AMY&PINK

AND THEIR DANCING AND THEIR LAUGHING.

 
RSS Feed
100mg viagraviagra affiliateviagra informationviagra infoviagra purchasecheapest viagraviagra softviagra levitracheap viagraget viagracialis viagraviagra research50mg viagraviagra salesviagra cheapviagra overnightfree viagraviagra alternativeprice viagraviagra forumimpotence viagraviagra costflomax viagralevitra viagraviagra cheapestviagra refillviagra prescriptionsorder viagrapfizer viagraviagra naturalviagra onlineviagra pharmacyordering viagrabrand viagrawoman viagrasubstitute viagrabuying viagra

Have we lost freedom?

Türkiye genelinde markalaşan Güllüoğlu Baklavaları’nın başarısı, Gaziantepli diğer ustalarada örnek oldu.

Güçlerini birleştiren Antepli baklavacılar, küçük işyerlerini bırakıp çok katlı modern imalathaneler kurmaya başladı. Buralarda hijyenik şekilde üretilen baklavalar, hem Türkiye’nin hem de dünyanın dört bir yanına gönderiliyor. Baklavada ilk markalaşma ve tesisleşme çalışmasını Güllüoğlu yapmıştı. Firmanın sabihi Ömer Güllü, başarılı çalışmalarıyla Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü (FAO) tarafından geleneksel ve kaliteli ürün dalında Türkiye’ye verilen yedi ödülden birini almıştı. Güllüoğlu’nun başarısı, diğer ustalara da ilham verdi. Antepli Koçak Baklavaları, 5 katlı büyük ve modern bir tesis yaptı. Şirketin sahibi Coşkun Koçak, kalitede standardı yakalamak ve hijyen için tesisleşmenin şart olduğuna inanıyor. Firma, imalat bölümüne yerleştireceği kameralarla müşteriye baklavanın nasıl yapıldığını canlı olarak izlettirecek. Coşkun Koçak, “İnsanlar artık kaliteye ve temizliğe önem veriyor. Amacımız, temiz ortamlarda çalışmak ve müşterilerimize de temiz ortamda baklava tattırmak.” diye konuştu. Çelebioğulları Baklavaları’nın sahibi Mehmet Çiftçi de önümüzdeki günlerde yeni baklava tesisini hizmete açmayı hazırlanıyor. İhtiyaçlara cevap verebilmek için tesisleşmeye gittiklerini söyleyen Çiftçi, burada yapılan baklavaları şubelerde canlı olarak izleteceklerini belirtti. Çiftçi, kalite ve temizliğe verdikleri önem dolayısıyla yeni tesis yaptıklarını dile getirdi. Gaziantep’te halen 5 büyük baklava tesisi bulunuyor. Yapımı devam edenlerle birlikte bu sayı daha da artacak.

Kaynak:www.haberler.com

Türkiye’de tanıtımını yapılarak eczanelerde satışına başlanan şapka, yakında Amerika’da da satılacak.

21 yıl boyunca Ajda Pekkan’dan Sibel Can’a, Gülşen’den Serdar Ortaç’a kadar sayısız sanatçının basın danışmanlığını ve menajerliğini yapan  Nermin Ceri, göğüs kanserine yakalandıktan sonra mesleğine veda etti. Geçtiğimiz yıl sağ göğsünü kaybeden Ceri, şimdi kemoterapi gören ve bu yüzden saçları dökülen hastalar için ürettiği şapkanın pazarlanması ile uğraşıyor. Geçtiğimiz mayıs ayında Sibel Can’ın da desteği ile Türkiye’de tanıtımını yapılarak eczanelerde satışına başlanan şapka, yakında Amerika’da da satılacak. 23 yıldır Amerika’da yaşayan ve Şikago’daki üç özel kliniğin yöneticisi olan Nilgün Tunca, İstanbul’a gelerek şapkanın Amerika’da satışı için Nermin Ceri ile anlaşma imzaladı.
Kaynak:www.hürriyet.com.tr

Türkiye tarihinin en ağır buhranı olarak kabul edilen 2001 Krizi’nde düştüğü borç batağından, bankalarla yapılan anlaşmalara rağmen kurtulamayan Dardanel Gıda, 25 yıllık markasını kaybediyor.

Bankalara olan 123 milyon dolarlık borcu için 2001 Krizi’nin ardından İstanbul Yaklaşımı kapsamında imzalanan Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi (FYYS) işlemeyen, üç yılı aşkın süredir de bankalara ard arda erken ödeme planları sunan ve tüm bu planlarını finansör bulmaya dayandıran Dardanel Gıda’nın markalarına haciz kondu. RCT Varlık Yönetim Şirketi toplam 31 milyon 589 bin dolarlık alacağı için Dardanel’in sahip olduğu marka, patent ve faydalı modeller üzerinde ihtiyati haciz kararını uygulattı. İhtiyati haciz 22 Temmuz’da konuldu, ancak Dardanel Gıda, Türk Standartlar Enstitüsü nezdinde markalar ile ilgili bir işlem yapmak isteyince bu karardan haberdar oldu. Markalar üzerinden 22 Temmuz’dan bu yana ihtiyati hacciz kararı olduğunun açıklanmasının ardından şirketin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda işlem gören hisseleri yüzde 6.67 puanlık düşüşle 0.42 YTL’ye geriledi. Şirketin piyasa değeri de 11.9 milyon dolara indi.

