TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞINA PROF.DR.HABİP ASAN ATANDI

Ekim 15, 2008

Türk Patent Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanlığına Prof. Dr. Habip Asan atandı. Maliye, Milli Eğitim, Sanayi ve Ticaret ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarına ait atama kararları, Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdi.

Buna göre, Maliye Bakanlığı Baş Hesap Uzmanlığı görevine Mehmet Delice atanırken, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü Diyarbakır Bölge Müdürlüğü’ne Kutbettin Aydoğdu getirildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında açık bulunan Bakanlık Müşavirliğine de Murat Bahadır Akkoyunlu atandı.

Kaynak:www.haberturk.com

VİTRA,DÜNYA MARKASI HEDEFİNE AVRUPA VE ASYA’DAN ULAŞACAK

Ekim 15, 2008

ECZACIBAŞI Holding’in lokomotif markalarından Vitra, dış pazarlarda büyüme stratejisini önümüzdeki yıllarda Rusya, Hindistan, Çin ve Hong Kong gibi pazarlarda sürdürmeyi hedefliyor.

Vitra ayrıca, banyo alanında dünyanın en büyük üreticilerinin başında yer almak da istiyor. Eczacıbaşı, çoğunluk hissesine sahip olduğu lüks banyo mobilyaları pazarında Avrupa lideri olan Alman Burgbad şirketini, yüzde 51’ine sahip olduğu dünyanın en eski seramik fabrikası Villeroy & Boch’un karo seramik fabrikasını ve Köln kentindeki VitrA Showroom’u Türk basınına tanıttı. Tanıtım gezisine katılan ve basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Eczacıbaşı Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, şunları kaydetti: “Türk firmaları önümüzdeki dönemde yeni satın almalar yapabilir. Mevcut kriz ortamını gördükten sonra karşımıza çok cazip fırsatlar çıkacaktır. Son gelişmeler ışığında Vitra için cazip fırsatlar çıkabileceğini düşünüyoruz. Sadece sektörde yer alan firmalar değil, yabancı finansal kuruluşlar da satın alma tekliflerinde bulunabilirler. Ancak satmak için bir arayışımız yok. Yapı ürünleri grubumuzu dünya markası haline getirdik. Başarılı olmak için dünyada tasarımda olmak zorundayız. Bunu da başardık. Bu sektör hem ihracat potansiyeli yüksek hem de katma değerli ihracat yapıyor.”
Satınalma gerekli

ECZACIBAŞI Topluluğu CEO’su Erdal Karamercan da Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu olarak banyo alanında dünyanın en büyük üreticilerinin başında yer almayı hedeflediklerini belirterek, “Rusya ve Uzakdoğu’da büyümeyi hedefliyoruz. Bu durum yeni satın almaları gerektiriyor. Dünyada bir krizin yaşanacağı kesin. Krizin bizim için fırsat olabileceğini düşünüyoruz’’ diye konuştu.

Rusya’da üretim eylülde

YAPI Ürünleri Grubu Başkan Yardımcısı Ahmet Yamaner, 2009 yılındaki karodaki strajetik pazarlarının Türkiye’nin yanı sıra Orta Avrupa, Rusya ve İngiltere olduğunu belirtti. Rusya’da 2009 yılının eylül ayında üretime başlanacağına da dikkat çeken Yamaner, ‘’Strajetik pazarlarımızın üçünde üretim var. 5 ülkede 8 tesis olacak. Cirosal anlamda karo ihracatında birinci sırada, adetsel olarak ise ikinci sırada bulunuyoruz’’ dedi.

Hedef Avrupa’da ilk 3

YAPI Ürünleri Grubu Başkanı Hüsamettin Onanç, gelişmekte olan yeni pazarlara gittiklerine dikkat çekerek, ‘’Doğu Avrupa, Rusya, Ortadoğu, Çin ve Hindistan öncelikle ilgilendiğimiz pazarlar. Rusya yatırımımız 25 milyon dolar büyüklüğünde. 2008 yılında 6 ayda 132,2 milyon dolarlık yatırım yaptık. 2007’de 625 milyon dolar ihracat yaptık. Hedefimiz Avrupa’da Vitra’yı karo ve banyo ürünlerinde ilk 3 arasına getirmek’’ dedi. Grup olarak 1,1 milyar dolar ciroya sahip olduklarını belirten Onanç, hedeflerinin 3 yılda ciroyu 1 misli daha büyütmek olduğunu, Çin ve Hindistan’da satın alma için hazırlıkların yapıldığını söyledi.

