Yabancılara Çalışma İzni

Haziran 23, 2009

Yabancıların çalışma izinleri
YURTDIŞI BAŞVURU İLE ÇALIŞMA BAKANLIĞINA DOSYA TESLİMİ
4817 sayılı yabancıların çalışma izinleri Hakkında Kanunun 5 inci maddesi gereğince, süreli çalışma izni iş piyasasındaki durum, çalışma hayatındaki gelişmeler, istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjonktür değişiklikleri dikkate alınarak, yabancının ikamet izninin süresi ile hizmet akdinin veya işin süresine göre, belirli bir işyeri veya işletmede ve belirli bir meslekte çalışmak üzere en çok bir yıl geçerli olmak üzere verilmekte, bir yıllık kanuni çalışma süresinden sonra, aynı işyeri veya işletme ve aynı meslekte çalışmak üzere çalışma izninin süresi üç yıla kadar uzatılabilmektedir.

ÇALIŞMA İZNİ ALMAK İÇİN

UFUK TERZİ

0532 559 94 11

www.calisma-izni.com

FISTIK SAVAŞINI ANTEP KAZANDI

Haziran 22, 2009

Gaziantep Ticaret Odası (GTO) 1997′de Türk Patent Enstitüsü’nden (TPE) ”Siirt, kırmızı, uzun, halebi ve ohadi” olarak beş çeşitle, 2000 yılında da “Antep fıstığı” olarak coğrafi tescilini aldı.

Siirt bizim bir çeşidimiz

Daha sonra, Siirt Valiliği’nin başvurusu üzerine TPE’nin ”Siirt fıstığını” farklı bir ürün gibi tescil ettirmesi ise davalık oldu. GTO ve Antep Fıstığı Tanıtım Derneği, Siirt fıstığının tescilinin iptali için Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne dava açtı. Mahkeme, Siirt fıstığının tescilini iptal etti.

Siirt Valiliği ise tescil haklarını geri almak için Yargıtay’a başvuruyor. Antep Fıstığı Tanıtım Derneği Başkanı Zeki Yağcı ise fıstığın isminin tüm dünyada Antep fıstığı olduğunu savundu.

Kaynak:www.haber7.com

BİR FİKRİM VAR DİYENE 100 BİN LİRA SERMAYE

Haziran 22, 2009

Bakan Ergün, parlak zekâlı 100 girişimciyi karşılıksız 100′er bin lira sermaye ile destekleyeceklerini bildirdi. Kanamayı anında durduran ilaç ile ısınan ayakkabı da desteklendi.

Hükümet, krizle birlikte artan karşılıksız çekler, el yakan kredi kartı aidatlarına yönelik çalışmalara hız verdi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, karşılıksız çek nedeniyle hapis cezası alanlara “af” sinyali verirken, bu konuda adaleti sağlayacaklarını söyledi. Kredi maliyetlerini düşürmeye yönelik düzenlemeler yapacaklarını belirten Ergün, Tüketici Yasası’nda yapılacak değişiklikle kart aidatlarına 3 yıl sınırlaması, kredi çekene hayat sigortası getirileceğini belirtti. Ergün, Parlamento Muhabirleri Derneği üyeleriyle sohbet toplantısında, şu mesajları verdi:

100 GİRİŞİMCİYE 100 BİN LİRA: Çok parlak zekâlı 100 girişimciyi, sermaye desteği vererek destekliyoruz. Kişi başına, karşılıksız ve teminatsız 100 bin lira girişim sermayesi veriyoruz. 170 gencin projesi şu anda değerlendiriliyor. Bunlardan 100′u seçilecek. Bütçemizde buna 10 milyon lira ayrılmış para var.

KANAMALARI DURDURAN İLAÇ: SAN-TEZ projesi ile bilgi üretime dönüşüyor. Bu projeler patent almasından pazara çıkmasına kadar teşvik ediliyor. Örneğin “Dışsal kanamaları anında durduran ilaç” ve “Kış koşullarında kendi kendine ısınan ayakkabı” projelerini bu kapsamda destekledik. Bu ilaç Çin’de bile satılıyor.

VERGİ ORANLARI DEĞİŞEBİLİR: ÖTV ve KDV indirimi hem üretici hem tüketici açısından amacına ulaştı, piyasalar hareketlendi. Bu hareketlenme kendisini sürükleyebilir mi, yoksa bir süre daha mı desteğe ihtiyaç var? Yaptığımız bir kova su dökerek tulumbayı çalıştırmak. Otomotivde ÖTV yüzde 37′den yüzde 18′e indirildi. Amaca ulaşıldıysa bu uygulama kalkar ya da yüzde 18 yüzde 25′e çıkarılarak daha az destekle yola devam edilir.

