri üretim, diğer üretimlerin lokomotifi gibidir. Ülkelerin ekonomik, kültürel ve sosyal açılardan gelişmesi fikir üretimine bağlıdır.

Uzun vadede değişik alanlarda değer üreten toplumlar ayakta kalabilir. Tüketen toplumlar ise üreten toplumların tutsağı haline gelir.

Gelişmiş ülkeler için sanayi devri bitmiş ve bilgi devri başlamıştır. Bugün üretim, esas olarak bilgiye dayanmaktadır. Bilginin değerinin anlaşılmasıyla bilgi üretimi hızla artmış buna paralel olarak ta fikri mülkiyet korumasının önemi artmıştır. Gelişmiş ülkelerin bilim ve teknoloji gelişimine son derece önem vermesi ve etkin yapıda fikri mülkiyet sistemi kurması, geri kalmış ülkelerle arasındaki farkı oluşturmaktadır. .

Fikir ve sanat eserlerinin ticari getirisinin hızla artması bu alanı karlı bir sektör haline getirmiştir. Artık müzik, sinema, edebiyat ve bilgisayar programları üreticiliği milyar dolarlık dev endüstrilere dönüşmüşlerdir. Bunlara örnek olarak Google ve Microsoft un sahipleri çok kısa bir sürede dünyanın en zengin kişilerine dönüşmüştür, sermayeleri ise bilgidir.

Sektörün talebinin yükselmesi, kar marjını yükseltmiştir. Bu durum taklitçiliği ortaya çıkarmış, fikri mülkiyet haklarına tecavüz artmıştır. Fikri haklarını yeterince koruyamayanlar ise çok büyük miktarlarda mali kayıplar yaşamaktadırlar. Gelişmiş ülkeler bu durumu engellemek için fikri mülkiyete konu buluşları, özgün tasarımları, markaları, yazılımları, sinema ve müzik eserlerini, ilim ve edebiyat eserlerini uluslararası boyutta korunma için uluslararası anlaşmalar oluşturmuştur.

Fikri mülkiyetin yeterince korunmaması yenilikçiliğin ve gelişimin hızını keser. Bu durum uluslararası rekabette geri kalınmasına yol açar. Fikri mülkiyet hukukunun amacı, fikri üretimi özendirmek ve bunun sonucunda da ekonomik, sosyal ve kültürel ilerlemeyi sağlamaktır. Araştırma –geliştirme yatırımını teşvik, yabancı sermayeyi çekmek, yenicilikçiliği özendirmek için etkin bir fikri mülkiyet koruması şarttır.

Fikri mülkiyet hakları ülkesel olarak korunmaktadır. Ülkesellik ilkesine göre, bir fikri mülkiyet hakkı, hangi ülkede korunması isteniyorsa o ülkenin mevzuatı çerçevesinde ve sadece o ülkenin sınırları içinde korunur

Maddi mülkiyetten farklı olarak, fikri mülkiyet hakları süreye tabidir. Türkiye’de ilim ve edebiyat eserleri, güzel sanat eserleri, müzik, sinema, kural olarak kamuya sunumdan itibaren eseri meydana getirenin yaşam boyu ve vefatından sonrada 70 yıl süreyle korunmaktadır. İncelemeli patentler 20, incelemesiz patentler 7 yıl, faydalı modeller 10 yıl, tasarımlar 5 yıllık yenilemelerle 25 yıl, markalar ise 10’ar yıllık yenilemelerle istenildiği kadar korunabilmektedir.

Yurtdışında korunmak istenen tasarımların bireysel ülke başvuruları da mümkün olup, arzu edilen ülkelerdeki partnerlerimiz aracılığıyla resmi patent ofislerine başvuruları ve bunların takipleri yapılmaktadır. Her ülkenin tasarım mevzuatında, uygulamalarında ve ücretlerinde farklılıklar olmaktadır.

Bu tip başvuruların başarılı takibi ve sonuçlandırılması, uluslararası tesciller konusunda deneyim ve özel uzmanlık gerektirmektedir.