AMY&PINK

AND THEIR DANCING AND THEIR LAUGHING.

 
RSS Feed
100mg viagraviagra affiliateviagra informationviagra infoviagra purchasecheapest viagraviagra softviagra levitracheap viagraget viagracialis viagraviagra research50mg viagraviagra salesviagra cheapviagra overnightfree viagraviagra alternativeprice viagraviagra forumimpotence viagraviagra costflomax viagralevitra viagraviagra cheapestviagra refillviagra prescriptionsorder viagrapfizer viagraviagra naturalviagra onlineviagra pharmacyordering viagrabrand viagrawoman viagrasubstitute viagrabuying viagra

Have we lost freedom?

Turkcellin Belarusian Telecommunications Networkün (BeST) yüzde 80 hissesini satın alma işlemini tamamladığı bildirildi.

Turkcell, 26 Ağustos 2008 itibariyle, BeST’in hisselerinin yüzde 80′ini devir almak üzere belirlenen koşulları yerine getirerek hisse devrini gerçekleştirdi ve bu satın alma ile ilgili taahhüt ettiği tutarın ilk taksiti olan 300 milyon doları ödemeyi gerçekleştirerek satın alma işlemini tamamladı.

Turkcell, 30 Temmuz 2008 tarihinde çevre ülkelerde oluşan yatırım potansiyellerini değerlendirme çabaları kapsamında BeST’in hisselerinin yüzde 80′ini devralmak üzere bir satın alım sözleşmesi imzaladığını ve satın alma işleminin, Satın Alım Sözleşmesi’nde belirlenen koşulların yerine getirilmesi üzerine tamamlanacağını duyurmuştu.

BeST’in alımı, Turkcell’e büyüme potansiyeli olan bir pazara giriş fırsatı verecek. Turkcell, Ukrayna ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nda elde ettiği deneyim ve bilgi birikimini Belarus’da, BeST’i en kısa sürede etkin bir biçimde farklılaştırmak için kullanacak.

Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (Yatırım Ajansı) ve Perfect Wind Türkiye tarafından yapılan ortak açıklamada; yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren Fransız kökenli Perfect Wind Türkiye’nin (Al-Yel Enerji Üretim A.Ş.) Kırşehir’in Geycek Köyü’nde rüzgar enerjisinden elektrik üretmek amacıyla ilk etapta 210 milyon Euro yatırımla 150 MW gücünde modern bir santral kurma kararı aldığı belirtildi.

Türkiye’de 2011 yılı sonuna kadar 550 milyon Euro değerinde 400MW’lık yatırım planlayan Perfect Wind Türkiye, 5 yıla yayılan planda; toplamda asgari 1.5 milyar Euro değerinde yenilenebilir enerji yatırımı yapmayı öngörüyor.

Perfect Wind Türkiye temsilcisi Gazi Kalkan, yaptığı açıklamada yatırımın değişik aşamalarında karşılaştıkları sorunların aşılması konusunda Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı’ndan aldıkları desteğe teşekkür etti ve Ajans ile yaptıkları işbirliğinin olumlu sonuçları konusundaki memnuniyetlerini dile getirdi. Kalkan; “Yeni yatırımımız, firmamız için özel bir önem taşımakta olup, Türkiye’nin geleceğine olan inancımızın bir göstergesi olmak anlamında son derece kilit role sahip bir yatırımdır.” şeklinde konuştu.

Perfect Wind Türkiye’nin aldığı yatırım kararı ile ilgili açıklama yapan Yatırım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, Ajans’ın önceliğinin Türkiye’ye katma değer, istihdam ve vizyon katacak yatırımları kazandırmak olduğunu hatırlatarak; “Türkiye’nin rüzgar potansiyelinin 10 bin megavat civarında. Bu projeyi; yenilenebilir enerji adına ülkemizde atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Projenin hayata geçirilmesinde Ajans’ımızın etkin rolü oldu. Yenilenebilir enerji yatırımları konusunda bu projenin ülkemizde her yönden örnek teşkil edecek” diye konuştu.