HURDA İNDİRİMİ ÖNEMLİ: Hurda indirimi de sistemin bir parçası. Piyasaya yeni otomobillerin girmesi, eskilerin çekilmesi için önemli. Bu konuda da karar verilmesi gerekiyor. Otomotiv sektöründe bu yıl geçen 2008′in satış rakamları yakalanabilir.

KREDİ MALİYETLERİ AZALACAK: Tüketici Yasası’nda tüketiciyi korumaya yönelik yeni düzenlemeler yapıldı. Tüketicinin kredi maliyetleri azalacak. Krediden vazgeçilirse tüketici lehine düzenlemeler var.

TEŞVİKLE YENİ NESİL OTOMOBİL FABRİKASI YATIRIMLARI İSTİYORUZ

ÇEKTE TELEFON SUSMUYOR: Çek Yasa tasarısı Meclis Adalet Alt Komisyonu’nda. Hapiste olan kişilerin yakınlarından mağdur olduklarına dair telefon alıyoruz. ‘Maddi suçlara maddi ceza olsun’ yaklaşımı var. ‘Parayı ödeyeceğiz ama hapiste nasıl ödeyeceğiz’ diyorlar. Makul düşünce. Alacağını tahsil edemeyenler mutlaka cezaya çarptırılması gerektiğini ifade ediyorlar. Konjonktürü de dikkate almalıyız.

YABANCI YATIRIMCIYI DA ÇEKECEK: ABD’de bazı sektörlerin toparlanması zaman alacak. Oralardaki yatırımcı kendisine yeni adres arayacak. Teşvik paketini kasımda açıklasak bir şey ifade etmezdi.

OTOMOTİV FABRİKALARI KURULACAK: Otomotivde büyük yatırımlar destek görecek. Yeni yatırımlar bekliyoruz. Özellikle yeni nesil otomobil yatırımları yapılmasını istiyoruz. Bunu sağlayabilirsek iddialı hale geliriz. Bir firma Kocaeli’nde kendi arazisi üzerine ilave yatırım planlıyor. Önümüzdeki hafta görüşmek için bize gelecekler.

Kaynak:www.sabah.com.tr

BONUS MARKASI PAYLAŞILAMIYOR

Haziran 15, 2009

İngiltere’nin sembolü Barclays Bank, ‘Bonus’ markasıyla kredi kartı çıkarmaya kalktı, Garanti Bankası itiraz etti.


Türk bankalarının kredi kartlarında müşterilerine sundukları taksit ve hediye para gibi çeşitli özellikler dünya devi bankalara da esin kaynağı oluyor. Bazı bankalar Türk kredi kartlarının özelliklerini taklit ederken bazıları da programın yanı sıra adını bile kopyalıyor. Son olarak İngiltere’de dünyanın en büyük finans kurumlarından Barclys’in Garanti Bankası’mn kredi kartı programı olan Bonus Card çıkartmak için hazırlıklarını tamamladığı ancak son anda Garanti Bankası’mn engeline takıldığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, İngiliz Kraliyet ailesinin kurduğu bankacılık devi Garanti’yi aradılar
Barclays’in tescil başvurusu üzerine Garanti’ye haber verildi.
Barclys, Garanti Bankası ile arasında herhangi bir görüşme ya da ön anlaşma olmaksızın, Bonus Card adında bir kredi kartı programı için hazırlıklarını tamamladı ve markayı tescil etmek için İngiltere’nin marka tescil kurumuna başvurdu.

GARANTİ HIZLI DAVRANDI

Ancak Barclays hiç ummadığı bir cevapla karşılaştı. Çünkü Garanti daha önceden İngiltere’de Bonus Card markasını tescil ettirmek için ilgili kuruma başvuru yapmıştı. Barclasy’in Bonus başvurusu üzerine, İngiliz marka tescil kurumu Garanti ile temasa geçip durumu Garanti yetkililerine bildirdi.

İnceleme devam ediyor

ingiliz marka tescil kurumundan durumu öğrenen Garanti Bankası, Bonus Card’ın kendi markaları olduğunu ve bununla ilgili ingiltere’de de gerekli marka tescil başvurularını yaptıklarını belirterek duruma itiraz ettiler. Garanti Bankası’nın yaptığı itiraz üzerine inceleme başlatan ingiliz marka tescil kurumunun incelemesinin devam ettiği ve ibrenin Garanti Bankası’ndan yana olduğu öğrenildi. Garanti ile Barclays arasındaki Bonus kavgasının birkaç hafta içinde sonuçlanması bekleniyor.