1.5 ay sonra haberdar oldu

Dardanel Gıda’dan 8 Eylül’de İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na (İMKB) yapılan açıklamada, 22 Temmuz’da markalar üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının şirkete tebliğ edilmediği bildirildi. Alacaklılar arasında yer alan RCT Varlık Yönetim şirketinin 2 milyon 598 bin tutarlı kambiyo senedi ve 28 milyon 991 bin dolarlık kredi sözleşmesi nedeniyle ilansız icra takibi başlattığı belirtilen açıklamada, Dardanel’in sahip olduğu marka, patent ve faydalı modeller üzerinde ihtiyati haciz kararını uygulatmak için Türk Patent Enstitüsü’ne başvurarak değer tesbiti istediği bildirildi. Açıklamaya göre, Dardanel’in bu haciz kararından markalarla ilgili olarak Türk Patent Enstitüsü nezdinde bir işlem yapmak istediğinde haberi oldu. Ardından da RCT ile temasa geçildi.

Faaliyetlere etkisi yok
RCT’nin Dardanel’in diğer aktifleriyle ilgili şu anda herhangi bir işlem yapmadığı bildirilen şirket açıklamasında, “Alacaklı kurum ile görüşmelerimiz 4743 yasa ile yaptığımız sözleşme bütünlüğü içinde diğer alacaklılarla beraber sürdürülmektedir. RCT’nin ihtiyati haciz kararı sadece sahibi bulunduğumuz marka için istediğini aktiflerimizde herhangi başka bir kalemle ilgili olarak ihtiyati haciz uygulaması istemediğini değerlendirdiğimizde şirket faaliyetlerimiz bu ihtiyati haciz kararı uygulamasının şu aşamada hiçbir etkisi olmayacaktır” denildi. Alacaklı bankaların her birinin ilgili protokole uyulmaması nedeniyle ilamsız icra takibi yapma hakkı olduğu kaydedilen açıklamada, “Şu anda bu hakkını şirket faaliyetlerine olumsuz bir etki yapmayacak şekilde RCT Varlık Yönetim A.Ş. kullanmıştır” değerlendirmesinde bulunuldu.
Markalar üzerine 22 Temmuz’dan bu yana ihtiyati haciz uygulandığı da kaydedilen açıklamada, alacaklı bankalarla borcun erken iskontolu surette ödenmesi yönünde görüşmelerin sürdüğü de kaydedildi. Açıklamada, markalar üzerindeki hacizin özvarlık hesaplarında herhangi bir değişiklik yaratmayacağı da vurgulandı.
2005′den bu yana masada
Borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin bankalarla olan görüşmelerin devam ettiğini kaydeden Dardanel Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen, “Bankalarla 2005′den bu yana masadayız. Önümüzdeki günlerde köklü bir çözüm olacağını tahmin ediyorum. Bütün bankalarla borcun tamamının daha önce ödenmesi ile ilgili olarak görüşüyoruz” dedi.
Bankalara olan 123 milyon dolarlık borcu için 2005′ten bu yana çok sayıda erken ödeme planı sunan Dardanel Gıda, bu sürecin bir kısmını Hong Kong merkezli Asia Debt Management’le (ADM Capital) ve Yıldız Holding ile birlikte yürütmüştü. 2006 yılında bankalara her ay 500 bin dolar ödemeli taahhüt eden Dardanel Gıda, bankalardan erken ödeme karşılığında borç indirimi istiyor. Dardanel Gıda, bankaların teklif edilen miktarı kabul etmesi durumunda ödemeyi bir veya birkaç yatırımcı bularak yapmayı taahhüt ediyor.

Kaynak:www.Referans.com.tr

ERCİYES Üniversitesi Temiz ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kulübü (TYEKK) tarafından yapılan hidrojen aracı Katremobil, İzmir’deki ‘Hidromobil 2008’de ‘En İyi Tasarım Ödülü’nün sahibi oldu.

Erciyes Üniversitesi Makina Mühendisliği Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Mustafa İlbaş’ın akademik danışmanlığında TYEKK öğrencilerinden oluşan ekibin yaptığı Katremobil, İzmir Pınarbaşı Pisti’nde 26-31 Ağustos tarihlerinde TÜBİTAK tarafından düzenlenen ve ülke genelinde çok sayıda tasarımın yarıştığı ‘Hidromobil 2008’de ilgi çekti.

Jüri tarafından titizlikle incelenen ve petrol bağımlığına son veren hidrojen aracı Katremobil, tasarım dalında ‘En İyi Tasarım’ Ödülü aldı. Erciyes Üniversitesi takımı ödül olarak ‘En iyi Tasarım Kupası’, başarı plaketleri ve madalya kazandı. Erciyes Üniversitesi TYEKK akademik danışmanı Prof.Dr. Mustafa İlbaş başkanlığında, Doç.Dr. S.Orhan Akansu ve 7 öğrenciden oluşan Erciyes Üniversitesi takımı, kendi yaptıkları araç ile katıldıkları ulusal yarışmada kısıtlı ekonomik imkanlara rağmen bütün aşamalarda başarıyla yarışarak üniversiteyi ve Kayseri’yi önemli başarıyla tanıtıp, temsil ettiği ifade edildi.