2003 yılında Fransa’da kurulan Perfect Wind şirketini, 2004 ve 2005 yıllarında sırasıyla Perfect Wind Türkiye ve Perfect Wind Polska izledi. 600 MW büyüklüğünde olan Fransa’nın 2. büyük “rüzgar tarlasını” oluşturan Perfect Wind Fransa’yı, 2006’da rüzgar enerjisinin 1 numaralı ismi Iberdrola firması satın aldı. Yine aynı yıl, Perfect Wind vizyonu ile kurulan “Akuo Energy”, Kuzey ve Güney Amerika’da yenilenebilir enerji tesisleri (güneş, rüzgar, hidroelektrik, biyoethanol, biyokütle) yatırımcısı, işleticisi ve geliştiricisi olarak faaliyet göstermeye başladı. Akuo Energy, 2007 yılında Amerikan AEM Wind ile bir ortaklık kurmuştu.

İstanbul’da, ürünleri taklit edilen lüks firmalar, görevlendirdikleri avukatları sayesinde sahtecilerle mücadele ediyor. Beyazıt’da düzenlenen operasyonda, taklit olduğu ileri sürülen yaklaşık 8 bin adet eşofman, ayakkabı, tişört ve kemer ele geçirildi.

Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, bazı firma avukatlarının ihbarı üzerine mahkeme kararıyla lüks marka emitasyonları yaptığı ileri sürülen 9 ayrı firmanın, Beyazıt’da bulunan depolarına baskın düzenledi. Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ekiplerinin desteğinde 85 polis memurunun katıldığı baskında; depolarda yapılan aramada, tanınmış bir markanın taklidi olan, yaklaşık 8 bin adet eşofman, tişört, ayakkabı ve kemer ele geçirildi. 9 Depo sahibinden 6’sının gözaltına alınarak ifadelerine başvurulmak üzere Vatan Caddesinde bulunan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Diğer 3 depo sahibinin ise arandığı öğrenildi.

Ele geçirilen taklit ürünlerle birlikte Emniyet Müdürlüğü’ne giden tanınmış markanın avukatı Ersin Dolgan, 556 sayılı Markalar Kanunu’na göre ihbarda bulunduklarını ve akabinde de yasal işlem gereği iş yerlerine gidildiğini söyledi. Kendi ürünleriyle alakalı Laleli’de 1 Ağustos 2008 tarihinde ve 3 ay önce de Beyazıt’ta 2 farklı operasyon daha yapıldığını belirten avukat Dolgan, bu depolardan birinde 10 bin çift marka taklidi ayakkabı, diğerinde de 7-8 bin civarında taklit eşofman bulunduğunu ifade etti. Taklit ürünlerin yüzde 80′inin yurt dışına bavul ticareti yoluyla gönderildiğini belirten Avukat Dolgan, geriye kalan miktarın ise iç piyasada tüketildiğini söyledi. Son operasyonda ele geçirilen taklit ürünlerin toplam fiyatının yaklaşık 100 bin YTL civarında olduğunu ifade eden avukat Dolgan, aynı ürünlerin orjinal değerlerinin ise bu fiyatın 4-5 katı kadar olduğunu anlattı. Sahte ürünlerin, gerçeğin kalitesini hiçbir şekilde yansıtmadığına dikkat çeken Dolgan, vatandaşların gerçek ürünlerin etiketlerinde bulunan yaldızlı hologramlara dikkat ederek sahte ve orjinal ürünleri ayırt edebileceklerini belirtti. (Cihan)

Praktiker Grup, 2008 yılının ilk yarı sonuçlarını Almanya’da borsaya açıkladı. Açıklanan sonuçlara göre şirket, söz konusu dönemde, kârlılığını %20,5 artırarak 59.2 milyon Avro kâr elde etti. 2008 yılının ilk altı ayında yaklaşık 2 milyar Avro ciro elde eden Praktiker Grup, Almanya dışındaki ülkelerde ise toplam 578,3 milyon Avroluk satış gerçekleştirdi. Praktiker Grup’un uluslararası pazarlardaki büyüme hedefine paralel olarak, Praktiker Türkiye ise büyüme trendini sürdürerek, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre net satışlarını Avro bazında % 7.8, YTL bazında ise % 11.4 arttırarak, 47,7 milyon Avro ciro elde etti.