Barclays Bonusu isteyen ilk banka değil

Garanti Bankası’nın Bonus Card’ın almak isteyen ilk banka Barclays değil. Daha önce de Yunanistan’da Alpha Bank ve italya’da Banca Intesa ‘Bonus’ ismi ile benzer kart programları çıkarmıştı. Ancak Garanti bu ülkelerde Bonus markasını daha önceden tescil ettirmediği için bu bankalara engel olamadı. Öte yandan Garantl’nln önümüzdeki dönemde benzer sorunlar yaşamamak Avrupa’nın bir çok ülkesinde ‘Bonus’ markasını tescil ettirmek için başvurular yaptığı öğrenildi.

Kaynak:www.haberturk.com

ROHS Nedir?

Haziran 6, 2009

ROHS Nedir?

RoHS: Restriction of the use of certain Hazardous Substances

(Sağlığa Zararlı Maddelerin Kullanımının Kısıtlanması)

RoHS, Avrupa Birliği tarafından dikte edilen; elektronik cihaz üretiminin çevreye zarar vermemesi için, sağlığa zararlı maddelerin elektrikli ve elektronik ürünlerdeki kullanım miktarlarını kısıtlayan kurallardır. Sağlığa zararlı maddelerin kısıtlanması hem kapasitör, transistör, entegre devre, konnektör, vb gibi elektronik malzeme üreticileri için, hem de bu ürünleri kullanarak baskılı devre, yarı mamul veya mamul ürün yapan üreticiler için geçerlidir. Bu kurallara uyması için firmalara Temmuz 2006 tarihine kadar mühlet tanınmıştır. Bu tarihten sonra da zararlı maddelerin kullanımına eski ürünlerin tamiri nedeniyle müsaade edilebilmekte, ancak yeni üretimlerde RoHS kurallarına uyulması istenmektedir. Birçok firma şimdiden üretimlerini bu kurallar çerçevesinde yapmak üzere değişikliklere başlamıştır. Dünyanın diğer bölgeleri de benzer tedbirleri kabul etmişlerdir. Bunlardan Japonya bu konudaki önlemleri ilk başlatan ülkedir. Avrupa Birliği Japonya’dan sonra gelmektedir. ABD ise Ocak 2007 tarihi itibariyle benzer uygulamaya geçmeyi hedeflemiş olarak üçüncü sıradadır. Asya ülkeleri ve bilhassa üretimin büyük çoğunluğunu yapan Çin’de bulunan ufak firmalar bu konuda yavaş davransa da, bu ülke yönetimleri RoHS kurallarına uyma konusunda kararlıdır.
Sağlığa zararlı maddeler nelerdir?

RoHS kuralları birçok kişi tarafından “kurşunsuz üretim” gibi algılansa da aslında sağlığa zararlı maddeler sadece kurşundan ibaret değildir. RoHS kapsamında kullanımı yasaklanan 6 madde ve müsaade edilen maksimum miktarlar şunlardır:

-Cd Cadmium %0.01 ppm
-Hg Mercury (cıva) %0.1 ppm
-Cr (VI) Hexavalent Chromium %0.1 ppm
-PBB Polybrominated Biphenyl %0.1 ppm
-PBDE Polybrominated Diphenyl Ether %0.1 ppm
-Pb Lead (kurşun) %0.1 ppm


ppm = parts per million (ağırlık cinsinden)


Sağlığa zararlı maddelerin kullanım yerleri şunlardır:

Kurşun Lehim, aktif ve pasif elektronik malzeme, terminasyon uçları, baskılı devre kaplamaları, cam, akü ve piller.
Cadmium Elektoliz kaplamalar, plastik malzeme, sensörler, NiCd piller, kıvılcım çıkaran kontaklar.
Cıva Piller, anahtarlar, sensörler, röleler, floresan lamblalar, vs.
Hexavalent Chromium Krom, kaplamalar
PBB-PBDE Alev almayı önleyici malzeme


Elektronik malzemelerdeki kurşun sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Zararlı maddelerden bilhassa kurşun sağlığımız açısından önemlidir. Kurşunun hem solunum hem de sindirim yoluyla alınması sağlık sorunları yaratabilmektedir. Bu yüzden pillerdeki, boyalardaki, borulardaki ve benzindeki kurşun kullanımı yakın geçmişte büyük ölçüde terk edilmiştir. Kurşunun zehirli etkisinden en fazla zarar gören organlar şunlardır:

· Merkezi sinir sistemi (bilhassa çocuklarda)

· Böbrekler

· Üreme sistemleri

Yoğun miktarda kurşun alan bünyelerde reaksiyon süresinin uzaması, parmaklarda zayıflık, el ve ayak bileklerinde zayıflık, hafıza kaybı ve kan hastalıkları gibi sorunlar görülmektedir.