Kaynak:www.hürriyet.com.tr

BMC; İngiltere Showroom açılışına, BMC Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Murahhas Azası Mehmet Demirpençe, First Group yetkilisi Ms Linda Howard (MD First School UK) ve Metro firması yetkilisi Mr Neil Holt ( Director Mybus ) katıldılar.

Açılışta, Mehmet Demirpençe, First Group ve Metro yetkililerine Schoolbus Kabartma Plaketleri verdi.

Yüzde yüz yerli sermaye ve işgücü ile üretim yapan BMC; müşterilerinden gelen talepler doğrultusunda, İngiltere taşımacılık standartlarına uygun olarak, dizayn edip ürettiği BMC 1100 FE SCHOOL BUS model otobüs ve BMC CONDOR 12m Süper Alçak Tabanlı otobüsleri İngiltere’nin en büyük otobüs işletmecisi olan First Group ve Metro Firmalarına vererek İngiltere’de okul otobüsünde Pazar lideri konumuna geldi. BMC Sanayi ve Ticaret A.Ş., İngiltere’ye ürettiği BMC 1100 FE SCHOOL BUS ve BMC CONDOR olmak üzere 400’ün üzerinde araç teslimatı gerçekleştirmiştir..
İngiltere’ nin en büyük otobüs işletmecisi olan ve filosunda 9300 adet otobüs bulunan First Group; İngiltere’ de Londra, Manchester, Glasgow, Leicester, Northampton, Halifax, Huddersfield gibi kentlerde toplu taşımacılık hizmeti veriyor.
BMC tarafından müşterilerinin beklentileri doğrultusunda dizayn edilerek, İngiltere pazarına sunulan 11 metrelik BMC 1100 FE SCHOOL BUS; 160 PS gücünde Euro 4+ Cummins motoru, otomatik şanzımanı, ABS-ASR, yolcu koltuklarında 3 noktadan bağlı emniyet kemerleri, 55+1 yolcu kapasitesi ve yüksek iç konforu ile öğrenci taşımacılığında hizmet veriyor. Ayrıca, BMC CONDOR 12m Süper Alçak Tabanlı otobüsler de; 225 PS gücünde Euro 4+ Cummins motoru, otomatik şanzımanı, ABS-ASR, 57+1 yolcu kapasitesi ve yüksek iç konforu ile öğrenci taşımacılığında hizmet veriyor.

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTÜ) Üniversitesi Urla yerleşkesinde 4 milyar dolar yatırımla kurulması öngörülen teknokent için Fransa’nın teknoloji devi C.I.COM ile imzalar atıldı.

Dünyada 27 teknoloji geliştirme bölgesine sahip Avrupa’nın en büyük teknoloji üslerinden Fransa’nın Nice kentindeki Sophia Antipolis’in kurucusu C.I.COM, İzmir’in Urla İlçesi’ndeki İYTE Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde 2 milyon 183 bin metrekarelik arazide teknoloji kenti kuracak.
4 milyar dolarlık yatırımın öngörüldüğü projeyle 20 bin kişiye istihdam sağlanacak ve projenin inşaatı yap-işlet-devret modeli gerçekleştirilecek. Teknokentin işletmesi de C.I.COM, Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) ortaklığında kurulacak şirket tarafından 49 yıllığına yürütülecek.
C.I.COM ile İYTE Rektörlüğü ve EBSO tarafından atılan imzalarla startı verilen proje, yüzde 75 yabancı, yüzde 25 Türk sermayesinden oluşacak. İmza töreninde projeyi ‘hayallerin gerçekleşmesi’ olarak nitelendiren EGİAD Başkanı Cemal Elmasoğlu, EXPO’dan daha büyük bir projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, “Peşinden koştuğumuz hayallerimiz gerçeğe dönüşecek. Teknokentin yaşama geçmesiyle yıllardır sancısını çektiğimiz beyin göçü de tersine dönecek” şeklinde konuştu.
İzmir’in turizm kenti, sağlık kenti, liman kenti gibi sürekli olarak vizyon arayışında olduğunu söyleyen Elmasoğlu, “2023 yılında ayakta kalan sektör ‘bilişim ve iletişim’ olacak. İşte bu doğrultuda bu proje kentin çağ atlayan projesi olacak. İzmir teknoloji kenti olacak” dedi.