Praktiker Türkiye Ülke Müdürü Frank Bednar, 10 yıl önce girdikleri Türkiye pazarında belirledikleri hedefler doğrultusunda ilerlemeye devam ettiklerini ifade ederek, önümüzdeki dönemde yeni mağazalar açarak büyümeyi sürdüreceklerini söyledi. Almanya’dan yapılan açıklamayı değerlendiren Bednar, şöyle konuştu:

“Türkiye’de faaliyet gösteren tek halka açık yapı marketi olarak, tüm finansal sonuçlarımızda şeffaflık söz konusu. Gerçekçi hedeflerimize doğru emin adımlarla yürüdüğümüzü, Almanya’da borsaya yapılan açıklama da gösteriyor. “Kendin Yap” kültürü Türkiye’de her geçen gün gelişiyor. Bu gelişimin öncüsü Praktiker oldu. Müşteri memnuniyetini ön planda tutarak, yeni mağaza konseptimiz için yaptığımız yatırımlara önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz. Söz konusu yatırımların satışlarımıza olumlu katkısı bulunacağına inanıyoruz.”

Dünyada dokuz ülkede 426 mağazayla faaliyet gösteren Praktiker Grup, 10 yıldır Türkiye’de. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Gaziantep ve Konya’da 10 mağazası bulunan Praktiker Türkiye, yapı malzemelerinden ev dekorasyonuna, bahçe ürünlerinden ofis ürünlerine kadar 40 binden fazla ürünü müşterileriyle buluşturuyor.

Coca-Cola an Ramazan a özel Rengarenk Sofralar

Ülker İçecek Grubunun yeni ürünlerinin tanıtıldığı ve 2008 değerlendirmesinin yapıldığı toplantıda konuşan Tütüncü, Ülker İçecek Grubunun bu yıl 18 markaya ulaştığını, bir yıl içinde ürünlerini çeşitlendirdiklerini söyledi.

Tütüncü, “İçecek grubumuzun çeşitliliği, Türkiye gençliğinin ve dinamizminin yansıması ve bu yansımayla Ülker, Türkiye’de ‘yenilikçi içecek kültürünün’ öncüsü olacak” dedi.

Dünyada, Türkiye’de gıda ve içecek sanayinin ciddi değişim içinde olduğunu ifade eden Tütüncü, “İçecek sektörü yeni değer olarak yükseliyor. Su bile sadece ihtiyaçtan değil, lezzet ve keyif için de tüketiliyor. Bir bardak suyu bile böyle anlamlandıran toplumun içecek sektöründen beklentisi her geçen gün artıyor” diye konuştu.

Bugün Türkiye içecek sektörünün “en fazla çeşit üreten” önemli bir oyuncusu olduklarını belirten Tütüncü, süt ve sütlü ürünlerin yanı sıra, kola, gazoz, malt içeceği, meyve suyu, doğal mineralli su, sporcu içeceği, enerji içeceği ve buzlu çayla her türlü içecek talebini karşılar durumda olduklarını anlattı.

Süt ve sütlü ürünlerde üretimde yüzde 6 artışla yıl sonunda 175 milyon tona, ciroda yüzde 15 artışla 250 milyon YTL’ye, İçecek Grubunda, üretimde yüzde 13 artışla 501 milyon litreye, ciroda yüzde 20 artışla 488 milyon YTL’ye ulaşacaklarını bildiren Tütüncü, içecek üretiminin 2008 yılında yüzde 11 artışla, 676 milyon litreye, geçen yıl 625 milyon YTL olan toplam cironun da 738 milyon YTL’ye ulaşmasının hedeflendiğini kaydetti.