Elektronik malzemelerdeki kurşun bize nasıl bulaşıyor?

Çöpe atılan elektronik malzeme ve cihazların içinde bulunan kurşun, asitli yağmur sularıyla (hava kirliliğinden dolayı yağmur suları toprağa düşmeden önce asit içerecek hale gelebilmektedir) yıkanarak toprak altındaki su havzalarına karışmaktadır. Bu suyu kullanan canlılar ise suyun içinde bulunan kurşundan etkilenmektedir. RoHS kapsamında bu zararlı maddenin yer altı sularına karışması engellenmeye çalışılmaktadır. Aynı şekilde, daha sonra değineceğimiz WEEE standartları kapsamında da elektronik ürünlerin çöpe atılması bazı kurallara bağlanmaktadır. Bu kurallar kapsamında ürünlerin tekrar kazanılması veya hammaddelerine ayrıştırılması için gerekli toplama işlemlerini; üretici firmaların tasarlaması, organize etmesi ve finansmanına katkıda bulunması gerekmektedir.


RoHS kapsamından etkilenen ürünler şunlardır:

· Ev elektroniği

· IT ve haberleşme cihazları

· Tüketici ürünleri

· Aydınlanma ürünleri

· Elektrik ve elektronik aletler (sabit ve büyük endüstriyel cihazlar hariç)

· Oyuncaklar, eğlence ve spor için üretilen ürünler

· Otomatik atık cihazları


Etkilenen iş sahaları ise şunlardır:

· Kendi markası altında elektrik ve elektronik cihaz üretimi ve satışı yapanlar.

· Başka üreticiler tarafından yapılan ürünleri kendi markası altında satanlar.

· Üye ülkelere profesyonel olarak elektronik ürün ithalatı ve ihracatı yapanlar.


RoHS standardına uymamanın cezası nedir?

Bu konuda her Avrupa Birliği ülkesi kendisine göre kanun ve kurallar koymaktadır. İngiltere Ticaret ve İçişleri Departmanı tarafından önerilen cezalar şu şekildedir:

RoHS uyumlu olmayan ürünle ilgili olarak:
Ürünün pazarda yasaklanması.

RoHS ihlalinden sorumlu olan kişilerle ilgili olarak:
3ay ila 2 yıl arası hapis ve en az 5,000 Sterlin para cezası.


RoHS Şartlarında Üretim

RoHS kurallara uygun olarak üretilmiş malzemelerin ürün kodlarında bazı firmalar değişiklik yaparken bazı firmalar ürün kodlarını değiştirmemeyi, ancak paketleme esnasında “RoHS uyumludur” ibaresi kullanmayı tercih etmiştir.

Sağlığa zararlı maddeler üretimde birçok faydalar sağlamaktadır ve bunlardan vazgeçmek bazı üretim zorluklarını da beraberinde getirecektir.

Zararlı Madde Yerine Önerilen Madde ve Dezavantajı
Kurşun/Kalay İçeren Lehim Kalay ile başka metal bileşenleri içeren lehim
Kurşun içermeyen lehim daha yüksek derecelerde erimektedir.
Gümüş/Cadmium Oksit Gümüş/Kalay Oksit
Kontaktlar’daki verimlilik aynı değildir. Bazı durumlarda ürünlerin kullanım ömrü kısalabilir.
Cıvalı Kontaktlar Altın kaplama kontaktlar
Ömür süresi çok daha kısadır ve cıva kullanmadan zero-bounce kontakt elde etmek mümkün değildir.
Hexavalent Chromium Çeşitli malzemeler kullanılabilir.
Etkileri daha azdır.
PBB-PBDE Çeşitli malzemeler kullanılabilir.
Aynı etkiyi sağlamak için daha fazla malzeme kullanımı gerekmektedir.