Kaynak:www.Akşam.com.tr

DÜNYANIN İLK ROBOT BARMENİ ANKARA’DA

Ekim 15, 2008

Ankara’da makam araçlarını zırhla kaplama ve güvenlik sistemleri işleri yapan Best Güvenlik firması, dünyada ilk kez robot barmen üreterek, patentini aldı.

Ankara’da makam araçlarını zırhla kaplama ve güvenlik sistemleri işleri yapan Best Güvenlik firması, dünyada ilk kez robot barmen üreterek, patentini aldı.

Vestel İnfrared Isıtıcılarda Devrilmeye Karşı Teknolojik Koruma

Ekim 14, 2008

Vestel, yeni nesil infrared ısıtıcılarında kullandığı Türkiye’nin ilk “Elektronik Devrilme Emniyeti” sistemiyle devrilmeden doğacak tehlikeleri teknolojiyle önlüyor. Vestel Infrared Isıtıcı, diğer ısıtma cihazlarına göre sağladığı yüzde 85 enerji tasarrufuyla da öne çıkıyor.

Vestel Infrared Isıtıcı’nın üzerinde bulunan özel elektronik emniyet sensörü sayesinde, cihazın herhangi bir yöne 30 dereceden fazla yatması durumunda sistem otomatik olarak kapanıyor; böylece devrilmeden doğacak olası tehlikeler önleniyor. Enerjiyi, diğer ısıtma cihazlarına kıyasla yüzde 85 oranında daha verimli ileten ürün, sadece yönlendirilen kişi ve objeleri ısıtarak tasarruf sağlıyor.

Teknik üstünlüklerinin yanı sıra, kullanım konforu ile de dikkat çeken Vestel Infrared Isıtıcı, kolay kurulum ve portatif taşıma özelliğine sahip. Parlak yüzeyli yan kapakları ve estetik görüntüsüyle dikkat çeken Vestel Infrared Isıtıcı’nın 2000 W – 3000 W arası dört farklı modeli bulunuyor.

Vestel Infrared Isıtıcı – Teknik Özellikler

• Elektronik Emniyet Sensörü
• Flamentte en iyi performansa sahip KANTHAL teller
• Isıya karşı dayanıklı enerji kabloları ve plastik aksesuarlar
• Alüminyum gövde
• Verimli ısı iletimi
• Korozyona dayanıklı ön ızgara
• Uzaktan kumandalı model ile 2000W ile 3000W arasında değerlerde ayarlama imkanı
• Reflektör ve ön koruyucu ızgara
• Özel üretim (piano black) yan kapaklar
• Isıyı ışıkla kısa sürede iletebilme özelliği
• Yüksek ısı yayma özelliği
• Su sıçramasına karşı koruma
• Gerçek oda termostat kontrolü

Casper, Dünya Markalarını Geride Bıraktı

Ekim 14, 2008

İlki GfK tarafından Almanya’da gerçekleştirilen Best Brands 2008 araştırmasının Türkiye’deki uygulama sonuçlarına göre
“Casper en iyi bilgisayar markası” seçilerek dünyaca ünlü pek çok markayı geride bıraktı.

Mevcut pazar performansı ve markanın çekiciliğine bakılarak yapılan araştırmada, Türkiye’nin en iyi ve en güçlü markaları belirlendi.

GfK Türkiye’nin 27 kategoride en iyi ve en güçlü markaları belirlediği araştırmada bilgisayar kategorisinde en iyi marka olarak dünyaca ünlü pek çok markayı geride bırakarak öne çıkan marka, Casper oldu. Best Brand ‘08 araştırmasının sonuçlarına göre bilgisayar kategorisinde ikinciliği Toshiba alırken, üçüncü sırada HP yer aldı.