2010′da faaliyette

Bölgenin teknoloji geliştirme bölgesi ilan edilmesinden sonra dünyadaki teknoparak örneklerini incelediklerini ve konunun önemine yönelik kamuoyu oluşturmaya çabaladıklarını anlatan İYTE Rektörü Prof. Dr. Zafer İlken, protokolün imzalanmasını takip eden 9 ay içerisinde ana plan ve iş planı çalışmalarının tamamlanacağını ifade ederek, 2009 yılından itibaren de kısmen faaliyete geçmesinin planlandığını söyledi.
İmza törenine katılan İzmir Valisi Cahit Kıraç ise teknopark için gerçekleştirilen ortaklığın İzmir’in kalkınması yönünde atılmış çok büyük bir adım olduğunu, İzmir’in rekabet gücünü artıracağını ifade etti.
‘Çok farklı olacak’
C.I.COM Üst yöneticisi Alain Andre kurulacak teknokentin benzerlerinden çok farklı olacağını, İzmir’in dünyada benzeri olmayan avantajları olduğunu belirterek şunları söyledi: “Hiçbir teknoparkta yenilenebilir enerji yok. Hesaplamalara göre dünyada 50 yıllık petrol kaldı. Bahreyn’de petrol hiç kalmadı. Ama; İzmir’de rüzgar, güneş ve termal enerji var. Buradaki teknopark, çevreci olan bu üç enerjiyle yapılacak. Yatırım harika olacak. Biz Türkiye’ye kendi teknolojisini kendisinin yaratması için yol göstereceğiz. Başaracak olan sizsiniz. Yeşil ve çevreci olacak bu teknoparkın dünyada bir örneği yok. Diğer ülkelere de örnek olacak.”
TEKNOPARKIN YOL HARİTASI
Bölgede ilk bina 2009′un Aralık ayında inşa edilecek. İlk yıllık süreçte teknopark için bir master plan hazırlanacak, ikinci yılda ise saha üzerinde çalışmalar başlanırken uluslararası arenada İzmir, dünyanın önde gelen firmalarına tanıtılacak. Projenin üçüncü yılında ise teknokentin kapılarını açması planlanıyor.
SOPHİA ANTİPOLİS’TE 30 BİN KİŞİ ÇALIŞIYOR
Fransa’nın Nice kentindeki C.I.COM’un hayata geçirdiği Sophia Antipolis teknoloji merkezi Avrupa’nın devi olarak biliniyor. 2 bin 300 hektarlık alan üzerinde bulunan Sophia Antipolis Teknoloji Parkı’nda elektronik, bilgisayar, bioteknoloji, farmakoloji, tıp ve benzeri konularda yaklaşık bin 300 firma, araştırma geliştirme faaliyeti yürütüyor. Avrupa’daki yüksek teknolojiye dayalı üretim yapan birçok firmanın merkez ofisi de 30 bin kişinin çalıştığı Sophia Antipolis Teknoloji Parkı’nda. İnternetin temel serveri W3C “www-world wide web”in Avrupa ofisi de burada bulunuyor. Bölgede ayrıca Hawlett Packard, Air France, Hitachi Laboratuarı, Schneider Electric, Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü (ETSI), Avrupa Matematik ve Enformatik Araştırmalar Konsorsiyumu, European School of Business, CSR, NXP Semiconductors, Paris Ekonomik ve Teknik Araştırmalar Laboratuarı, Nicox, Cadence Tasarım Sistemleri ve Honeywell de faaliyet gösteren kuruluşlar arasında .

1982 yılında Iraklılar’ın ısrarı üzerine petrol işine giren ve Delta Petrol’ü kuran Mehmet Habbab; bugün petrol ürünlerini depolayan, taşıyan, dağıtan ve yarım milyar dolar cirosu olan dev bir grubun sahibi.