Lehim Sorunları

Lehimleme konusunda karışık teknolojilerin (yani kurşunlu lehimle RoHS uyumlu yüzey, RoHS uyumlu lehimle de kurşunlu yüzey) kullanılabilirliği konusunda değişik görüşler vardır. Bazı makaleler kurşunsuz lehim için tasarlanmış yeni ürünlere kurşunlu lehim bulaşırsa lehimlenen kontaktların güvenirliğinin önemli ölçüde azalacağını belirtmektedir. Bazı makaleler ise RoHS uyumlu pasif elektronik malzemede kurşunlu lehimin başarıyla kullanılabildiğini söylemektedir. Gene de en doğru yöntem, ürünlerin kendi teknolojisine uygun lehim kullanmaktır (yani, eski ürünlerde kurşunlu lehim, yeni ürünlerde ise kurşunsuz lehim). Eğer kurşunlu ve kurşunsuz teknolojiler karışık olarak kullanılacaksa malzeme üreticisinin bu konudaki önerilerinin incelenmesi önerilmektedir. Tüm üreticilerin hemfikir olduğu konu ise, karışık teknoloji kullanımında Ball Grid Array (BGA - Kare entegre devrelerin altındaki yuvarlak lehim adacıkları) türündeki lehim adacıklarında problem olacağıdır.

Kurşunsuz lehimlemede dikkat edilmesi gereken sorunlu konulardan bazıları şunlardır:

Sıcaklık

Kurşunsuz lehim için daha yüksek dereceler gerekmektedir. Kurşunlu lehim için uygun olan derece (60/40 kalay/kurşun için) yaklaşık 180°C iken, kurşunsuz lehim için (kalay/bakır) gerekli olan sıcaklık 227°C civarındadır. Bu da birçok üretim tesisindeki havyaların değiştirilmesi (ayarlanabiliyor ise sıcaklık derecelerinin arttırılması), dalga lehim makinelerinin değiştirilmesi veya yenilenmesi anlamına gelmektedir. Yüzeyi Kurşun/Kalay bileşimiyle kaplı baskılı devreler ve malzemeler kurşunsuz lehim banyosundan geçirilirse malzemelerin üzerindeki kurşunun zamanla banyoyu kirletme tehlikesi olduğundan kurşunlu ve kurşunsuz lehim banyolarının ayrılması gerekmektedir. Kalayın başka maddelerle bileşimleri daha düşük erime dereceleri sağlayabilmektedir. Ancak, bu karışımları sağlayacak hammadde tabiatta kurşun kadar bol bulunmamaktadır. Bazı kalay bileşimleri ve erime dereceleri aşağıda gösterilmiştir.

Kalay-Bakır 227°C
Kalay-Gümüş 221°C
Kalay-Gümüş-Bakır 217°C
Kalay-Gümüş-Bizmut 205 - 215°C
Kalay-Çinko 199°C
Kalay-Kurşun 183°C
Kalay-Bizmut 138°C

RoHS standardına göre baskılı devrelerin yeniden tasarlanması ve hangi sıcaklıkların uygulanacağı, ne tür lehim kullanılacağı konusunda baskılı devre üzerinde bilgi veren bir yer ayrılması gerekmektedir. Bu bilgiler değişik lehimleme yöntemlerini de (SMT, dalga lehim ve havya ile lehim) kapsayacak kadar detaylı olabilmektedir. RoHS için standart bir işaretleme olmayıp, her firma kendisine göre bir amblem seçmiştir. Bazı firmalar “kurşunsuz” anlamında üstü çizili Pb sembolünü kullanırken (şekil-1), bazı firmalar da zararlı maddelerin sadece kurşundan ibaret olmadığını vurgularcasına RoHS kelimesi içeren semboller kullanmaktadır (şekil-2).


Şekil - 1

Şekil - 2


Baskılı devre üzerinde hangi lehim bileşeni kullanılması gerektiği ile ilgili olarak elips içine yerleştirilen bir “e” harfi ve yanında da bir numara kullanılmaktadır (Şekil-3).


Şekil - 3

Kalay bileşenleri için “e” harfinin yanında kullanılan numaraların anlamları aşağıda gösterilmiştir.

e1 - SnAgCu (Bu bileşen e2 kategorisinde gösterilmez)
e2 - Bizmut (Bi) veya Çinko (Zn) içermeyen Kalay (Sn) bileşenleri (SnAgCu hariç)
e3 - Kalay (Sn)
e4 - Kıymetli metaller (Ag, Au, NiPd, NiPdAu gibi) (Sn hariç)
e5 - SnZn, SnZnx (Bi hariç)
e6 - Bizmut (Bi) içeren bileşenler
e7 - Indium içeren düşük dereceli (< 150°C) lehim (Bi hariç)

Aşağıda (Şekil-4) paket üzerine yapıştırılan etiketlerden bir örnek gösterilmektedir.