GfK’da “Best Brands” araştırması ile markaların gücünü nasıl ölçtüklerini anlatan GfK Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Fulya Durmuş da “Markalar genellikle marka ile elde edilen kazanç ya da sadece tüketicilerin algıladığı çekiciliğe odaklı değerlendiriliyor. Biz de markaların gücünün iki yönünü dikkate alıyoruz. Mevcut pazar performansı, bunların birincisini oluşturuyor. Diğeri ise markanın gelecekte ki başarısı için önemli olan psikolojik açıdan markanın çekiciliği oluyor” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN DEĞİŞMEYEN BİLGİSAYAR LİDERİ

Best Brands’08 de bilgisayar kategorisinde en iyi marka seçilen Casper ayrıca, bağımsız araştırma şirketi AC Nielsen’in her yıl yaptığı markalar araştırmasında da kendi kategorisinde en bilinen marka olma özelliğini 6 yıldır hiçbir markaya kaptırmıyor, açık ara liderliğini sürdürüyor. Ac Nielsen’in 2007 yılı marka raporuna göre, Casper yüzde 26,3′lük marka bilinirlik oranı ile pazardaki en yüksek tanınma oranına sahip.

Casper, Microsoft tarafından da, son 6 yıldır üst üste “Yılın Yerli PC Üreticisi” seçiliyor.

DÜDÜKLÜNÜN MUCİDİ YENİ DEVRİMLE GELDİ!

Ekim 13, 2008

Düdüklü tencere ve yapışmaz tavanın mucidi, Tefal, Rowenta, Moulinex gibi tanınmış markaların yaratıcısı Fransız SEB Group mutfakta yeni bir devrime imza atan dünyanın en az yağ harcayan fritözünü Türkiye’ye getiriyor.

Bir kaşık yağ ile 1 kilo patates pişiren mucize fritöz ActiFry’ı kasım ayında Türkiye’ye getireceklerini söyleyen Tefal markasının sahibi Fransız SEB Group Elektrikli Pişirme Ürünleri Grup Başkanı Philippe Crevosier, Türkiye’de 3 yılda 350 bin haneye gireceklerini söyledi.
SEB Group’un Fransa’nın Dijon kentinde yer alan Elektrikli Pişirme Ürünleri fabrikasında tanıtılan ve Avrupa’da “Yılın Ürünü” ödülünü alan ActiFry’ın mutfakta devrim yarattığını söyleyen Crevosier, “Besleyici ve lezzetli ürün serisi olan ActiFry’ı geçen yıl lansmanını yaptık ve 10 ülkede satışına başladık. Önümüzdeki aydan itibaren de Türk mutfaklarındaki yerini alacak” dedi.
SEB Group Elektrikli Pişirme Ürünleri Marka Sorumlusu Edouard Pihet, girdikleri ülkelerde hanelerin yüzde 2’sini hedeflediklerini belirterek, “Türkiye’de 350 bin haneye 3 yılda ulaşacağımızı düşünüyoruz. İlk etapta 20 bin ürün göndereceğiz” dedi.

Kaynak:www.Milliyet.com.tr

Köy işletmesinden kuruyemiş zincirine

Ekim 10, 2008

Aydın’ın Kardeş Köyü’nde kurulan bir işletmeyle yola çıkan ve Türkiye çapında 27 şubeye ulaşan, günde 9 ton ürünün satıldığı Tuğba Kuruyemiş’in hedefi, Avrupa’da da şube açmak…

TUĞBA Kuru Yemiş Genel Müdürü Ramazan Tonkul, 1980 yılına kadar babadan gelen amatör bir ruhla kuruyemişçilik yaptıklarını, 1980′li yılların başında kardeşi Ahmet Tonkul ile Aydın merkeze bağlı Kardeş Köyü’nde kurdukları işletmeyle kuruyemiş sektörüne profesyonel olarak girdiklerini söyledi.