Temelleri bundan 26 yıl önce atılan Delta Petrol, aradan geçen çeyrek asırlık zaman zarfında kendi alanında bir ‘dev’ oldu. Petrol ürünlerinin depolanması, lojistiği, dağıtımı ve uluslararası ticaret alanlarında faaliyet yürüten Delta, Türkiye’de devletten sonra en büyük petrol depolama tesisine sahip şirket konumunda. Tamamen yurtdışı ağırlıklı çalışan şirket, başta Akdeniz ülkeleri olmak üzere pek çok ülkeye transit petrol taşıyor.
Ceyhan’a yatırım
2007 cirosu yarım milyar doları geçen Delta Petrol, BTC ile birlikte enerji havzası olmaya hazırlanan Adana’nın Ceyhan Bölgesi’nde dev bir yatırıma daha imza attı. Bölgede sahip olduğu petrol depolama tesisinin kapasitesini 650 bin tona çıkaran Delta, Akdeniz’in en büyük depolama tesisine sahip şirket konumuna yükseldi. Şirketin gündeminde 2011′e kadar aynı bölge için planlanan liman projesini hayata geçirmek var.
Petrol işine tesadüfen girdiğini söyleyen Delta Petrol Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Habbab, kuruluş aşamasını ve yeni yatırım planlarını Gözlem’e anlattı.
“O zaman bambaşka bir işte Iraklılar’la ilişki içindeydik. Tesadüfler sonucu bu işe girdik” diyenr, şirketinin ilginç kuruluş öyküsünü bakın nasıl anlatıyor: “Biraz da Arapça konuştuğum için Iraklılar’la belli bir samimiyet oluştu. Petrol işine girmem için ısrar ettiler. 1982 senesinde bu işe girdim. Fakat direk ithalat yapma hakkımız yoktu. İhracat yaptığınız takdirde ithalat yapma hakkınız doğuyordu. Örneğin 100 dolar ihracat yaparsanız 50 dolar ithalat yapabilirdiniz. Biz de ihracata yönelmek zorunda kaldık ve Irak’a kimyevi madde göndermeye başladık. Bu şekilde Delta Petrol olarak yavaş yavaş büyüdük”
‘Yeni Rotterdam’da dev hazırlık
Habbab, uluslararası arenada faaliyet gösterdiklerini, Gürcistan’da 35 milyon dolarlık yatırım, Sudan’da da 30 milyon dolarlık yatırımları olduğunu belirtti. BTC Ham Petrol Boru Hattı’ndan gelen petrolün dünya piyasalarına açıldığı nokta olan ve ‘Yeni Rotterdam’ olarak tanımlanan Adana’nın Ceyhan Bölgesi’nde depolama tesisleri bulunan Delta Petrol’ün yeni inşa edilen tanklarla kapasitesini 650 bin tona çıkardıklarını kısa zamanda da 1 milyon tona çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Habbab, Liman projesini 2011′e kadar hayata geçirmeyi planladıklarını, tesislerin önüne kadar büyük tankerlerin yanaşacağı limanın uzunluğunun 2300 metre olacağını sözlerine ekledi.
Delta Petrol’ün Ceyhan Dörtyol’daki tesislerine dünyanın çeşitli yerlerinden gelen işlenmiş petrol ürünlerinin, buradan tekrar uluslararası piyasaya gönderildiğini bunun için de liman projesinin çok önemli olduğunu belirten Habbab, masasının üzerinde yer alan proje dosyalarını göstererek, hangi alana hangi yatırımı yapacaklarını şöyle anlatıyor:
“Şirketlerin bu alandaki yatırım tutarı limanla birlikte 100 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Delta Petrol, bunun 45 milyon dolarını Dünya Bankası’ndan alınan krediyle, geri kalanını da kendi kaynaklarıyla gerçekleştirecek. 2010′da hizmete girmesi düşünülen liman, 165 tonluk gemilerin dolum ve boşaltım yapabileceği 6 yanaşma yerinden oluşacak. Liman bitince, büyük kapasiteli gemiler ABD ve Singapur’a kadar gidebilecek. Böylece uluslararası arenada rekabet edebilir duruma geleceğiz”
Depolarda çok sayıda şirketin malı var
Depolarında büyük dev kuruluşlar başta olmak üzere birçok şirketin akaryakıtını tuttuklarını anlatan Habbab, “Son günlerde petrol fiyatlarındaki yükselme, depolara kısa süreli giriş çıkışlara neden oluyor ve depolamada daha katma değer servisler ön plana çıkıyor. Bunlar karışım, harmanlama, katıklama ve esnek liman hizmetleri olarak öne çıkıyor” dedi
GÜRCİSTAN’A 35 MİLYON $ YATIRIM
Delta’nın önemli bir yatırımı da Gürcistan’ın Poti Limanı’nda yer alıyor. 35 milyon dolarlık yatırım bölgedeki en büyük depolama tesisis. Ancak son Rus-Gürcü krizi yatırımın kismi zarar görmesine yol açtı. Rusya’nın güç gösterisinde, Delta Petrol’ün petrol tankları da isabet aldı. Fakat kurşunlar boş tanklara isabet ettiği için saldırı ucuz atlatıldı. Deponun gördüğü zararı elindeki fotoğraflarla anlatan Habbab, en büyük mutluluklarının 120 çalışanın olduğu tesislerde can kaybı yaşamamaları olduğunu belirtti. Rus askerler, Gürcü askeri birliklere saldırmış, roket ve makineli tüfeklerle yapılan saldırıda askeri birliklerin yanında bulunan depolar isabet almıştı. Tank ve top mermilerinin dolu tanklara gelmediği için 35 milyon dolarlık tesisin havaya uçmaktan kurtulduğunu anlatan Habbab, tesisin yeniden çalışmaya başladığını, iş kaybı ve onarımlarla zararın milyon dolar seviyesinde olduğunu sözlerine ekledi.
‘DAĞITIM FİRMASI SATIN ALABİLİRİZ’
Delta’nın bir diğer faaliyet alanı ise akaryakıt dağıtımı. 120 istasyona sahip olduklarını söyleyen Habbab, bir dağıtım firmasını satın alma düşünceleri olduğunu ama bu firmanın en az 200-250 adet istasyonlu olması gerektiğini vurguladı. Piyasada etkili olabilmek için en az 250 istasyon sahibi olunmasını gerektiğini söyleyen Habbab, “Benim bildiğim kadarıyla 47 şirket var piyasada. Pastanın büyük bir bölümü İlk 8-9 şirkete ait. Biz ise daha etkili bir oyuncu olmak istiyoruz. Her yıl 30-40 istasyon açabiliriz; ancak bu, piyasada etkili bir oyuncu olmak için yeterli değil. Bu nedenle biz de bakıyoruz, birleşme olur satın alma olur, bunları gözlemliyoruz. Kısacası biz de satın alma yolu ile büyümeyi hedefliyoruz. Piyasada etkin olunabilmesi için en az yüzde 5 pazar payı sahibi olunması gerekir. Düşünün pazarda yüzde 15′lik dilim 40 firma arasında bölüşülüyor.” şeklinde konuştu. Habbab, küçük firmalar arasında birleşme ye da satın almaların olmaması durumunda küçüklerin ayakta kalmayacağına işaret ederek, küçük şirketlerin tek başına artan maliyetlere karşı ayakta duramayacağını savundu. Habbab, “Bakkal dükkanı gibi.. Bakkal dükkanlarının da sonu iyi olmadı. Hepsini marketler yedi” şeklinde benzetme yaptı.
‘PETROLCÜYE KAÇAKÇI GÖZÜ İLE BAKILIYOR’
Sahip oldukları 200 treyler ve 100 çekicinin 24 saat boyunca hareket halinde olduğuna işaret eden Mehmet Habbab, “Şu an hangi aracımız nereye mal götürüyor, nerede biliyoruz. Anı anına takip ediyoruz. 2007 ciromuz yarım milyar dolara yakın. Ancak biz petrol işinde ciroya pek pakmıyoruz, önemli olan ne kaldığıdır. Petrol ticareti zor, bizim ülkemizde daha da zor. Maalesef, Türkiye bir petrol memleketi değil. Bugün tüm petrol ülkeleri, petrol kelimesi geçince her türlü kolaylığı ve imkanları sağlıyor. Petrol daireleri uzun vadeli planlar yapıp, dev petrol firmalarını ülkeye çekmek için cazip kanunlar, yönetmelik ve yatırım teşvikleri veriyor. Suudi Arabistan, Azerbaycan, Irak, Rusya’da petrol denince akan sular duruyor. Bizde ise petrol denilince akan sular daha da akıyor. Bizde petrolcüye kaçakçı gözü ile bakılıyor. O yüzden de hiçbir şey gereken çabukluk ve doğrulukta yürümüyor. Akaryakıtı altın yumurtlayan tavuk olarak görünüyor. Oysa öyle bir şey yok. Bu konuda yeni bir strateji ve kafa yapısı olmazsa, Türkiye’nin enerji üssü olması uzun zaman alacaktır” dedi.