Şekil - 4


Kurşunsuz lehimleme esnasında daha fazla pasta kullanımı ve havya ucunun lehimlenecek yüzeye daha uzun süre temas etmesi (ısısını aktarabilmesi için) gerekmektedir. Ayrıca, kurşunsuz lehim diğeri kadar akışkan değildir. Kurşunsuz lehimlemeden sonraki görünüm kurşunlu lehimin parlaklığına sahip değildir. Malzemeye bulaşan lehim de kurşunlu lehimde olduğu gibi araları yumuşak meyillerle doldurmamakta, daha keskin hatlarla ve daha ince bir tabaka olarak lehim yapılan yüzeyi kaplamaktadır. Bu da sanki sağlıklı bir lehim yapılmamış izlenimini vermektedir. Ancak, bu görünüm yanıltıcıdır ve lehim kalitesinden endişe etmeye gerek yoktur.

Kurşunsuz lehimleme için arttırılan ısı lehimlenen kabloların veya konnektörlerin plastik izolasyonunu eritebilmekte veya hassas elektronik malzemelere zarar verebilmektedir.


Tin Whiskers - (Kalay bıyıklar -kalay kıllanma)

Saf kalay ile yapılan lehimleme işlemlerinde bazı sıcaklık ve nemlilik şartlarında kalayın yüzeyinde kıl şeklinde uzayan kristaller oluşmaktadır. Kalay için bu davranış şekli metalurjide bilinen bir olaydır. Bu kristallerin uzunlukları birkaç yüz mikronu bulabilmekte ve birbirine çok yakın geçen baskılı devre yollarında kısa devre yaratma riski oluşturmaktadır. Bu durum genellikle baskılı devre üzerinde yoğun yerleşim gerektiren uzay, silah ve tıp endüstrileri için problem olmaktadır. Bazı üreticiler bu davranışı engellemek için kalay ile başka birtakım metallerin karışımını kullanmaktadır. Ancak, bu da hammadde temini açısından işi zorlaştıran pahalı bir yöntemdir. Bir diğer çözüm ise baskılı devrelerin yeniden tasarlanarak birbirine çok yakın giden yolların aralarının açılması olabilir.


Popcorn Reaction (Patlamış mısır reaksiyonu)

Transistör, entegre devre, seramik kondansatör gibi döküm (mold) teknolojisi kullanan bazı elektronik malzemelerin içinde üretim esnasında nem kalabilmektedir. Lehimleme esnasında sıcaklık 100°C üzerine çıkınca bu nem gaz haline gelebilmekte ve yarattığı basınçla üzerindeki döküm malzemesini patlatabilmektedir. Kurşunsuz lehimleme ısısının artması bu riski de arttırmaktadır.

Filet Lifting (Lehimin kalkması)

Kurşunsuz lehim soğurken daha fazla büzülmekte ve baskılı devre üzerindeki lehim adacığından yükselmektedir. Bazı durumlarda yükselen lehimin baskılı devre üzerindeki adacıktan uzaklaştığı, bazı durumlarda ise yapıştığı adacığı da beraberinde yükselttiği gözlemlenmiştir. Genellikle bu durumlarda elektriksel temas kaybedilmemekte ve sorun yaşanmamaktadır. Gene de üreticiler böyle bir durumla karşı karşıya kalmayı arzu etmemektedirler. Bazı durumlarda ise yükselen lehim yapıştığı adacığı kopartarak ikiye bölmekte, elektriksel teması da kaybedebilmektedir. Bu tür sorunların üstesinden gelebilmek için uygulanan yöntemler şunlardır:

· Kalay-Bizmut bileşenlerini kullanmamak (bu tür bileşenler soğurken daha fazla büzüşmektedir).

· RoHS uyumlu yüzeylere kurşunlu lehimin bulaşmasını engellemek (kurşunlu bileşenler RoHS yüzeylerin soğuma karakteristiklerini değiştirmekte ve büzüşmenin artmasına sebep olmaktadır).

· Lehimleme işleminden sonra baskılı devreyi daha hızlı soğutmak (üfleme yoluyla hızlı bir soğumanın sağlanması baskılı devre üzerindeki bölgeler arası sıcaklık farkını azaltmakta ve lehimin yükselmesini önlemektedir).