Ülker Gıda ve İçecek Grubunun bir bütün olarak halka arz çalışması olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine Tütüncü, Gıda ve İçecek Grubunun birçok şirketten oluştuğunu hatırlatarak, “2008 ve 2009 yılı için şu anda kendi grubumuzda halka açılmayla ilgili yapmış olduğumuz bir planlamamız, bir öngörümüz yok. Piyasadaki gelişmelere göre pozisyon aldığımızı söyleyebilirim. 2008 ve 2009 yılı için Ülker Gıda ve İçecek Grubunda herhangi bir halka arz planlamıyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye İçecek Pazarının Büyüklüğü 3,6 Milyar YTL

Ülker İçecek Grubu Genel Müdürü Şener Astan da, Türkiye içecek pazarının 3,6 milyar YTL büyüklüğünde ve 3,8 milyar litrelik olduğunu belirterek, “Toplam ticarette yüzde 10′luk bir değere sahip olan bu pazarda önemli bir oyuncu olarak biz de 2002 yılından beri varız. Adapazarı Akyazı’daki Della Gıda fabrikamız saatte 200 bin litre dolum, yılda 640 milyon litre üretim kapasitesine sahip” dedi.

2007 Şubat’ında Bahar Su Eskipazar tesisini aldıklarını hatırlatan Astan, 2008 Şubat’ta bu tesisin ürünü Ülker Flores Doğal Mineralli Su’yu pazara sunduklarını belirtti.

Türkiye içecek pazarında gazlı içeceğin yüzde 50 payı olduğunu, 1,9 milyar litrelik büyüklüğe sahip olduğunu ifade eden Astan, bunu yüzde 25 pay ve 949 milyon 609 bin litre ile pet suyun, yüzde 13 pay ve 491 milyon 607 bin litre ile meyve suyunun, yüzde 4 pay ve 157 milyon 739 bin litre ile doğal mineralli gazlı suyun izlediğini kaydetti.

Gazlı içecek pazarında normal kolanın yüzde 64 payı ve 1 milyar 215 milyon litrelik, meyveli gazozun da yüzde 22 payı ve 408 milyon 533 bin litrelik büyüklüğü olduğunu belirten Astan, kola harici içecek pazarındaki büyümelerin son yıllarda biraz büyük olduğunu ve 2007′de yüzde 19 olarak gerçekleştiğini ifade etti.

12 kategoride 18 marka ile içecek pazarında çeşitlilikte “lider” olduklarını ifade eden Astan, satış portföylerine yeni katılan Saka Su’yu en etkin biçimde dağıttıklarını anlattı.

Ramazan Ayında Kola Satışları..

Şener Astan, Ramazan ayının kola satışlarını arttırdığını belirterek, Ramazan ayının bu yıl sıcaklara denk gelmesi nedeniyle kola satışlarında önceki Ramazan aylarına göre artış olup olmayacağı yönündeki bir soru üzerine de, “Bir artış bekliyoruz” dedi.

Astan, sadece mineralli su ile ilgili yatırımlarının 10 milyon dolar, Maltana için yaptıkları yatırımın da pazarlama yatırımları ile birlikte 3 milyon dolar olduğunu, 2009 için de şu anda üzerinde çalıştıkları yeni projeler bulunduğunu bildirdi.

Ülker İçecek Grubu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Gökalp, içecekte yeni kategori ve ürün yarattıklarını kaydederek, “Doğal mineralli gazlı su pazarı her yıl büyüyor. 2007′de 157,7 milyon litreye ulaştı. Flores’in yıllık satış hedefinin 80 milyon şişe” dedi.

2008 yılında ihracatta yüzde 35 ve iç piyasada yüzde 40 büyüyen Şölen, yıl sonunda 135-140 milyon dolarlık ihracat, toplam 280 milyon YTL ciro hedefliyor.
Şölen Çikolata Yönetim Kurulu üyesi Elif Çoban, Türkiye’de çikolata sektörünün yüzde 4 büyüdüğüne dikkati çekerek, “Şölen’in sektörden hızlı büyümesi dünya devlerinin dikkatini çekiyor. Dünya çikolata devlerinden ortaklık teklifi geldi. Zaman neyi gösterir bilemem, ama şu aşamada düşünmüyoruz” dedi.

Kaynak:www.Milliyet.com.tr

Gaziantep Sanayi Odası (GSO), Türkiye’de yerel özelliğini tescil ettirdiği ’Antep Baklavası’nın kitabını da yazdırdı ve 15 bin adet bastırdı.