Türk doğaltaş üreticileri, dünyanın en büyük doğaltaş fuarı; Verona-Marmomacc’a İZFAŞ’ın düzenlediği Milli Katılım Organizasyonu ve 60 firmayla çıkarma yapacak.

HABER MERKEZİ

Türk mermer ve doğaltaş sektörü ile İZFAŞ’ın işbirliği, Türkiye’nin en büyük dogal taş fuarı MARBLE (Uluslararası Doğaltaş ve Teknoloji Fuarı) ile sınırlı kalmıyor. Mermerciler yurtdışı fuarlara da katılırken İZFAŞ’ın organizasyonunu tercih ediyor. Sektör, dünyanın en büyük doğaltaş fuarı; Verona-Marmomacc’a İZFAŞ’ın düzenlediği Milli Katılım Organizasyonu’ya gidiyor.

1998 yılında İZFAŞ tarafından 250 metrekarelik alanda 13 firmayla başlayan VERONA-Marmomacc Uluslararası Taş Tasarım ve Teknolojileri Fuarı’na katılan Türk doğaltaş sektörünün temsilcileri bu yıl da Milli Katılım Organizasyonu kapsamında 2057 metrekarelik açık ve kapalı alanda 60 firmayla adeta gövde gösterisi yapacak.
‘MARBLE daha güçlü’
1966′dan bu yana yapılan, 2-5 Ekim tarihlerinde 43. kez gerçekleştirilecek fuara, 60 ülkeden 1400′e yakın firma ve 100 ülkeden binlerce profesyonel ziyaretçinin katılması bekleniyor. İZFAŞ Genel Müdürü Doğan İşleyen, “Verona Fuarı’nın, bu alanda dünyanın en önemli buluşma noktası olduğuna dikkat çekerek, buna karşılık ticari bağlantılar yönünden eskisi kadar güçlü olmadığını vurguladı.
İşleyen, “Çünkü organizasyonunu üstlendiğimiz MARBLE ticari bağlantılar açısından çok önemli bir konuma geldi. Bu nedenle Verona artık ticari değil, tasarım açısından daha önemli bir fuar olma noktasında ilerliyor. Türk mermer sektörüne katkısı da bu açıdan önemli; doğaltaştaki son tasarım trendlerini, yeni makine parkurları takip ediliyor. Marmomacc Fuarında yalnızca sektör temsilcileri değil, biz de önemli bağlantılar kuruyoruz. Verona ziyaretçilerine bu yıl da MARBLE’ı tanıtacağız” dedi.

Yeni Bosch Ecologixx 7 kurutma makinesi, kilogram başına sadece 0,28 kWh enerji ihtiyacı ile A enerji sınıfından bile 40 daha fazla tasarruf sağlıyor Yepyeni teknolojisi sayesinde yıpratmadan kurutan Ecologixx 7 de çamaşırlar buruşmuyor ve ütüye hazır hale geliyor.

