‘Organik Atila’ koca bir sektör yarattı
Eylül 28, 2008 · Bilgiyi yazdırın...
Organik gıda ile beslenme, Türkiye’de de yasalar ve yönetmeliklerle korunan koca bir sektöre dönüştü. Bu başarının ilk harcını ise Rapunzel Organik Tarım şirketinin sahibi Atilla Ertem attı.
Türkiye’de 1986 yılında 11 üretici ve 1 ürünle başlayan organik gıda üretimi, bugün 12 bin üreticiyi ve 300 ürün çeşidini kapsayan dev bir sektör konumunda. Organik gıda üretiminin bir sektöre dönüşmesinin mimarı olan Atila Ertem, Rapunzel Organik Tarım Ürünleri şirketinin sahibi.
Rapunzel’in yolculuğu kuruluşundan 6 yıl öncesinden başlıyor. 1980′li yıllardaki dışa açılma politikasının getirdiği heyecanla, gerek Türk, gerekse yabancı işadamları 4 mevsimin yaşandığı bereketli Anadolu topraklarına taşıyabilecekleri yeni sektörleri araştırmaya girişiyor.
O yıllarda devlet memuru olarak görev yapan Ziraat Mühendisi Atila Ertem, tesadüfen 1975 yılından bu yana Almanya’da faaliyet gösteren Rapunzel Organik’in kurucularından Josehp Wilhelm’la tanışıyor. 1985 yılında Türkiye’ye organik ürün almaya gelen Wilhelm, ihracatçılar da dahil, organik ürün konusunda bilgisi olan kimseyi bulamıyor. İhracatçılar, 3 ayda bir enstitüye gelen dergilerle organik ürünler hakkında az da olsa bilgi sahibi olan Atilla Ertem’e müracaat ediyor. Yabancı bir dergide okuduğu ‘organik şarapçılık’tan başka bir bilgisi olmayan Ertem’in Rapunzel macerası başlıyor…
ETO’ya yeni şube
Tüm Türkiye’yi gezerek, organik üretimi herkese anlatan Ertem, 1992 yılında Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği’ni kurmuş. Derneğin kurucu üyesi olmasına karşın ancak 15 yıl sonra derneğe başkan olabilen Ertem, derneğin bugüne kadar 3 bin kişiyi eğittiğini söylüyor. Önümüzdeki aylarda derneğin İzmir dışındaki ilk şubesi Adana’ya açılacak. Ertem, 2009′da ise aralarında Ankara’nın da bulunduğu 3 ilde daha şube açacaklarını belirtti. 15 yılda sağladıkları yapılanmayla organik üründen, organik sektöre geçişi sağladıklarını Ertem, tekstiliyle, mobilyasıyla, güzellik ve temizlik ürünleriyle dünyada organik sektörün yaşadığı gelişmelerin Türkiye’de de takip edildiğini belirterek, “Bu haliyle önümüzdeki 5 yıl içerisinde bizim ortaya koyduğumuz 1 milyar dolarlık araştırmalarla ortaya koyduğumuz hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz” diyor
KAYIT DIŞININ İLACI ORGANİK
Organik sektörün Türkiye’de yüzde 60′lere ulaşmış kayıtdışı oranlarını büyük ölçüde azaltacağını ifade eden Atila Ertem, gıdada kayıtdışı oranının yüzde 90′larda olduğunu vurguluyor ve şunları söylüyor: “Organik tarımda attığınız her adımı belgelere dayandırmak zorundasınız. Aksi takdirde kontrol mekanizmaları size ürünün organik olduğuna dair belgeyi vermez. Bu da her üreticinin kayıt altına girmesi demektir.” Organik sektörünün sağlık masraflarını da yarı yarıya azaltacağını öne süren Ertem, bağışıklık sistemi gelişmiş bir toplumun koruyucu hekimlik sistemine geçişinde, sektörün ön koşul olduğunu, sağlıklı bir toplum oluşturarak ülkeyi kalkındıracağını söylüyor.
5. SIRADAYDIK ARTIK 37′İNCİYİZ
Dünyada organik ürünler ticaretinin 46 milyar dolar civarında, Türkiye’de ise 150-200 milyon dolarlarda seyrettiğini aktaran Atila Ertem, “1990 yılında ben İspanya’daki bir organik tarım toplantısına gittiğimde dünyanın 5. büyük organik tarım üreticisi ülke olarak konuşmuştum. Bugün ise Türkiye 37. sıraya düştü. Kuzey Togo diye bir ülke bile Türkiye’nin önünde. Türkiye Organik üretiminin önemini kavrayamadı. Gelişmeyi yakalayamadı. Ama yeni gelişmelerle Türkiye’yi daha ilerilere taşıyacağız” değerlendirmesini yapıyor.
HER DOĞAL ÜRÜN ORGANİK DEĞİL
Dünyadaki ekolojik ürünlerle normal ürünler arasındaki fiyat farkı, Türkiye’de ortalamanın üzerinde. Bunun nedeni olarak iç piyasada tüketimin azlığını gösteren Atila Ertem, “Dünyada bir çok ülkede bu ürünlerde fiyat farkı yüzde 30-50. Türkiye’de ise bu yüzde 80-100 civarında. Fiyatların azalması, tüketimin çoğalmasından geçiyor.” diyor. Her doğal ürünün, organik ürün olmadığına dikkat çeken Ertem, yol kenarında kendi kendine yetişen bir bitkinin doğal ancak sağlıklı olmadığını hatırlatıyor. Ertem, katkı maddeleri konularak doğallıktan uzaklaşmasına karşın bazı ürünlerin raflarda ‘yüzde yüz naturel’ etiketiyle yer almasına da isyan ediyor.









Yorumlar
Türk Patent'e yorum yazmak istermisiniz?
You must be logged in to post a comment.