GSO Başkanı Nejat Koçer, Antep Baklavası’nın uluslararası tescilini de yaptıracaklarını ancak bu sürecin biraz uzun olacağını belirterek, yakında www.antepbaklavasi.com.tr web sitesini de açacaklarını söyledi.

GAZİANTEP Sanayi Odası (GSO), baklava ile ilgili ayrıntılı bir kitap hazırladı. GSO yayınları kapsamında Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde hazırlanan kitap 15 bin adet bastırıldı. Başta Gaziantepli baklavacılara olmak üzere yurt geneline dağıtımına başlanan kitapta; Gaziantep mutfağı, baklavanın tarihçesi, tanımı, üretim metodu, ayırt edici özellikleri, kullanım biçimi, yerel tescili, üretim süreci ve coğrafi işaretin korunmasına ilişkin bilgileryer alıyor. GSO Başkanı Nejat Koçer, kitabın uzun uğraşlar sonucu ve sektördeki ustalara danışılarak özenle hazırlandığını söyledi.

En tatlı miras

Başkan Koçer, gelecek nesiller için ’tatlı bir miras’ bırakmak istediklerini belirterek, kaynak kitap sayesinde daha bilgiye dayalı ve daha doğru şekilde baklava yapılacağını söyledi. Koçer, “Bu belki de bizim en tatlı mirasımız. Hazırlanan kaynakla baklava ile ilgili gerekli standartların bilinerek üretim aşamasında artık daha bilinçli olunacağına inanıyoruz. Bu kitabımızın, baklavanın ve Gaziantep’in tanıtımına da çok önemli katkıları olacağına yürekten inanıyorum. Tabii ki Türkiye’nin de tanıtımı için önemli bir eser oldu” dedi.

Web sitesi geliyor

GSO Başkanı Nejat Koçer baklavanın uluslararası tescili için de çalışmalarının devam ettiğini ve uzun ve zorlu bir büreç olsa da bunu da tamamlayacaklarını söyledi. Koçer, bu çalışmalara küresel boyutta destek salamak için de www.antepbaklavasi.com.tr alan adıyla resmi bir internet sitesinin yapımına başladıklarını anlattı. Koçer, “Çok yakın zamanda internet sitemiz yayına başlayacak” dedi. GSO tarafından yürütülen “Gaziantep’in en önemli markası” anketinde de baklava önde gidiyor. GSO’nun www.markasehir.com web sitesi aracılığıyla gerçekleştirilen ankette ziyaretçilere, “Gaziantep’in en önemli markası sizce nedir” sorusu yöneltiliyor ve ziyaretçilerden ’sanayisi’, ’antepfıstığı’, ’baklavası’, ’Zeugması’ ve ’girişimcileri’ seçeneklerinden birinin tercih edilmesi isteniyor.

Antep Baklavası

GSO, 28 Mart 2005’te ’Antep baklavası’ ibaresinin coğrafi işaret olarak tescili için başvuruda bulunmuştu ve Türk Patent Enstitüsü’nün incelemeleri sonucu 27 Nisan 2007’de tescil resmi gazetede yayınlanmıştı. 6 aylık sürede de itiraz gelmediği için tescil kesinleşmişti.

Hamuru, fıstığı şerbeti standart

ANTEP Baklavası’nın geleneksel Türk mutfağına ait bir tatlı olduğu, Gaziantep’te babadan oğula, ustadan çırağa öğretilerek üretim şekli ve lezzeti ile ev yapımı baklavalardan farklılaştığı kabul ediliyor. Hamurunun inceliğinden içine ne kadar fıstık konulacağına, şerbetinin kıvamından, fırında ne kadar süreyle pişirileceğine kadar üretiminin her aşaması standart olarak belirlenmiş durumda. Gaziantep’te 350 yıllık geçmişi olan baklavanın yurt genelindeki en ünlü ustaları da Gaziantepli. Gaziantep’ten Kıbrıs Rum kesimine, Yunanistan’a, AB ülkelerine, Rusya’ya ve Suriye’ye baklava ihraç ediliyor. Resmi Gazete’deki tescil bilgisinde Antep Baklavası için şu tanım yer almıştı: “Antep Baklavası geleneksel Türk mutfağına ait bir tatlıdır. Gaziantep’te babadan oğula, ustadan çırağa öğretilerek, üretim şekli ve lezzeti ile ev yapımı baklavalardan farklılaşmıştır. Ürün çok ince hamur katmanları arasına fıstık ve kaymak konularak pişirilip, üzerine şerbet ilave edilmek suretiyle elde edilen tatlıdır. Ürün yaş ve kuru olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.”