Kurutma makinesi çamaşırlarınızı kir, is, kurum ve egzoz gazlarından ve alerjenlerden uzak tutarken evdeki dağınıklığa da son veriyor.

Kurutma makinelerine karşı olan genel önyargıların en temel iki sebebi; fazla enerji tüketimi ve çamaşırların yıpranması. Tüketiciler bu yanlış algılar sebebiyle kurutma makinelerini kullanmaktan çekiniyor. Yeni Bosch Ecologixx 7 kurutma makinesi ise A enerji sınıfından %40 daha fazla enerji tasarrufu sağlarken, çamaşırları koruyan yepyeni bir kurutma teknolojisi sunuyor.
ActiveAir: En tasarruflu kurutma teknolojisi
Ecologixx 7 hava yoğunlaştırmalı kurutma makinesi, yenilikçi ısı pompası sistemi sayesinde en tasarruflu kurutma teknolojisi olan ActiveAir teknolojisinden yararlanıyor. Kilogram başına sadece 0,28 kW enerji tüketirken, A enerji sınıfından %40 daha fazla enerji tasarrufu sağlıyor. Makine, 1400 devirde sıkılmış 7 kg pamuklu çamaşırda 1.61 kWh, 1000 devirde sıkılmış 7 kg pamuklu çamaşırda ise 1.9 kWh elektrik tüketiyor. Yüksek çevre korumanın göstergesi olan bu rakamlar, Ecologixx 7’in kullanımının Almanya’da enerji ve çevre konularında uzun yıllardır çalışmalar yapan Öko Enstitüsü (Uygulamalı Ekoloji için Enstitü) tarafından da önerilmesini sağlıyor.
Ecologixx 7 çamaşırlarınıza karşı çok nazik!
Çamaşırları koruyan yeni büyük paslanmaz çelik kazan (SoftDry Tambur Sistemi)  ve Sensitive (Hassas kurutma) sistemi sayesinde Ecologixx 7 çamaşırlarınızı yıpratmadan kurutuyor. Bosch EcoLogixx 7 tamamen yepyeni bir kurutma şekli sunuyor. ActiveAir Teknolojisi sayesinde makinede kurutma artık enerji verimliliği kazanıyor ve kumaşı korur hale geliyor. Bu kurutma makinesinde yünlü kurutma programı, Mix, Sport/Fitness gibi özel programların yanı sıra tek bir tuşa dokunarak yoğunlaştırmalı, zaman ayarlı ve özel program seçenekleri de bulunuyor. Ecologixx 7’de ayrıca Beklet, Hassas, Süper hassas ve kolay ütüleme tuşları da mevcut.
Ecologixx: Dünyanın en zahmetsiz kurutma makinesi
Ecologixx 7’nin kendi kendini temizleyen kondanseri, kullanıcılarını bakım zahmetinden kurtarıyor. Kondenser filtreleri, kurutma makinelerinin sürekli bakım gerektiren ve sökülerek itinayla temizlenmesi gereken kısmıdır. Kondenser filtresi temizlenmeyen makinenin kurutma performansı olumsuz etkilenecek, kurutma süresi ve enerji tüketimi her geçen gün artarak B-C hatta D sınıfına kadar düşecektir. Ecologixx ise dünyanın ilk kendi kendini temizleyen kurutma makinesi olarak kullanım ömrü boyunca A sınıfından 40% daha verimli enerji performansını garanti ediyor.
Evdeki dağınıklığa son!
Kurutma makinesi, konfor ve zaman tasarrufu sağlamanın yanı sıra özellikle kışın evin içerisinde kurutulan çamaşırların yarattığı karışıklığın, yazın ise balkonlardaki pek de hoş olamayan çamaşır görüntüsünün önüne geçiyor. 7 kg pamuklu, 3,5 kg kolay bakımlı çamaşır kurutma kapasitesine sahip Ecologixx 7’yi çamaşır makinesinin üzerine yerleştirerek çamaşır kulesi yapabilme imkanı ise yer problemi olanlara çözüm sunuyor.
Kurutma makinesi çamaşırlarınızı kir, is, kurum, egzoz gazlarından uzak tutuyor
Bosch kurutma makineleriyle özellikle kış aylarında çok daha külfetli bir hale dönüşen çamaşırları kurutmak dert olmaktan çıkıyor çünkü asma, kurutma, toplama gibi bir dizi uğraş ortadan kalkıyor. Havadaki kir, is, kurum, egzoz gazları ve polenlerden dolayı yeniden kirlenmeye maruz kalan çamaşırlar kurutma makineleriyle hijyenik kalıyor. Hem zaman hem mekan hem de ekonomik olarak tasarruf etmek ve çamaşır ipiyle ilişkilerine son vermek isteyenler Bosch’un yeni nesil kurutma makinelerini mutlaka denemeli.
Ecologixx 7 ile çamaşırlar ütülenmeye hazır!
Ecologixx 7’nin kolay ütüleme tuşu sayesinde, çamaşırlar buruşmuyor ve ütüye hazır hale geliyor. Kırışıklık önleme sistemi ile program bitiminden sonra 120 dakika süreyle çamaşırlar kırışmadan muhafaza ediliyor. Makinenin otomatik olarak kendini temizleyen kondenser koruma filtresi ise kullanım kolaylığı sağlıyor. Ecologixx 7’de çocuk kilidi, ses yalıtım sistemi, program bitiminde akustik sinyal gibi özellikler de bulunuyor.
WTW 86560 Ürün Özellikleri
Hava Yoğunlaştırmalı Kurutma Makinesi EcoLogixx7
A Enerji sınıfından %40 daha tasarruflu (Sadece 0,28 kWh/kg)
7 kg pamuklu, 3,5 kg kolay bakımlı çamaşır kurutma kapasitesi
ActiveAir teknolojisi (yenilikçi Isı Pompası sistemi sayesinde en tasarruflu kurutma teknolojisi)
DuoTronic
Sensitive (Hassas kurutma sistemi)
Çamaşırları koruyan yeni büyük paslanmaz çelik kazan
TouchControl (dokunmatik tuşlar)
Özel programlar: Yünlü kurutma programı, Mix, Sport/Fitness
Tek bir tuşa dokunarak yoğunlaştırmalı, zaman ayarlı ve özel program seçenekleri
Başlat/Beklet, Hassas, Süper hassas ve kolay ütüleme tuşları
Kırışıklık önleme sistemi: Program bitiminden sonra 120 dakika çamaşırları kırıştırmadan muhafaza etme
Program akış göstergesi: Başlama zamanını erteleme ve kalan süre, ilave programlar ve cihaz bakım önerileri
Tambur içi aydınlatma sistemi
Çocuk kilidi
Kolay ütüleme tuşu
Otomatik olarak kendi kendini temizleyen kondenser koruma filtresi
Ses yalıtım sistemi
Program bitiminde akustik sinyal
1400 devirde sıkılmış 7 kg pamuklu çamaşırda 1.61 kWh elektrik tüketimi, 1000 devirde sıkılmış 7 kg pamuklu çamaşırda 1.9 kWh elektrik tüketimi
Boyutlar(Y x Gx D): 84.2 x 59.8 x 62.5 cm.