1988 yılına kadar bölge pazarlarında satış ve toptan kuruyemiş satışı faaliyetlerine devam ettiklerini ifade eden Tonkul, ilk kuruyemiş mağazalarını 1988 yılında Aydın’da Hükümet Bulvarı’nda açtıklarını anlattı. Sonraki yıllarda Ege, Marmara ve ‹ç Anadolu Bölgeleri’nde şubeler açarak, 27 kuruyemiş mağazasına ulaştıklarını kaydeden Tonkul, şöyle konuştu: “Tuğba Kuruyemiş için Türkiye’deki ilk kuruyemiş zincir mağazası diyebiliriz. Kuruyemiş sektöründe olsun, diğer sektörlerde olsun franchising sistemi var. Bunun, bize uygun olmadığını gördük. Müşteri memnuniyetinin en üst düzeyde olması adına, franchising sistemine geçmedik. Bütün açtığımız şubeler, kendimizin. Bir aile işletmesi olarak, bütünlük arz ediyor.” Kendi üretiyor Sattıkları ürünlerin yüzde 90′ını 6 bin 400 metrekare kapalı alana sahip fabrikalarında ürettiklerini vurgulayan Tonkul, toptan satış yapmamalarını ve ürünlerinin sadece zincir mağazalarından temin edilmesini bir ilke olarak ortaya koyduklarını söyledi.

Yaptıkları işte, üretim, sunuş, satış ve müşteri hizmetlerinin hepsini kendi bünyelerinde topladıklarını belirten Tonkul, “Bizim sloganımız ‘Burada gülümseme hizmet eder’. Bu sloganla müşteri memnuniyetinin en üst düzeyde olmasını sağlamaya çalışıyoruz” dedi. Yıllık cirolarının yaklaşık 15 milyon YTL olduğunu söyleyen Tonkul, bunun daha da artması için Türkiye çapında ve Avrupa’da şubeleşme çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Aflatoksine geçit yok Fabrikalarında 9 kişilik araştırma, geliştirme ve kontrol ekibinin de görev yaptığını ve bu ekibin üretilen ürünlerin damak tadının ve kalitesinin artırılması üzerine yoğunlaştığını ifade eden Ramazan Tonkul, ekibin ürün kontrolunu da üstlendiğini dile getirdi. Ürünlerinin doğal olmasına dikkat ettiklerinin altını çizen Tonkul, şunları söyledi: “Aflatoksinli ürünlerin firmamıza girmesi yasak. Giren her ürün, laboratuvarımızda test ediliyor. Bu üretimimizin ilk aşamasını oluşturuyor. Zira fıstık, Antep fıstığı, fındık ve incir gibi ürünlerde aflatoksin denilen yüksek nem ve sıcaklıktan oluşmuş kuvvetli zehir ve kanserojen maddenin, ülkemizde bir sorun olarak devamlı karşımızda olduğunu biliyoruz. Zarardan dolayı ürünlerimizin yer ile temasını kesip havalandırma koşullarını artırarak, aflatoksin oluşumunu engellemiş oluyoruz. Bize kalite ve lezzet olarak geri dönüyor.”

Ökotek Doğal Ürünler için bayilik veriyor

Ekim 10, 2008

Ökotek Doğal Ürün Marketleri, Türkiye’nin ilk doğal ürün market zinciri. Yıllardan beri uluslar arası doğal ürün kriterlerini esas alarak ürün seçiyor ve bu konuda taviz vermeyen ilkeli yapısıyla bilinçli tüketici eğitimine katkıda bulunurken sadece gerçek doğal ürünleri sunuyor.

Bu da yıllar içinde Ökotek Doğal Ürün Marketleri’ni güvenilir ve uzun nefesli bir marka haline getirmiş durumda. Doğal ürünlerin büyük ilgi gördüğü günümüzde bu özellik son derece değer kazanıyor. İlk franchise çalışmasını 2001 yılında Eskişehir marketi ile yapan Ökotek’in halen 30 şubesi bulunuyor.

Franchising sistemiyle büyüyen Ökotek Doğal Ürün Marketlerinde, işletmeci adayları ve markette çalışacak diğer personel 3 ay süreyle eğitime tabi tutuluyorlar. Bu “hızlandırılmış” eğitim sırasında temel çevre kirliliği ve ileri çevre kimyası bilgileri, gerçek doğal ürünlerin “klasik” ürünlerden farklılıkları, satış ve müşteri ilişkileri konularında uygulamalı yoğun bir program uygulanıyor.