WEEE: Waste Electrical & Electronic Equipment

(Atık Elektriksel ve Elektronik Cihazlar)

WEEE kuralları elektrik ve elektronik cihazların geri dönüşüm ve geri kazanım (tamir ve/veya upgrade gibi yöntemlerle) oranını arttırmak ve üreticileri bu yönde daha bilinçli kılmak için düşünülmüştür. Bu kapsamda firmalar; tasarımlarını ve üretimlerini modüler, tamir edilebilir, yükseltilebilir özelliklerde yapmaya teşvik edilmektedirler. Özellikle bilgisayar sektöründe daha yüksek kapasiteli birimlerin ve daha hızlı işlemcilerin çıkmasıyla ürünler ekonomik ömrünü tüketmeden çöpe atılmaktadır. Dünya üzerinde her yıl çöpe atılan elektronik ürün miktarı 6 milyon ton civarındadır. Bu hem tabiatı kirletmekte, hem de dünyanın fakir bölgelerinde bilgisayar imkanına sahip olmayan nüfusa sağlanabilecek katkıları ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca, bir hammaddenin atıklardan geri kazanılması maden yataklarını işletmekten veya yeni maden yatakları aramaktan daha ekonomik olmaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından yaptırılan bir araştırmaya göre bir bilgisayarın üretimi için ağırlığı kadar kimyasal madde (birçoğu zehirli), ağırlığının 10 katı kadar fosil tabanlı yakıt (ki bu da global ısınmayı arttırmaktadır) ve 1.5 ton kadar da su kullanılmaktadır. Bu yüzden, dünya üzerinde geri dönüşüm ve geri kazanım giderek daha fazla arzu edilir hale gelmiştir. Geri dönüşüm ve geri kazanım düşüncesinden etkilenen ürünler RoHS benzeri olmakla birlikte biraz daha detaylı olup şunlardan oluşmaktadır:

· Ev elektroniği (küçük cihazlar)

· Ev elektroniği (büyük cihazlar)

· IT ve haberleşme cihazları

· Tüketici ürünleri

· Aydınlanma ürünleri

· Elektrik ve elektronik aletler (sabit ve büyük endüstriyel cihazlar hariç)

· Oyuncaklar, eğlence ve spor için üretilen ürünler

· Tıbbi cihazlar (implant ürünleri ve enfeksiyon taşıyanlar hariç)

· Ölçüm ve kontrol cihazları

· Otomatik atık cihazları

WEEE kapsamındaki cihazların geri dönüşümü için bu cihazların; toplanması, hammaddelerinin ayrıştırılması veya tamir edilerek geri kazanılması hedeflenmiştir. Bu işlemleri organize etmek ve gerekli finansmanı sağlamak sorumluluğu üreticilere yüklenmiştir. Üreticiler bunu tek başlarına veya birleşerek toplu halde yapma serbestisine sahiptir. Paralelde yürütülen RoHS standartları sayesinde çalışanların fazla miktarda zararlı maddelere maruz kalmaması sağlanarak geri dönüşüm esnasında çok özel önlemlere gerek olmayacağı ve ayrıştırma masraflarının da azalacağı düşünülmektedir. Bu işlemlerden dolayı ürün maliyetlerinde %1-2 arasında bir artış olabileceği hesaplanmıştır.

WEEE tarafından hem toplama hem de geri dönüşüm miktarları için hedefler koymaktadır. Bu konuda her ülke kendi hedefini belirlemektedir. WEEE standartları üreticilerin sorumlulukları açısından 13 Ağustos 2005 tarihinde başlamış olup atık toplama ve ayrıştırma hedefleri için son tarih 1 Aralık 2006 olarak belirlenmiştir. İngiltere’nin belirlediği hedef, bu tarihte ev başına 4 kg WEEE ürünü toplamak şeklindedir (iş çevreleri için hedef henüz belirlenmemiştir). İrlanda ise 2 senelik uzatma hakkını kullanarak bu tarihi 1 Aralık 2008 olarak belirlemiştir (İrlanda ve Yunanistan için gerek altyapı eksikliği, gerekse elektronik cihaz kullanımının daha az seviyede olması nedeniyle atık toplama hedefleri için 2 senelik ek süre hakkı tanınmıştır). İrlanda’da WEEE ihlalleri için öngörülen en fazla ceza 15,000,000 ve/veya 10 yıl hapis olarak belirlenmiştir.

Birçok firma gerek WEEE nedeniyle, gerekse RoHS nedeniyle üretimini yeniden tasarlamak durumunda kalabilecektir. Bu nedenle, bazı modeller veya ürünler piyasadan kalkarken bazı yeni modeller veya ürünler de piyasaya çıkabilecektir.

WEEE kurallarının işletilmesi genel olarak şöyledir:

· Üye ülkeler kendi ülkelerindeki WEEE kapsamına giren üreticileri bildirecek ve kayıt altına alınmasını sağlayacaktır.

· Perakende satıcılar sattıkları ürüne karşılık tüketicinin iade etmek istediği WEEE uyumlu elektronik eşya varsa bunu kabul etmek mecburiyetindedir (eskisini getirene indirimli yeni mal veren kampanyalar gibi). Kampanya yoksa eski ürün sıfır ücretten de iade edilebilecektir. Yeni ürün alımını gerçekleştiren müşteriye eski malı iade etmesi için 15 gün süre tanınacaktır.