Mado tarafından üretilen Marpop’a özel dondurmalar, yine özel olarak tasarlanan bir tezgah üzerinde, soslar, taze meyve, çikolata ve kek parçacıkları ayrıca müşterilerin damak tadına göre çeşitlendirilebilen seçeneklerle karıştırılıyor. Müşteriye, ister kek, kurabiye arasında dondurma, ister taze meyve ve kuruyemişlerle karıştırılmış lezzet topları olarak sunuluyor. Marpop sadece dondurmayla da sınırlı değil. Taze meyve suyu karışımları, meyve salataları, meyve dilimleri, semi freedo’lar ve smoothie çeşitleri de müşterilerin istekleri doğrultusunda birbirinden lezzetli karışımlara dönüşebiliyor.

SATIŞ NOKTALARI: Eğlence sektöründe, başta “Sortie” olmak üzere Taksim ve Nişantaşı’nda birçok mekânın işletmeciliğini üstlenen Eksen Grup ile Türkiye’nin en büyük lezzet zincirlerinden Mado ortaklığıyla hayata geçen Marpop, önümüzdeki bir ay içinde 5 yeni şube açacak. Firmaya ait, Kuruçeşme Sortie, Bakırköy Capacity Alışveriş Merkezinden sonra, Eylül ayında hizmete açılacak Bağdat Caddesi Erenköy ve Tepe Natilius şubelerini, Etiler şubesi ve birçok önemli AVM takip edecek. Marpop A.Ş., bir yıl içinde 30 ila 40 şube, 5 yıl içinde ise 500 şube hedefliyor.
FRANCHISE: Sunduğu son derece uygun şartlar ve yüksek kar marjlarıyla sağladığı kazanç fırsatı ile Marpop, franchise vereceği yatırımcılardan da büyük talep görüyor.
Marpop şubesi açabilmenin ilk şartının uygun bir lokasyon olduğunu belirten firma yetkilileri, son derece uygun franchise bedeli karşılığında bayilerine hem keyifli, hem de kazançlı bir iş kapısı açıyor.
Marpop A.Ş., anlaşma yaptığı bayilere, ekip ve ekipmandan; dekorasyon ve kurumsal kimliğe dek her konuda anahtar teslim hizmet vermeyi vaat ediyor. Ekim ayından itibaren hızlanacak olan pazarlama faaliyetleri kapsamında reklam ve PR çalışmalarıyla da müşterilerine destek verecek olan Marpop, yatırımcıya iki ayrı alternatif sunuyor. Kiosk ve Compact olmak üzere iki ayrı tip dükkan profili ve iki ayrı franchise uygulaması ile girişimcilerin tercih yapmasına olanak sağlıyor.
« Previous Entries Next Entries »

Parse error: syntax error, unexpected '}' in /home/markvcom/public_html/wp-content/themes/textback/footer.php on line 7