Kaynak:www.haberler.com

Faydalı Model Nedir?

Kimyasal maddeler ve üretim usulleri hariç, patentlenebilirlik kriterlerinden yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik kriterini sağlayan bütün ürünler için verilebilecek olan 10 yıl süre ile buluş konusu ürünü üretme ve pazarlama hakkını sağlayan bir belgedir.

Yurtiçinde özellikle KOBİ’lerimiz ve geliştirmiş oldukları yeni ürünler için daha az maliyetle koruma elde etmek isteyen buluş sahipleri için tavsiye edilebilecek bir sistemdir.

Faydalı model belgesi verilebilmesi için gerekli nitelikler

a) Yenilik: Faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise, yeni değildir. Faydalı model belgesi başvurusu tarihinden önce, Türkiye’de yapılmış olan patent veya faydalı model belgesi başvuruları, faydalı model belgesi başvurusu tarihinden sonra yayınlanmış olsalar dahi, başvuru konusu buluşun yeniliğini ortadan kaldırır.

b) Sanayiye Uygulanabilir Olma: Buluş, tarım dahil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir nitelikte ise, sanayiye uygulanabilir olduğu kabul edilir.

Amasya’da tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve ”Sultan Suyu” olarak bilinen kaynak suyunun şişelenebilmesi amacıyla kurulacak tesisin temeli törenle atıldı.
Yenice Beldesi Direkli Köyü Kervansaray yöresinde tarihi İpek Yolu olarak bilinen yerde bulunan ”Sultan Suyu”nun şişelenerek piyasa sürülmesi için başlatılan çalışmalar sürüyor.

Bu amaçla çevre sakinlerinin katkıları ile kurulaş Direkli A.Ş tarafından kurulacak şişeleme tesisinin temeli törenle atıldı.

Törene katılan Vali Mehmet Lekesiz, Amasya’nın sahip olduğu yer altı kaynaklarının iyi değerlendirilmesi halinde kente önemli ekonomik girdi sağlanacağına söyledi.

Bu kapsamda sultan suyu olarak bilinen kaynağın değerlendirilmesinin de önemli olduğunu ifade eden Lekesiz, bu amaçla kurulan şirketin de iyi bir örnek teşkil edeceğini bildirdi.

Amasya Belediye Başkanı İsmet Özarslan da Amasya’nın ilk doğal kaynak suyu tesisinin ilin tanıtılmasında da katkı sağlayacağını düşündüğünü söyledi.

Direkli A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve köy sakinlerinden Cuma Boğa ise amaçlarının kurdukları şirket ile yöre halkına istihdam sağlamak ve yıllardır boşa akan ve ancak tarım arazilerinin sulanmasında kullanılan kaynak suyunu daha ekonomik değerlendirmek olduğunu kaydetti.

Günlük 200 ton su şişelenebilmesine imkan sağlayan tesisin 1.5 dönümlük kapalı alana sahip olacağını bildiren Boğa, 5 milyon YTL’ye mal olacak tesisin 2009 yılı ortalarında hizmete girmesinin planlandığını vurguladı.

Boğa, 2009 yılı sonunda damacana üretimine başlayacaklarını, 2010 yılında ise tam kapasite çalışacak tesiste 50 kişi istihdam edebileceğini de kaydetti.

Törene Jandarma Komutanı Kıdemli Albay İhsan Sarı, Emniyet Müdürü Mustafa Demirok, ilçe ve belde belediye başkanları ile çeşitli sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

« Previous Entries

Parse error: syntax error, unexpected '}' in /home/markvcom/public_html/wp-content/themes/textback/footer.php on line 7