· Buzdolabı, çamaşır makinesi, fırın gibi büyük ve ağır elektrikli eşyaları eve teslim eden satıcı eski eşyayı da derhal teslim almakla yükümlüdür (eğer eski eşya kullanıldığı yerden/tesisattan sökülmüş, temizlenmiş ve teslim edilmeye hazırsa). Eğer eski eşya o anda teslim alınmaya hazır değilse, tüketici eski eşyayı 30 gün içinde iade edebilecektir.

· WEEE ürünlerini teslim alabilmesi için satıcıların bir form doldurarak (20) gibi cüzi bir ücret ödeyerek) yerel makamlara kaydolması gerekmektedir. Ancak bu şekilde kaydı olan satıcılar eski WEEE ürünlerini yerel makamların göstereceği toplama merkezlerine dökebileceklerdir.

· Satıcılar WEEE ürünlerini yerel toplama merkezlerine dökerken ayrıca bir ücret ödemeyecektir.

· WEEE işaretli ürünlerin tüketici tarafından çöpe atılması engellenmiştir. Tüketici bu tür ürünleri kayıtlı satıcılar üzerinden toplama merkezlerine gönderebilecek, bunun için de herhangi bir masraf yapmayacaktır. WEEE ürünlerinin tüketiciler veya yetkili olmayan satıcılar tarafından çöpe atılmasını engellemek için ürünlerin üzerinde buna ilişkin bir etiket (Şekil-5) bulunacaktır.

Konu ile ilgili fiyat teklifi için:

Ufuk TERZİ

ufuk@buromark.com 0212 510 75 30 0532 559 94 11

NOKIA, Patentlerini Kullanıma Açıyor

Haziran 2, 2009

Küresel ekonomik durgunluk nedeniyle oluşan piyasa koşullarını kendi ülkesinde faaliyet gösteren firmalar için değiştirme amacını güden Nokia, sahibi olduğu ve şimdiye kadar kullanmadığı binlerce patentli fikrini Finlandiya’lı şirketlerin kullanımına açacağını duyurdu.

Aynı zamanda anavatanındaki ekonomik aktiviteyi arttırmayı amaçladığını ifade eden Nokia Technopolis Innovation Mill, 8 milyon euroluk yatırımı da kullanıma sunacağını belirtti.

Nokia’nın başkan yardımcılarından Esko Aho, kendi araştırma geliştirme çalışmaları sonucunda üretime hazır halde bulunan söz konusu patentlerinin başka firmalar tarafından başarı hikayelerine dönüştürülmesini görmeyi hevesle beklediklerini söyledi.

Kaynak: www.ntvmsnbc.com

İLK KLİMALI AYAKKABIYI ÜRETTİ, DÜNYAYA 40 BİN ÇİFT İHRAÇ ETTİ

Haziran 2, 2009

Dünyanın bakteri ve nem oluşumunu azaltan ilk klimalı ayakkabısını üreten Türk şirketi King Paolo, `comfort` olarak nitelendirilen ayakkabı segmentinde Clark, Geox, Mephisto, Hush Puppies gibi dev markalara rakip oldu. Kendi markasıyla ihracat yapan şirket, 200 bin adetlik üretiminin 40 binini dünyaya ihraç etti. Hedef bu yıl ihracatı yüzde 20 artırmak.

Ayakkabı üretimine 1995 yılında 200 metrekarelik bir atölyede, haftalık 300 çift üretim kapasitesiyle başlayan King Paolo, bugün `comfort` olarak nitelendirilen ayakkabıları üreten Clark, Geox, Mephisto, Hush Puppies gibi dev markalara rakip oldu. Dünyada ilk kez hava sistemli, klimalı ayakkabıyı üreten şirket, 150 ülkede bu ürünün patentini aldı.

Yıllık 200 bin adet olan üretiminin 40 bin adedini kendi markasıyla ihraç eden King Paolo`nun sahibi Hüseyin Turan, fason üretim yapmadıklarını, markalarıyla ihracat yapmayı tercih ettiklerini belirterek, `İngiltere`de 400`e yakın noktaya ürün veren büyük bir perakendeci ile 3 yıldır görüşüyoruz. Fason üretim yapmayı kabul etmediğimiz için bir türlü anlaşamıyorduk. Nihayet şartlarımızı kabul ettiler. Balkanlar, Kafkasya, Arap Yarımadası, ve Afrika`dan sonra İngiltere`ye markamızla ihracata başlayacağız` dedi.

Kaynak: Vatan