FRANCHISE ŞARTLARI: 30-40 m2 ortalama bir mağaza dekoru ve ilk ürün bedeli dahil 15.000 – 20.000 Euro arasında gerçekleştirilebilir.
•Market dekorasyon masrafı 7.000 – 10.000 Euro arasında değişiyor.
•İsim Hakkı 5.000 Euro ( 10 ay taksitlerle ödenebilir).
•Royality Fee : Aylık cironun % 3’ü.
•Promosyon ve reklam bütçesine katkı : Aylık cironun % 2 ü.
•Franchise alıcısına 3 aylık eğitim uygulanıyor.

CEPTEN SMS İLE İNGİLİZCE DÖNEMİ

Ekim 10, 2008

ODTÜ’lü araştırmacılar, cep telefonlarının kısa mesaj (SMS) ve çoklu ortam (MMS) servisleri ile yabancı dil öğrenimi sağlayan yeni bir sistem geliştirdi.

Sistemle görsel teknolojilerle desteklenmiş yabancı dil metinleri belli aralıklarla cep telefonundan SMS ve MMS yoluyla alıcılara yollanıyor.

Araştırmacılara göre, öğrencilerin anında baktığı ve istediği zaman tekrar bakabildiği cep telefonu mesajları, internet ya da ders notlarından daha etkin öğrenme sağlıyor.

ODTÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kürşat Çağıltay, Yabancı Diller Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gölge Seferoğlu ve Çankaya Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi Murat Saran ile ortaklaşa yürüttükleri proje hakkında AA muhabirine bilgi verdi.

Çağıltay, 2 yıl süren araştırmalarının TÜBİTAK tarafından desteklendiğini ve araştırmada elde ettikleri veriler için uluslararası patent başvurusu yaptıklarını kaydetti.

Bilgisayar ve iletişim teknolojilerindeki baş döndürücü gelişmelerin toplumsal yaşamın pek çok alanında değişikliklere neden olduğunu anlatan Çağıltay, bu gelişme ve yeniliklerin en çok etkilediği alanlardan birinin de eğitim olduğunu vurguladı.

Tüm gelişmelere rağmen Türkiye’deki öğrencilerin kişisel bilgisayarlara sahip olma oranının yeterli düzeyde olmadığını vurgulayan Çağıltay, kişisel bilgisayarlardan çok uzun bir süre sonra kullanılmaya başlanan cep telefonlarının, tüm dünyadaki kişisel bilgisayarın sayısından 5-10 kat daha fazla olduğunu vurguladı.

-”AMAÇ CEP TELEFONUNU ÖĞRETİMDE KULLANMAK”-

Cep telefonlarının öğrenme ortamlarında kullanımının tüm dünyada çok yeni bir gelişme olduğunu anlatan Çağıltay, ODTÜ’de gerçekleştirdikleri projelerinde son yıllarda kullanımı oldukça yaygınlaşan cep telefonlarının öğretim ortamlarında kullanımının potansiyelini araştırdıklarını ifade etti.

Çalışmalarında cep telefonu kullanarak alıcılara MMS mesajları yoluyla İngilizce konu anlatımını içeren bilgiler yolladıklarını ve sonrasında yine cep telefonu üzerinden SMS mesajları ile sınav uygulayarak eğitimin başarısını ölçen bir eğitim yöntemi tasarladıklarını ifade eden Çağıltay, şu bilgileri verdi:

”Projede, cep telefonlarının MMS ve SMS özelliğini kullandık. 2 ayrı cep telefonu operatörü ile birlikte çalıştık. Çalışmamızda öncelikle İngilizce metinler için görsel tasarımlar hazırladık. Her bir metin için çeşitli renklerde ve karakterlerde yazılar kullandık. Ardından da bu metinleri seslendirdik. Yaklaşık 66 kişilik bir gruba bu metinleri SMS ve MMS olarak yolladık.

Projenin ikinci aşamasında da geliştirdiğimiz sistemle, internet ve diğer öğrenme yöntemleri arasındaki karşılaştırmaları ortaya koymak için aynı içerikleri internet sayfası ve basılı ders notları olmak üzere üç farklı yöntemle öğrencilere sunduk.

Uygulama öncesinde ve sonrasında yapılan sınavlarda başarıyı karşılaştırıldığımızda ise cep telefonu üzerinden gönderilen MMS’lerle çalışan öğrencilerin internet uygulaması ile desteklenenlerden yüzde 52, kağıt üzerindeki ders notları ile desteklenen öğrencilerden de yüzde 46 oranında daha başarılı oldukları ortaya çıktı.”

Çağıltay, başarıda ortaya çıkan yüksek farkın sebebini anlatırken, öğrencilerin web sayfalarına düzenli olarak bağlanıp pratik yapmadıklarını, oysa cep telefonları sürekli ellerinin altında olan öğrencilerin her an cep telefonlarındaki İngilizce ders içeriklerini tekrar gözden geçirmelerinin mümkün olduğunu dile getirdi.

-”DÜNYADA DA BİR İLKE İMZA ATTIK”-

Proje sonucunda elde ettikleri verilerin öğretim teorileri ışığında geliştirilen içeriklerin cep telefonu üzerinden öğrencilere sunulmasının etkili bir yöntem olduğunu ortaya koyduğunu belirten Doç. Dr. Kürşat Çağıltay, projelerinin önemini şu sözleriyle özetledi:

”Bu sistem, diğer mobil öğrenme ortamlarından, kullandığı yaklaşım ile sadece Türkiye’de değil aynı zamanda dünyada da bir yeniliğe imza attı. Yeni bir yaklaşımı içermesinden dolayı ODTÜ Teknokent’in de desteğiyle uluslararası patentinin alınması için de başvuruda bulunduk. Patent başvurusunun olumlu sonuçlanması durumunda yeni bir öğretim yaklaşımı konusunda ülkemizden ilk defa bir uluslararası patent alınmış olacak.”

Kaynak:www.zaman.com.tr

PİKNİKÇİLER İÇİN HARİKA BULUŞ !

Ekim 10, 2008

Kayseri’de Erciyes Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünde okuyan bir öğrenci, arkadaşlarıyla pikniğe giderken içecekleri meşrubat için bardak almayı unutunca, meşrubat şişesinin alt kısmına çok sayıda bardağın konulabileceği ”Bardaklı Meşrubat Şişesi” tasarımı geliştirdi.

Genç mucit M. Tarık Koç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geliştirdiği ve patent müracaatı yaptığı bardaklı meşrubat şişesi tasarımının piknikçilere büyük kolaylık sağlayacağına inandığını söyledi.

Yaklaşık 2 bin YTL harcayarak geliştirdiği bardaklı meşrubat şişesi tasarımını, meşrubat üreticilerinin beğenisine sunduğunu kaydeden Koç, şöyle konuştu:

”Erciyes Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencisiyim. Bir gün arkadaşlarla birlikte pikniğe gitmiştik. Meşrubatları içmek için bardak almayı unutmuşuz. O zaman kendi kendime (Öyle bir tasarım yapayım ki meşrubat şişesinin içinde bardak bulunsun ve insanlar pikniğe, kıra, parka gittiklerinde ayrıca bardak alma ihtiyacı hissetmesinler) dedim. Bu fikir doğrultusunda 1 yıllık bir çaba ve 2 bin YTL’lik bir masrafla, geliştirdiğim bardaklı meşrubat şişesi tasarımımı önce noterden tescillettirdim. Daha sonra da Türk Patent Enstitüsüne patent başvurusu yaptım.”

Koç, geliştirdiği tasarım sayesinde istenilen sayıda pet bardağın meşrubat şişelendiği sırada şişenin alt tarafına yerleştirilebileceğini belirtti.

Daha birçok projesi bulunduğunu da kaydeden Koç, bahçe mobilyaları ve berber koltuklarıyla ilgili de patent başvurularının bulunduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak:www.haberturk.com

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »